14 Şubat 2020 02:55

IPI üyesi Joan Chirwa: Gerçekte değil, kağıt üstünde özgürlük

IPI Üyesi Zambiyalı Gazeteci Free Press Initiative Zambia’nın Kurucusu ve Hukuk Öğrencisi Joan Chirwa Zambiya’daki basın özgürlüğünü ve gazetecilerin yaşadıklarını yazdı.

Paylaş

Joan CHİRWA
IPI Üyesi, Zambiyalı Gazeteci
Free Press Initiative Zambia’nın Kurucusu ve Hukuk Öğrencisi

Polis sorgulamaları, basın kurumlarının kapatılması, tehditler, haber medyasının altına girdiği ağır siyasi kontrol ve gazetecileri meslek dışı alanlara yönelmek zorunda bırakan diğer tüm baskıcı uygulamalar bugün birçok Afrika ülkesinde ortak bir özellik haline geldi.

Ne zaman ve nasıl bu hale geldik? Bu soru, uzun yıllardır mesleği icra eden bizlerin birçoğunun kendine sorduğu bir soru. Yıllar geçtikçe ise cevabı daha da karmaşık hale geliyor. Zambiya, Afrika’daki diğer ülkeler gibi, gazetecilerin korkusuzca çalışabilmelerini engellemek için basın özgürlüğü yasalarla kuşatılmış durumda. Bunlar arasında hakaret ve devlet güvenliği gibi konular, mahkemeye saygısızlık ve itaatsizlik gibi ceza kanunları, gazetecilerin yargılanma veya tutuklanma korkusu içinde mesleklerini yapmalarını engellemek için kullanılıyor.

Zambiya, 24 Ekim 1964’te bağımsızlığını kazandığından bu yana, basın özgürlüğünü etkileyen çeşitli yasa tasarılarını kanunlaştırdı. 1964’te yasalaşan “hakaret ve iftira suçları” düzenlemesi, ifade özgürlüğünü kısıtlayan başlıca değişikliklerden. Bunun yanı sıra, bir diğer ceza kanunu, ülke başkanına ve hükümet yetkililerine hakaret suç kapsamına girdi.

1969’da geçirilen “devlet güvenliği” üzerine yasa tasarısı, basın ve ifade özgürlüğünü kısıtlayarak hükümeti ve yetkililerini eleştiriyi büyük ölçüde sınırlandırmıştır. Bu makalenin yazarı da dahil pek çok gazeteciye karşı kullanılan “başkana hakaret suçunun” düzenlenmesi için sayısız reform çağrısı yapıldı. Ancak ne zaman bu gibi yasalar üzerine endişeler ve medya özgürlüğü üzerine olumsuz etkileri seslendirilse, yetkililer işini yaptığı işin tutuklu bulunan bir gazetecinin olmadığı iddiasıyla bizi geçiştirdiler. Gelgelelim çok da iyi biliyoruz ki, bir ülkede basının özgürlüğü yalnızca hapisteki gazeteci sayısı ile ölçülemez, ölçülmemeli.

Yine de Zambiya’da hapisle yüzleşen gazeteciler var. Buna örnek: Derrick Sinjela, Yüksek Mahkemenin heyetini eleştirdiği için mahkemeye saygısızlıktan suçlu bulunan ve kasım 2019’da serbest kalan gazeteci. O dönemde Zambiya’da tutuklu tek gazeteci olan Sinjela, bizzat eleştirdiği mahkeme heyeti tarafından cezalandırılarak 18 ay hapse çarptırılmıştı.

Ancak o dönem Zambiya’da tek tutuklu gazetecinin bulunması, ülkede tam bir basın özgürlüğü hakim gibi yorumlanmamalı. Zambiya’nın yayın denetleme kurumu olan Bağımsız Yayın Müdürlüğünü (IBA) örnek alalım. Radyo ve televizyon yayınlarını ve muhabirlerini sürekli gözetim altında tutan IBA, yayın kanunlarının en ufak ihlalinde medya kuruluşlarını kapatmakta hiç tereddüt etmiyor!

Ülkede hakaret ve iftira suçlarının basına karşı kullanımı hâlâ devam etse de, medya kurumlarının iflasına kadar dayanan sivil dava ve yargılamaların bedelleri de gün geçtikçe artıyor. O nedenle, gazetecilerin devlet yetkililerini eleştirme hakkı tehdit altına girdiğinde basın özgürlüğü de zayıflıyor.

İlginç olan ise, basın ve ifade özgürlüklerinin Zambiya anayasasıyla garanti altına alınmış olmasına rağmen, yukarıda bahsi geçen kanunların varlığının bu hak ve özgürlüklerden faydalanmayı engellemesi. Bunun yanı sıra, pek çok basın kuruluşunun ağır siyasi kontrol altında oluşu çoğu gazeteciyi otosansüre itti. Bu durum, bir zamanlar “bağımsız medya” denebilecek özel medya gruplarının içinde de bir hayli yaygın, çünkü bu sefer de ülkedeki muhalif siyasi partiler buralardaki gazete, radyo ve televizyon kanallarının ekonomik özgürlüğünü kontrol altına almış durumda. Sonuç mu? Otosansür tüm medyayı ele geçirir ve bağımsız basın varlığını tamamıyla yitirir!

Basın özgürlüğü üzerine her yıl ülkelerin karnesini açıklayan sivil toplum örgütü Freedom House, 2016’da Zambiya medyasını “Özgür Değil” olarak belirledi. Freedom House’a göre; bağımsız medyanın tanımı, bir kurumun ve çalışanlarının harici kontrolden tamamen uzak ve dış etkilere kapalı olması ile yapılabilir. Kurumun ve bireyin kendi kararını verebilme kapasitesi ile ölçülebilen medya bağımsızlığı, aynı zamanda devlet basını ile özgür basını birbirinden ayıran en önemli özellik. Zambiya’nın “Özgür Değil” damgası, burada karşılaştığımız büyük zorlukların önemli bir göstergesi.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kobe Bryant ve kızının cenaze töreni gizlice yapılmış

SONRAKİ HABER

İsrail polisi bıçaklı saldırıda bulunduğu iddia edilen Filistinliyi öldürdü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...