14 Şubat 2020 04:20

Metal işçileri AKP'ye tepkili: İstifa için birbirimizi ikna etmeye başladık

Uğur Derin Dondurucu işçileri: Dün acaba diyerek sorguluyorduk bugün herkes üye olduğu partiden istifa için birbirini ikna ediyor, çünkü söyleyecekleri tek harfe inancımız kalmadı.

Fotoğraf:

Yoldaş TAŞ
Aydın

Ekonomik krizin etkileri AKP ve MHP’ye oy veren işçilerin, iktidarın politikalarını daha fazla sorgulamasına neden oluyor. Elektrik, su, doğal gaz başta olmak üzere temel tüketim maddelerine yapılan zamların karşısında işçi ve emekçiler aldıkları ücretlerle geçimlerini sağlamakta zorlanıyor. Aydın’ın Nazilli ilçesinde bulunan Uğur Derin Dondurucu ve UMA metal fabrikalarında çalışan işçiler, “Dün acaba diyerek sorguluyorduk bugün herkes üye olduğu partiden istifa için birbirini ikna ediyor, çünkü söyleyecekleri tek harfe inancımız kalmadı” diyor.

9 yıldır Uğur Derin Dondurucu fabrikasında çalışan bir işçi, AKP’den istifa etmesinin sebebinin fabrikada yaşanan gelişmeler olduğunu söylüyor. İşçi, “Uğur’da 2 bin işçi çalışıyor. Çalışma koşullarımız çok ağır, aldığımız ücret ise asgari ücret. Bu fabrikada işçilerin tamamına yakını AKP ve MHP’li. 66 yıllık fabrikanın sahiplerinden bazıları FETÖ davalarından tutuklanırken bazıları tahliye edildi ve bu dava sürecinde devlet buraya kayyum atadı” diyor.

"BEN OY VERİYORUM O PATRONA HİZMET EDİYOR"

Kayyum atanınca Türk Metal’in örgütlenme çalışması başlattığını dile getiren işçi süreci şöyle anlattı: “Önce kayyum olarak Berat Albayrak’a yakınlığı ile bilinen Alpaslan Baki Ertekin atandı. Ertekin, bizi yemekhanede toplayarak, ‘Hepiniz burada köle gibi çalışıyorsunuz, yemekhane yetersiz, tuvaletler pislik içinde, ücretler düşük ve hiçbir sosyal hakkınız yok. Sendikalaşmak sizin anayasal bir hakkınız, biz kayyum olarak bütün bu sorunları çözeceğiz, bize şubat ayına kadar süre verin, eğer çözmezsek o zaman sendika sizin için ana sütü gibi helaldir’ dedi. Ama Ertekin daha sonra Boydak’a kayyum olarak atandı. Şubat ayında herhangi bir değişiklik olmadığını görünce sendikal faaliyet hızlandı. Fakat, Ertekin’in yerine atanan Yusuf Öksüzömer, sendikalaşmaya asla müsaade etmeyeceğini söyleyerek 100’e yakın işçiyi işten attı. Bu AKP ve MHP’li işçilerde bir kırgınlık yarattı. Yerel seçim öncesi AKP Aydın Büyükşehir Belediye başkanı adayı işçilere durumu düzelteceklerine dair söz verdi ama bir daha gören olmadı. Zabıtalar, sendikacıların ve işçilerin basın açıklamasına müdahale etti. İşçiler biz size oy veriyoruz siz patronları koruyorsunuz diyerek tepki gösterdi. Bu süreçte partilerinden istifa eden az sayıda da olsa arkadaşlar oldu ve ben de bunlardan biriyim.”

"İNSANLAR AŞ BULAMADIĞI İÇİN İNTİHAR EDİYOR"

“Sadece İstanbul’u ve Ankara’yı değil, Nazilli’yi kaybedip Aydın’da fark yediler” diyerek araya giren bir başka işçi de şunları söyledi: “Uğur’da 2 bin, Mondial’da (UMA) 1000 işçi çalışıyor. Siz kendi tabanınıza kulak tıkarsanız taban da size gereken cevabı verir. Yüz kere söz verdiler ne gelen oldu ne de giden. Sandıkta hesaplaşırız dedik en son. Nazilli’de MHP’li belediye yönetimi hezimete uğradı ve İYİ Parti kazandı. Benim gibi birçok arkadaşın millet ittifakına oy verdiğini biliyorum. Biz sana oy vereceğiz, belediye başkanı yapacağız, sen zabıtalarla işçilere müdahale edeceksin ve patronu koruyacaksın.”

