12 Şubat 2020 03:24

Mirella Freni, operanın parlak yıldızlarındandı

Soprano Mirella Freni, geçen pazar günü 84 yaşında hayatını kaybetti. Özellikle Puccini ve Verdi operalarındaki yorumlarıyla hafızalara kazınan sanatçı, opera tarihinin unutulmaz seslerinden biriydi.

Fotoğraf: Pixabay, Kolaj: Evrensel

Paylaş

Özlem ERTAN

Mirella Freni ismi size ne ifade ediyor bilemiyorum, ama dünyanın her tarafındaki sayısız opera dinleyicisi için unutulmaz bir sesin sahibidir o. Geçen yüzyılın en büyük, etkileyici, hafızalarda ve kulaklarda hoş sedalar bırakmış sopranolarından biridir. O yüzden sanatçının geçen pazar günü, uzun bir hastalık sürecinin sonunda ve 84 yaşında hayata veda ettiğini duymak sanatseverleri çok üzdü.

İtalyan Soprano Mirella Freni tertemiz, pırıl pırıl sesiyle pek çok opera karakterine hayat vermişti. Onu İtalyan operalarındaki, özellikle de Giacomo Puccini’yle Giuseppe Verdi’nin eserlerindeki lirik soprano rolleriyle anımsıyor müzikseverler. Mesela Puccini’nin ‘La Bohéme’ operasındaki Mimi rolüyle… 18. Yüzyılda Paris’te geçen ‘La Bohéme’, Şair Rodolfo’yla terzi kız Mimi’nin kırık aşk öyküsünü anlatır ve o kadar güzel, duygu dolu aryalar barındırır ki içinde, opera tarihinin en güzel sayfaları arasındadır. Fakir, duygulu ve güzel Mimi’yle özdeşleşmiş sopranolardan biriydi Mirella Freni. Mimi, çok yakışıyordu onun sesine, yüreğine.

Tabii Giuseppe Verdi’nin ‘Othello’ operasındaki Desdemona’yı da unutmamalı. William Shakespeare’in aynı adlı oyunundan uyarlanan ‘Othello’da eşine aşık, güzel ve masum Desdemona’yı en iyi oynayan, seslendiren sopranolar arasında ilk sıralardadır Mirella Freni. Sadece bunlar mı? Tabii ki hayır. Mirella Freni daha onlarca opera karakterini dünyanın en büyük sahnelerinde oynadı.

PAVAROTTI’YLE BEBEKLİKTEN ARKADAŞ

1935 senesinde İtalya’nın Modena kentinde doğan Mirella Freni’nin uzun bir opera kariyeri oldu. Yıllar evvel aramızdan ayrılan efsane Tenor Luciano Pavarotti’yle tanışıkları ise bebeklik çağlarına kadar uzanıyor. Zira Pavarotti’yle Freni’nin anneleri aynı tütün fabrikasında çalışıyordu. Bebekliklerinde ikisiyle de aynı hemşire ilgilenmişti ve muhtemelen içtikleri süt ayrı gitmemişti.

Henüz 10 yaşındayken Verdi’nin ‘La Traviata’ operasından son derece zor bir arya olan ‘Sempre Libera’yı söyleyebiliyordu. 12’sinde bir radyo kanalı tarafından düzenlenen ses yarışmasına katılıp Puccini’nin ‘Madam Butterfly’ operasından ‘Un bel di vedremo’yu seslendirdi.  

UZUN VE BAŞARILI OPERA KARİYERİ

Ardından gerçek anlamda opera kariyerine başlamak için yaşının biraz büyümesini ve sesinin olgunlaşmasını bekleyen sanatçı, 17’sine geldiğinde şan derslerine başlamıştı. İlk kez 20 yaşındayken, Georges Bizet’nin ‘Carmen’ operasında ve Micaela rolüyle sahneye çıktı. ‘La Bohéme’deki Mimi rolüyle ise aralarında Metropolitan, La Scala, Chicago ve San Fransisco’nun yer aldığı dünyanın önemli opera sahnelerinde boy gösterdi.

Unutulmaz Orkestra Şefi Herbert von Karajan sopranonun en büyük destekçilerinden biriydi. Mirella Freni, onun cesaretlendirmesiyle Verdi’nin ‘Othello’ operasından Desdemona’nın da dahil bulunduğu zor rolleri seslendirdi. Karajan, sopranonun 1970’teki Desdemona icrasından sonra, “Tam kırk yıl boyunca böyle bir Desdemona bekledim,” diyecekti. Akabinde yine Karajan’ın şefliğinde Puccini’nin ‘Madam Butterfly’ ve ‘Turandot’ operalarında başrol oynadı.

RUS REPERTUVARINI DA SESLENDİRDİ

İkinci evliliğini yaptığı Bulgar Bas Nicolai Ghiaurov’un desteğiyle Rus opera repertuvarını da çalışan Mirella Freni, 1980’li yıllarda Pyotr İlyiç Çaykovski’nin ‘Yevgeni Onegin’ operasından Tatiana rolünü icra etmeye hazırdı. Freni, Nikolai Ghiaurov’un vefatından sonra sahne hayatını yine bir Rus eseriyle, Çaykovski’nin ‘Orleanskaja deva’ operasıyla 2005 senesinde sonlandırdı. Soprano, Washington Ulusal Operasında çıktığı bu son opera temsilinde tamı tamına 70 yaşındaydı ve Jan Dark’ı oynamıştı. Dünyaca ünlü Türk Soprano Leyla Gencer’in de yakın arkadaşı olan ve onunla da aynı sahneyi paylaşan Freni, 2005’ten sonra kendini yeni opera sanatçıları yetiştirmeye adadı.

1993 senesinde Fransız Légion d’honneur nişanıyla onurlandırılan sanatçı, önemli opera ödüllerinin de sahibiydi.

Tütün fabrikasında çalışan bir anneyle berber bir babanın kızı olarak doğan Mirella Freni’nin üstün başarısı ve yaşam öyküsü, operanın zenginlere, aristokratlara özgü bir sanat olduğunu zannedenlere de yanıt gibidir.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Öpüşen çifte müdahale etmeye çalışan şahıs ağzının payını aldı: Sana ne!

SONRAKİ HABER

Kadir Şeker'in kurtardığı Ayşe D. ifade değiştirdi: Şaibeli bir durum var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa