07 Şubat 2020 03:44

Van’da çığ felaketi | Her yıl çığ düşüyor, alternatif yollar yapılmadı

Van’da çığ düşen bölgeye giden Jeoloji Mühendisi Ulaş Karakoyun: Çığı önceden tahmin eden teknoloji Türkiye’de kullanılmıyor. Alternatif yollar yapılmadı.

Fotoğraf: Özkan Bilgin/AA

Paylaş

Fırat TOPAL
Cengiz Anıl BÖLÜKBAŞ
Diyarbakır

Van’da yaşanan çığ altında kalanları kurtarmak için giden arama kurtarma ekibinin üzerine de çığ düşmesi sonucu toplam 39 kişinin yaşamını yitirmesinin yankıları sürüyor. Van Patika Doğa Sporları Kulübü Üyesi Erhan Çalışkan, kar altındaki insanları erken bulmanın önemine dikkat çekerek, “DVİ cihazı olsaydı 1 saatte çoğu insana ulaşılabilirdi” dedi. Olay yerine giden Jeoloji Mühendisi Ulaş Karakoyun ise, çığı önceden tahmin eden teknolojinin Türkiye’de kullanılmadığını ifade ederek, “Buradaki asıl sorun Bahçesaray yolu, her zaman çığ düşme riski vardı. Alternatif yollar yapılmadı. Yazın bile gitmek meseleyken, kış mevsimi düşünün. Çığdan korunma amaçlı birçok yapı ve ihaleler yaptılar ama bunlar gördüğünüz gibi çığı engelleyecek noktalarda değil” dedi.

Van-Bahçesaray kara yolunun 33’üncü kilometresinde bir minibüs çığ altında kalmış ve 5 kişi hayatını kaybetmişti. 7 kişi ise sağ olarak kurtarılmıştı. Çığ altında kaldığı belirtilen 2 kişinin bulunması için bölgede arama ve kurtarma çalışmaları yapan ekibin üzerine de çığ düştü. AFAD’dan yapılan açıklamaya göre 34 kişi yaşamını yitirdi. Hayatını kaybedenlerinin arasında jandarma, korucu ve itfaiye erlerinin de olduğu bildirilirken, kar altından çıkarılanların hastanelerde tedavisinin sürdüğü öğrenildi.

ERKEN MÜDAHALE ÖNEMLİ

Çığ düşen bölgenin Türkiye’nin en yüksek rakımlı kara yolunun geçtiği yer olduğunu belirten Türkiye Dağcılık Federasyonu Antrenörü ve Van Patika Doğa Sporları Kulübü Üyesi Erhan Çalışkan, çığın düştüğü yerin 2 bin 700-2 bin 900 arasında rakımlı bir yer olduğunu söyledi.  Bölgede her yıl çığ düşmesi olduğunu belirten Çalışkan, “Köylüler olayı duyuyorlar ve yardıma gidiyorlar. Çünkü çığ düştükten sonra yarım saatte müdahale edilirse insanları kurtarma olasılıkları yüksek. İlk yarım saatte müdahale edilmezse düşen kar betonlaşıyor. Risk daha da artıyor. İnsanlar ya boğularak ya da donarak ölüyorlar. Dolayısıyla çok çabuk müdahale etmek gerekiyor” dedi.

DVI CİHAZI OLMALIYDI

DVI denilen cihazın arama kurtarma çalışmasında insanlarda olması gerektiğinin altını çizen Çalışkan, “DVI cihazı alıcı verici durumunda olan bir sinyal gönderme cihazı. Arama kurtarma ekibindeki herkeste mutlaka olması gerekiyordu. Dedektör gibi düşünün. Kar altında olan bir insanı maksimum 50-60 cm kaymayla bulabiliyor. Raporlar yayımlanacak orada bakacağız ama muhtemelen oradaki insanlarda bu cihaz yoktu. Bu cihaz olsaydı 1 saatte çoğu insana ulaşılabilirdi. Mesela biz yurt dışında milli parklara tırmanış ve kayak yapmaya gittiğimiz zaman bu cihaz olmadığı zaman izin verilmiyor” diye konuştu.