Ekonomik krizle birlikte hayat pahalılığının yaşamlarını zorlaştırdığını belirten işçi, “Dün acaba reis bunun üstesinden gelir mi diye düşünüp sorguluyorduk, ama kimse hiçbir ders çıkarmamış durumdan. Elektriğe, suya, ekmeğe her şeye zam yaptılar. Benzin alamadığım için motosikleti satıp bisiklet aldım. İnsanlar aş bulamadığı için intihar ediyor. Her şeye yüzde 30 yüzde 40 zam yapıyorsun, asgari ücrete yüzde 15. O zaman kusura bakma kardeşim benim seni savunmam imkansız oluyor. Dün herkes düşünüyordu ne olacak bu partinin durumu diye, bugün herkes istifa etmesi için birilerini ikna ediyor” diyor.

"HANIMDAN DA AZAR YEMEYE BAŞLADIK"

Emeklilikte yaşa takılanlardan biri ve AKP üyesi olan başka bir işçi de “EYT ülke ekonomisini çökerme planıdır demişti reis, ertesi gün fabrikaya gittiğimde ortalık kaynıyordu. MHP’liler bizi sıkıştırıyor, yazıklar olsun diye. Ak Partili hiçbir işçinin ağzını bıçak açmıyordu o gün. Herkes dedi ki bu kafaya takmış bizi, emekli yapmayacak, ne yapalım? Dedik gidelim il başkanlığına topluca istifa edelim. Ama işe alımlarda partinin referansları olduğu için işten atılma durumu olduğu için vazgeçtik” diyor.

“Eskiden fabrikada en öne çıkar Erdoğan’ı da partiyi de savunurduk, sonra kriz patlak verince evde hanımdan da azar yemeye başladık” diyen işçi şunları söyledi: “Öğle molasında ülke gündemini konuşurduk eskiden, A Haber’i açıp motive oluyorduk. Şimdi kimsenin ağzını bıçak açmıyor. Ben bu parti için kapı kapı dolaştım, insanları ikna ettim, haram zıkkım olsun bütün hakkım. Resmi olarak istifa etmedim iş yüzünden ama gönlümüzde istifamızı çoktan verdik.”

"KOPUŞ VAR FAKAT ALTERNATİF YOK"

İşçilere “Peki bu sorunların çözümü nedir?” sorusunu yönelttiğimizde verdikleri yanıtlar “alternatif” üzerinden oluyor. AKP’den istifa eden işçilerin çoğu alternatif bir parti görmediğini söylüyor. Davutoğlu’na baştan koyulan bir şerh varken Babacan’ı takip ettiklerini belirten işçilerin ortak bir kanısı var: “Hangi siyasi parti gelirse gelsin bu meselelere kesin bir çözüm getiremez.

Bir işçi isminin yazılmamasını isterken, “AKP özgürlüklerden yana olacağız demişti. Ama biz düşüncemizi açıklarken bile başımıza bir şey gelir mi diye tedirgin oluyoruz. Tek isteğimiz oluşan bu tablonun bir an evvel değişmesi” diyor.

BİR İŞÇİDEN "İSTİFA" PAYLAŞIMI

Arkadaşları tarafından çok sevildiğini belirten bir işçinin sosyal medya paylaşımını gösteriyorlar işçiler. Paylaşımda işçi AKP’den neden istifa ettiğini madde madde yazarak açıklamış ve altta iş arkadaşları, “Geç bile kaldın, hoş geldin” mesajlarıyla destek vermiş.

Uğur Derin Dondurucu fabrikasında çalışan işçi sosyal medya paylaşımında AKP’den istifa etme nedenini şöyle açıklıyor: “2005 yılından bu yana gönül verdiğim ve 2008’den bu yana üyesi olduğum fakat son zamanlarda şahsen yanlış bulduğum politikalardan dolayı, ekonomik gidişat, EYT, liyakat ile değil partizanca kadrolaşma, Suriye ve mülteci krizi, Libya için Meclisten tezkere çıkarılması... Ülkemde yüzlerce ülke menfaatine proje finansman beklerken Kanal İstanbul’da ısrarcı olunması ve bardağı taşıran son damla; Çalışma Bakanı tarafından ‘İşçilerimizi koruyup kollayacak, mutlu ve üretken birey, daha müreffeh bir Türkiye hedefleri doğrultusunda’ cümleleriyle söze başlayıp dalga geçercesine açıklanan ve 10 milyon asgari ücretliyi mutlu etmediğini düşündüğümüm rakam olan net: 2 bin 324 lira 70 kuruş olan ve günümüz Türkiye’sinin ekonomik şartları ile çok az bulduğum asgari ücretten dolayı üyesi olduğum Adalet ve Kalkınma Partisinden an itibari ile istifa etmiş bulunuyorum.”

Reklam