26 Ocak 2020 20:25

Hatila Milli Parkı'nda madenciliğe karşı açılan davada Artvin Belediyesi de davacı

Artvin'de Hatila Milli Parkı için maden ruhsatı verilmesine karşı dava açıldı. 225 davacının arasında Artvin Belediyesi de bulunuyor.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Artvin'in Kafkasör yaylası Cerattepe bölgesindeki madencilik faaliyetlerine karşı Artvinlilerin mücadelesi devam ediyor. 2012 yılında yeniden ihaleye çıkarılan 4 bin 406 hektarlık alan için Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde dava açıldı. Dava süreci devam ederken bu alana ek olarak, bu kez Hatila Milli Parkı sınırından başlayıp Oruçlu, Sarıbudak, Zeytinlik mezralarını içine alan 4 bin 132 hektar daha maden sahası ruhsatı verildi. 

"ARTVİN’İN GELECEĞİNİ İLGİLENDİREN BİR DAVA"

Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Bedrettin Kalın, 25 yıldır süren hukuki süreci ve yeni ruhsat alanına karşı açılan davayla ilgili açıklama yaptı. Artvin’in geleceğini yakından ilgilendiren bir dava açtıklarını söyleyen Kalın, “Bu kadar devasa alanı bila bedel, neredeyse bedelsiz bir şekilde bir maden şirketine peşkeş çekilmiştir. Dolayısıyla bu davayı açmış bulunuyoruz. Toplamda 225 davacı var. Bu davacılar içinde Artvin Belediyesi de var. 5 yıl boyunca maalesef belediye hiçbir davaya müdahil olmuyordu. Bundan dolayı mutluyuz. Bunun dışında siyasi partiler, bu ruhsat alanlarında arazileri, yaylaları olan köylüler var. Taşlıca, Ballıüzüm, Oruçlu, Sarıbudak köyü muhtarları var. Kooperatifler var.” dedi. 

"SULARIN KİRLETİLECEĞİNİ İFADE EDİYORDUK" 

Cerattepe maden işletmeciliği ÇED raporuna dayanarak yapıldığını aktaran Kalın “Maden işletmesiyle ilgili ÇED raporunda Kafkasör, Cerattepe bölgesinde hiçbir su kaynağına el atmayacaklarını taahhüt etmiştir. İçme sularının damacanalarla taşınacağı, diğer suların da başka araçlarla taşınacağı ve madenin içerisinde altı sularının kullanılacağı ifade edilmiştir. Buna rağmen biz de bunun böyle olmayacağını eninde sonunda buradaki suların kirletileceğini ifade ediyorduk. Ama ÇED’in dışına çıkıp bu şekilde alenen hunharca sularımıza saldıramazlar düşüncemiz vardı. Bununda boş olduğunu gördük süreç içinde. Tam bir yağma mantığıyla hukuk tanımaz bir şekilde bütün o alanların kendilerinin sahibi olduğunu zannederek istediği her şeyi alabileceği, istediği her şeyi kullanabileceği, istediği her şeyi yapabileceği bir mantıkla hareket eden bir şirketten söz ediyoruz.” ifadelerini kullandı. (Artvin/EVRENSEL)

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Sultangazi Bilim Atölyesi’nin bu haftaki konusu "Toplumsal evrim" oldu

SONRAKİ HABER

Trans kadın Esra Ateş katledildiği yerde anıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa