07 Şubat 2020 21:27

Kanal İstanbul'a karşı Kadıköy'de meşaleli insan zinciri

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu’nun çağrısıyla Kadıköy'de bir araya gelen çok sayıda yurttaş, yıkım, talan ve rant projesine karşı meşaleli insan zinciri oluşturdu.

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Paylaş

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu’nun çağrısıyla Kanal İstanbul projesine karşı Kadıköy Süreyya Operası önünde meşaleli insan zinciri oluşturuldu. Yoğun yağmura ve polisin engelleme girişimlerine karşı düzenlenen eylemde Kanal İstanbul'a bir kez daha 'hayır' denildi.

Eyleme HDP İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm ve TİP Milletvekili Erkan Baş da dahil olmak üzere çok sayıda yurttaş katıldı. Sık sık "Gençlik gelecek, gelecek yeşillenecek", "Sana kanal yaptırmayacağız", "Kanala hayır", "Kanala değil depreme bütçe", "Hasankeyf, Kuzey Ormanları, Kazdağları burada" sloganlarının atıldı.

Yolun iki tarafında zincir oluşturmak isteyen yaşam savunucularına polis izin vermedi. Kısa süreli tartışmanın ardından yaşam savunucuları meşaleleriyle insan zinciri oluşturdu.

"CANLI YAŞAMA KARŞI TOPYEKÜN BİR SAVAŞ PROJESİ"

Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu adına basın açıklamasını okuyan Melis Akyürek, "İstanbullular olarak yıkım, talan ve rant projesi Kanal İstanbul’a karşı bir kez daha, bu defa Kadıköy’de, meşaleli insan zinciri eyleminde bir araya geldik" dedi.

Akyürek, "Deprem tehdidini her an hisseden, sevdiklerinin hayatından kaygı duyan İstanbullular olarak soruyoruz: Hepimizin hayatı tehlikedeyken 110 milyar lira neden yıkılacağı kesin, 50 bin belki de daha fazla konutun yenilenmesine değil de bir avuç zenginden başka hiç kimseye fayda sağlamayacak bir rant projesine gidiyor" sorusunu yöneltti.

Kanal İstanbul projesine karşı olduklarının altını çizen Akyürek, "Bu proje akla, bilime, hukuka, halkın iradesine karşıdır. Sadece insanlara değil, bütün canlılara zarar verecek bir projedir. Adeta İstanbul’a; hava, su orman, deniz ekosistemlerine; yani canlı yaşama karşı açılmış topyekün bir savaştır" diye konuştu.

KANAL İSTANBUL GERÇEKLEŞİRSE NELER YAŞANACAK?

Kanal İstanbul projesi gerçekleşirse İstanbulluların karşılacağını problemleri Akyürek şu şekilde sıraladı:

  • "İstanbullu susuz kalacak. Proje yapıldığı takdirde Terkos Gölü’ne tuz karışacak, Sazlıdere Barajı ortadan kalkacak. Küçükçekmece Lagünü ve yeraltı suları tuzlanacak.
  • Vatandaşın evine, arazisine el konulacak! ÇED raporuna göre DOP kullanılarak halkın elinden, arazilerinin yüzde 45’i hukuksuzca, bedelsiz alınacak.
  • Marmara Denizi ölü deniz haline gelecek. Proje, Marmara Denizi’nin oksijensiz kalmasına, balık türlerinin yok olmasına, kanalizasyon sisteminin zarar görmesine neden olacak.
  • Kuzey Ormanları tamamen yok olacak. Kanal inşaatıyla, 23 milyon metrekare orman alanı, 136 milyon metrekarelik tarım alanı ve sulak alan ortadan kalkacak.
  • Göçmen kuşlar, hayvanlar, endemik bitki türleri yok olacak.
  • Bir avuç zengin daha zengin olacak. Kanal İstanbul Projesi bir avuç inşaat sermayesine milyonlarca dolar kâr sağlarken, projenin maliyeti vergilerimizle finanse edilecek.
  • Hafriyat kamyonları zehir saçacak. 7 yıl boyunca  İstanbul trafiğine günlük 10 bin hafriyat kamyonu katılacak. Yıllarca toz, zehir soluyacağız. Sevdiklerimiz her gün hafriyat kamyonu tehdidi ile karşı karşıya kalacak.
  • Binlerce yıllık kent belleği yok olacak. Kanal, Bathenoa Antik Kenti ve İstanbul’daki ilk yerleşmelerden biri olan Yarımburgaz Mağaraları’nı yutacak."

"YAŞAMI BİRLİKTE SAVUNALIM"

Akyürek son olarak "Yalana, talana, yıkıma, Kanal İstanbul’a birlikte dur diyelim. Ormanı, suyu  havayı, tarım alanlarını, sincapları, su samurlarını, leylek yavrularını, mahallemizi, parklarımızı, çocuklarımızın geleceğini, yaşamı birlikte savunalım" çağrısı yaptı. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

BM'den Yunanistan'a mültecilerin kötü koşullarına son verilmesi için eylem çağrısı

SONRAKİ HABER

Hayatını kaybeden çalışma arkadaşımız Cemal Dursun memleketinde toprağa verildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...