10 Şubat 2020 03:34

Çineli maden işçileri, kendilerine teşekkür eden patrona tepkili: Teşekkürün sefaleti

Çineli maden patronları 10 milyon dolarlık ihracat rekorunun ardından işçilere teşekkür etti. İşçiler ise o rekorlar kırılırken yaşadıkları ağır dramı anlattı.

Fotoğraf: İlyas Tekin

Doğukan DOĞAN
Aydın

Aydın’ın Çine ilçesinde bulunan maden işletmelerinde çalışan ve son dönemde meslek hastalığı ve işten atmalarla gündeme gelen maden işçileri maden patronlarına tepkili. Ekonomik krizin yaşamlarını sürdüremez hale getirdiğini ve bu zor şartlarda yaşamaya çalıştıklarını belirten işçiler, patronların kendilerini ölümle sefalet arasında bir seçim yapmaya zorladığını belirtti. 
Bir maden patronunun ihracat ödülü aldığı törende işçilere teşekkür etmesine, “Patronların kasalarına milyon dolarlar işçilerin payına teşekkür düşüyor” ifadeleriyle tepki gösteren işçiler, “İnsanca bir yaşam ve insanca çalışma koşulları için bütün maden işçilerini talepleri etrafında birleşmeye çağırıyoruz” dedi. İşçiler Türk-İş’e bağlı Genel Maden İşçileri Sendikasında (GMİS) örgütlenmeyi sürdürüyor.
Geçtiğimiz aylarda, Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) tarafından Bursa’da düzenlenen “İhracatın Yıldızları” ödül töreninde 10 milyon dolar üzerinde ihracat yaptığı için ödül alan Çineli maden patronları ödül töreninde milyon dolarlık servet üreten maden işçilerine ve Çine halkına teşekkür etmişti. Gazetemize konuşan işçiler, patronların bu açıklamasına tepki göstererek, “Bizlerin emeği üzerinden servet biriktiren patronlar bizleri ölümle sefalet arasında bir seçim yapmaya zorluyor” dedi. 

"HAKKIMIZI VER!"

8 yıldır madende çalıştığını belirten Mutlu isimli işçi, iş yerine sürekli bisiklet ile gidip geldiğini belirterek; “Kış vakti soğukta, yaz vakti asfaltın sıcağında pedal basıyordum, işe gelene kadar ateşim çıkıyordu. 5 yıl önce kredi ile ev almaya niyetlendim borçlandım ve hala ödüyorum. Aldığım maaş ne krediye ne de geçimimi sağlamaya yetiyor. Sonra öğrendik ki, biz bu haldeyken bizim patronlar Muğla’da eğlence için bir organizasyon yapıyor. Kendi kendime ‘Şuraya bak ya!’ dedim. Ben alt tarafı bir ev almak için hayaller kurdum, senelerimi harcadım ve hala harcıyorum, bizim patronlar hayal bile edemeyeceğimiz yerlerde parti verip eğleniyorlar” dedi.
Patronların kendilerine sürekli zarar ettiklerini söyleyip kendilerinden fedakarlık istediklerini belirten işçi  şöyle konuştu: “10 milyon dolar ihracat yapıyor ve ödül töreninde bize teşekkür ediyor. Fabrikaya gelince de zarar ettiklerini belirtip fedakarlık istiyor. Sizin kasalarınıza milyon dolarlar bizim payımıza teşekkür düşüyor bu adalet mi? Biz o 10 milyon dolar için tozun içinde 3 kuruşa çalışalım sen bize teşekkür et. Düşük ücretlere, meslek hastalıklarına ve güvencesiz çalışmaya karşı sendika hakkımızı kullanmak istedik diye işçileri kapı önüne koyuyorsun, kameraların karşısında teşekkür ediyorsun. Kredi borcum hala duruyor, ödeyebilmek için ek iş yapıyorum. Her ay sonu faturalar geliyor. Borçlu olduğun vakit bir ay, bir hafta gibi çabuk geçiyor. Bize teşekkür etmeyin haklarımızı verin.”

"EK İŞ YAPIYORUZ"

18 yıldır madende çalıştığını belirten Kenan isimli işçi, ekonomik kriz sebebiyle neredeyse her işçinin ek iş yapmak zorunda kaldığını belirterek, “Patronlar ek iş yapmamızı, işyerinde verimliliği düşürdüğü gerekçesiyle engellenmeye çalışıyor. Maden şirketlerinin verdiği ücret bir ailenin giderleri için yeterli değil ve dolayısıyla işçiler ek iş yapmak dışında başka bir seçeneği yok” dedi. Turan, “Tek başıma bir günde ortalama 25 kamyon ürün sarıyorum ama geçinemiyorum. Bunun karşılığında teşekkürü ne yapayım? Yeterli kaynak olmadığı iddia edilerek her sene bayramlarda ve yılbaşında verilen ikramiyeler bu sene verilmedi ama beyefendiler milyon dolarlar ile oynuyor” dedi.