TEKNOLOJİ TÜRKİYE’DE KULLANILMIYOR

Jeoloji Mühendisi Ulaş Karakoyun, arama kurtarma ekiplerinin yeterli ekipmana sahip olmadığını belirterek, birçok ülkede kullanılan çığ düşmeden önceden uyarıda bulunan teknolojinin Türkiye’de kullanılmadığını söyledi. Karakoyun, “Birinci derecede bir ihmal olduğunu düşünmüyorum ama şu anlamda bir ihmal olduğunu düşünebiliriz. Burada vatandaşların çığ bölgesine yaklaştırılmaması gerekiyordu, bu ihmal. Tabii orada insanlar yakınlarını aramaya gidiyorlardı. AFAD’ın yeterli ekipmanı yoktu. Bu çığların oluşabileceğini anlayabilen teknoloji var. Ama bu Van’da, Bahçesaray’da tabii ki yoktur. Büyük ülkeler bunu kullanıyorlar. Bu teknoloji sonuç olarak 2-3 dakika gibi bir zaman kazandırıyor. Türkiye’de AFAD’ın bu cihaza dair bilgisi var ama kullanıldığını sanmıyorum ama bunu Kanada, ABD, Rusya gibi ülkeler kullanıyor. Biraz araştırılırsa basit bir teknoloji, çığı önceden tahmin edebiliyor. Ama bunu kullanmadılar, kullanmıyorlar. Bahçesaray gibi bir yere tenezzül edip öyle bir şeyi araştırmazlar bile” dedi.

HER ZAMAN ÇIĞ DÜŞME RİSKİ VARDI

Bahçesaray’a daha büyük ve daha profesyonel bir ekibin gitmesi gerektiğini söyleyen Karakoyun, burada asıl ihmalin Bahçesaray’a alternatif bir yol yapılmaması olduğunu ifade etti. Karakoyun, “Vatandaşların arama kurtarma ekiplerinden daha çok olduğunu gördük. Arama kurtarma ekipleri yetersizdi. Oraya daha büyük ve daha profesyonel bir ekibin gitmesi gerekiyordu. Vatandaşların uzak tutulması gerekiyordu. Elbette burada AFAD ekibini, yetkililerini suçlamıyorum. Buradaki asıl sorun Bahçesaray yolu her zaman çığ düşme riski vardı. Alternatif yollar yapılmadı. Çığ düşmesine engel olabilecek önlemlerin alınması gerekiyordu. Çığ bu sene düştü, seneye de düşecek, her zaman düşmeye devam edecek. Yazın bile gitmek meseleyken, kış mevsimi düşünün. Çığdan korunma amaçlı birçok yapı ve ihaleler yaptılar ama bunlar gördüğünüz gibi çığı engelleyecek noktalarda değil” dedi.

"YOLU DA BAHTI DA HEP AÇIK KALACAK" DENMİŞTİ

Van’da “9’uncu gezegen” olarak adlandırılan ve yıllardır aynı yolda yaşanan çığ felaketleri ve kazalara bugüne kadar bir çözüm getirilmezken, Bahçesaray yolunun birçok noktasında yapılması gereken kar tünelleri ise sadece bir noktada yapıldı.

Her seçim dönemi hükümetin gündemine olan ancak 2014 yılında yapımına başlanan ve 2016 yılında tamamlanan Karabet Geçidi (Qerapêt) Türkiye’de yapılan ilk kar tüneli olarak lanse edilerek yıllarca propagandası yapıldı. Dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, yapılan tünelin Kanada modeli ‘kar tüneli’ sistemi olduğunu belirterek, “Bahçesaray’ın yolu da bahtı da artık hep açık olacak” demişti.

İKİ TÜNEL DAHA YAPILACAKTI AMA...

Yine dönemin Van Valisi Münir Karaloğlu, son yıllarda Türkiye’nin ekonomik anlamda büyük bir ivme kazandığını belirterek, 2 kilometrelik çığ tünelinin hayata geçmesiyle Bahçesaray yolunun yaz-kış açık kalacağını iddia ederek, “Bahçesaray ilçemiz bundan böyle karda ve kışta yolları ulaşıma sürekli açık olan bir ilçemiz haline gelecek. İnşallah kar tünelleri bittiğinde artık Bahçesaray’ın yazı da, kışı da önce tabi Allah’a, sonra da Van’a bağlı olacak” demişti. Yine ikinci çığ felaketinde yaralı olarak kurtulan dönemin AKP Van Milletvekili Gülşen Orhan, Şubat 2018’de yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Bahçesaray yoluna 9 kilometre uzunluğunda iki yeni tünel yapılacağını söylemişti. Ancak aradan iki yıl geçmesine rağmen söz ettiği projeler ile ilgili tek bir çivi bile çakılmadı.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Gezi davasında savcı, Kavala, Aksakoğlu ve Yapıcı için müebbet hapis istedi

SONRAKİ HABER

Sabah gazetesi bu sefer de Gazeteci Faruk Bildirici’yi karaladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...