"KRİZ AİLEMİ DAĞITTI"

Sürekli ek işlerde çalıştığı için eşi ve çocuklarıyla ilgilenemediğini belirten bir başka işçi, bu sebepten dolayı eşiyle boşanma kararı aldıklarını anlattı: “Maaş alamadığım dönemler oldu, bu yüzden ek iş olarak boyacılık yaptım. Elime üç beş kuruş bir şeyler geçti fakat o para ile pazar masrafımızı bile göremiyordum. Yüksek miktarda kredi borcum vardı. Yaklaşık 40 bin lira daha borca girdim. Ev ekonomisini düzeltemeyince en sonunda 120 liralık bir telefon faturası yüzünden tartıştık ve evliliğimiz noktalandı. Olan üç çocuğa oldu. Şimdi ise ne bakkala ne manava veresiye yazdırabiliyorum. Bankaya 17 bin lira parayı faiziyle 23 bin lira olarak geri ödedim. 800 lira kredi kartını 2 bin 500 lira olarak geri ödedim. Geriye kalan borçları ise ödeyemedim ve en sonunda eve icra geldi. Şimdi ettiğiniz bu teşekkürün benim için ne anlamı olabilir? İnsanca yaşamak istiyoruz, teşekkür değil.”

EK İŞ İÇİN SİNEMAYA GÖTÜRDÜ

“‘Ekonomik kriz yok’ diyorlar. Aslında doğru diyorlar kriz onlara yok biz işçilere var” diyen bir başka maden işçisi, kızına karne hediyesi alamamış. Ancak bunun yerine sinemaya götürmüş. Ama neden? Anlattıkları çarpıcı: “Kızım, ‘Karne hediyesi olarak ne alacaksın baba?’ dedi. Daha ucuz olduğu için ‘Hediye yok ama sinemaya gidebiliriz’ dedim sevindi tabi çocuk. Halbuki Aydın merkeze gitmemin esas sebebi kızımı sinemaya götürmek değil, ek iş için gittim. Çocuğu sinemaya bırakıp ek iş yapmaya gittim sonra geri dönüp çocuğu aldım” dedi.

"SİLİKOZİS OLDUM, İŞTEN ATILDIM, TEŞEKKÜR ALDIM"

Maden patronlarının, yaptıkları milyon dolarlık ihracatlar karşılığında işçilere sadece teşekkür etmesine tepki gösteren Sayım Ünal 16 yıl boyunca madende çalıştığını ve silikozis olduğu için işten atıldığını belirterek, “Günün on altı saati kalitesiz maskelerle sağlıksız koşullarda çalıştım. Bu sürede 2 yıl sigortasız çalışmak zorunda bırakıldım. Onlar önce sağlıksız ve güvencesiz ortamlarda işçi çalıştırmasın, benim gibi meslek hastalarını tedavi bile ettirmeyip işten çıkarmasınlar. Neye teşekkür ediyorlar? Sanki gönül rızası ile çalışan mı var? Herkes mecburiyetten çalışıyor madende çünkü geçimimizi sağlayacağımız başka bir iş kolu yok. Ben madende çalıştığım için silikozis hastalığına yakalandım. Bana hasta olduğumu bile söylemediler. Başka madene başvurunca silikozis olduğumu öğrendim. Bu vicdansızlığı yapacak, bizim sağlımız üzerinden milyon dolarlar kazanacaksın sonrada teşekkür edeceksin” dedi. 
Çine’de genç yaşta silikozis hastası olan bir çok maden işçisinin var olduğunu belirten Ünal; “Maalesef burada istihdam yaratan en önemli sektör maden sektörü, diğer şirketler de silikozis hastası oldukları için bu gençleri işe almıyor. Ne yiyecek, ne içecek bu insanlar? Eline üç beş kuruş tazminat verip kapı dışarı ediyorlar. İnsanları sefilliğe mahkum ediyorlar. Birçok genç arkadaşım evde tüpe bağlı yaşamak zorunda bırakıldı ve birçoğu da hayatını kaybetti” dedi. 

"SENDİKA BAZI ŞEYLERİ DEĞİŞTİRDİ"

Çineli maden işçileri sendikalaşma çalışmalarını sürdürüyor. Türk-İş’e bağlı Genel Maden İşcileri Sendikasına üye olan işçiler ‘birşeylerin’ değişmesi için mücadele etmeye başladı. İşçilerin bu birliğinden korkan patronların bazı tavizler vermek zorunda kaldıklarını belirten Kenan isimli işçi, “Bir yandan sendikaya üye olduğu için işçileri işten atan patronlar diğer taraftan maaşlara zam yaparak, yemekhane ve servislerde düzeltmelere giderek işçilere ‘Bakın durumu düzeltiyoruz, sendikaya üye olmanıza gerek yok’ imajı çizmeye başladı” dedi. Eskiden haftada bir maske verdiklerini, bazen hiç vermediklerini söyleyen işçi; “Ama şimdi öyle değil, artık istediğin zaman gidip depodan alabiliyorsun. Makineler ile toz oranı ölçülüyor” Diyerek bu gelişmeleri sendikanın s’si yani işçilerin birliği yüzünden düzeltmek zorunda kaldıkları için yaptıklarını düşündüğünü belirtti.

"ÇÖZÜM İŞÇİLERİN BİRLİĞİNDE"

Sendikal mücadele yürüttüğü için işten atılan genç bir işçi ise, “Genel müdür tüm vardiya amirlerini topladı ve bu işi temizleyin, bu fabrikaya asla sendika girmeyecek ve ne isterseniz vereceğim size dedi. Fakat biz çoktan 85 işçiyi örgütlemiştik bile. Sendikalaşmada ısrarlı olduğumuzu görünce bir gün sekreter aradı ve şirkete çağırdı. Tüm vardiya amirleri olarak toplandık ve gittik. Bize yapılan açıklamada, şirketin Portekiz ve Vietnam’a gönderdiği malların içinde talaş çıkması sonucu 40 bin dolar ceza aldığını ve bu yüzden artık bizimle yola devam etmeyeceklerini bildirdiler, asıl amacın sendikal faaliyete katılmamız olduğunu hepimiz biliyoruz” dedi. Mücadeleye devam ettiğini vurgulayan işçi, çözümün işçilerin birliğinde olduğunu belirterek bütün maden işçilerini birlik olmaya ve mücadele etmeye çağırdığını söyledi. 

GMİS: FABRİKALAR KENT DIŞINA TAŞINMALI

Maden fabrikalarının kent dışına taşınması da kentte tartışılıyor. Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, “Maden işletmelerinin şehir dışına çıkarılması tek başına elbet yetmeyecektir. Çineli maden şirketleri halkı bu kadar düşünüyorlarsa eğer Çine halkını, işçilerin sendikal taleplerine karşılık versin. Çinede işçiler sendikalı oldukları ve olmak istedikleri  için işten atılıyorlar.  Umarım mutlaka bu sendikasızlık haline  bir son verip sendikal mücadeleyi daha da büyüteceğiz” dedi.
Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Ege Bölgesi Örgütlenme Uzmanı Yaşar Çama, “İşletmelerin, şehrin dışına çıkmasında fayda var, doğru, fakat burada öncelikli olan işçilerin çalışma koşullarının düzeltilmesi meselesidir. Genç yaşlı tüm işçilerin hepsi silikozis hastası, taşınma işi bu vahim gerçekliği gözönünden kaldırmak, görünmez kılmak için yapılıyorsa taşınmanın da bir anlamı yok. Düşük kaliteli maskeler kullanılarak, sağlıksız ve tozlu bir ortamda üretimi gerçekleştirmeye çalışan bu insanlar insanın ciğerine yapışan ve yara yapan kuvars tozu ile mücadele ediyorlar. Havadaki  toz oranının gerekli ekipmanlarla acil olarak indirilmesi lazım” dedi.

EMEP: BİRLEŞMEYE ÇAĞIRIYORUZ

Emek Partisinin, ‘Çineli maden işçileri ile dayanışma’ kampanyası ise sürüyor. Emek Partisi Çine İlçe Örgütü Başkanı Mithat Kaya, “Parti olarak başlattığımız maden işçileri ile dayanışma kampanyası kapsamında şehir merkezinde bulunan maden işletmelerinin şehir dışına çıkarılarak çevreye verdiği zararların engellenmesi ve ruhsatsız maden ocaklarının kapatılması talebi Çine Belediyesi Meclis toplantısında gündeme geldi. Şehir merkezinde bulunan maden işletmeleri Çine halkının sağlığını tehdit ederek bir halk sağlığı sorununa dönüşmüş durumda. Emek Partisi olarak bütün Çineli maden işçileri ve Çine halkını kampanyamızın talepleri etrafında birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi.

Mithat Kaya, devamında "Eysim patronu ve AKP Belediye Meclis Üyesi Muhammet Demir'in Çine’de birçok ailenin geçimini maden sektörü ile sürdürdüğünü belirterek, birçok maden işverenin ilçede yatırım yapmak istediğini fakat yanlış bilgiler ile bu zenginliğe darbe vurulduğuna şahit olduklarını belirtiyor. Eysim patronu Demir’in yanlış bilgiler dediği, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmadığı için meslek hastalıklarına yakalanan, düşük ücretle sefalete mahkum edilen maden işçileri midir? Sendikaya üye oldukları için bizzat işten attığı emekçiler midir" diye sordu.

Talepler arasında, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınması, işçilerin sendikal örgütlülüğü önündeki engellerin kaldırılması ve yetki tespit davalarının geri çekilmesi, silikozis hastası işçilerinin tedavi masraflarının devlet tarafından üstlenilmesi ve meslek hastası işçilerin malulen emekli edilmesi ve özlük haklarının verilmesi ve şehir merkezinde bulunan maden işletmelerinin şehir dışına çıkarılarak çevreye verdiği zararların engellenmesi ile ruhsatsız maden ocaklarının denetim altına alınarak kapatılması yer alıyor.

Reklam