21 Ocak 2020 14:28

Çaltılıdere halkı atık depolama tesisinin kapatılmasını istiyor

Aliağa’nın Çaltılıdere Mahallesi’nde kurulu olan atık depolama tesisi hava kirliliğine ve yangınlara neden olduğu için mahalleli tesisin kapatılmasını istiyor.

Fotoğraf: Çaltılıdere köylüsü

Eren SARAN
İzmir


Aliağa’nın Çaltılıdere Mahallesi’nde kurulu olan atık depolama tesisi hava kirliliğine ve yangınlara neden olduğu için mahalleli tesisin kapatılmasını istiyor. 2009 yılından bu yana faaliyet gösteren atık depolama tesisi, yaşanan yangınlar nedeniyle geçtiğimiz ay Aliağa Belediye Meclisinin gündemine taşınmıştı. İyi Partili meclis üyelerinin hazırladığı soru önergesi ile gündeme getirilen sorunu Çaltılıdere Mahalle Muhtarı Şenol Yoldaş ve mahalle halkı ile konuştuk.

“Tehlikeli olmayan endüstriyel nitelikli atık depolama tesisi”nde zaman zaman çıkan yangınlar ve havaya karışan gazlardan mahalle halkı şikayetçi. Yangınlar sonrası oluşan dumanların ve rahatsız edici kokunun evlere dolduğunu dile getiren mahalleli tesisin kapatılmasını talep ediyor.

Tesis, mülkiyeti hazineye ait arazide 2008 yılında ESMAD Mad. San. ve Tic. Ltd. şirketi ile SOM Atık Anonim Şirketi arasında imzalanan protokolle, madencilik faaliyetlerinin sona erdiği alandaki çukurun rehabilitasyonu için kuruluyor. Yıllık 2 bin lira kira bedeli ile 28 yıllığına kiralanan arazinin rehabilitasyonu tamamlandıktan sonra ağaçlandırılma işlemleri de SOM Atık Depolama şirketinin sorumluluğuna verilmiş.

ESMAD Madenciliğin, 2002 yılında Hürriyet gazetesinde çıkan habere göre dönemin Aliağa Kaymakamı tarafından ÇED raporu olmadığı gerekçesiyle 9 kez mühürlendiği ve şirket sahibi Ramazan Cura’nın aynı haberde “Kaymakam buranın mera olduğunu söylüyor. Bu konuda dava açtık kazandık. Sonra karşımıza ÇED raporu olayı çıktı. Biz ihracat yaparak ekonomiye katkı sağlıyoruz'' ifadeleri dikkat çekiyor. 

Burada yaşayan mahalle halkı bu alana dökülen atıkların niteliğini bilmediklerini ve atıkların yangınlara neden olduğunu ve atık depolama tesisi yakınında (400 metre) bulunan içme suyu kuyularına, atıkların karışma riski olduğunu yetkili kurumlara verdikleri dilekçelerle iletmiş.

SOM ATIK DEPOLAMA TESİSİNİN GSM RUHSATI VAR MI?

İyi Parti Aliağa Belediye Meclis Üyeleri Gülten Taşbaş ve Sedat Sarı’nın belediye meclisine sunduğu 12 maddelik soru önergesinde tesisin GSM (Gayrı Sıhhi Müessese) ruhsatının olup olmadığı, varsa ruhsat sınıfına denk düşen ve firmanın bu ruhsatı alabilmesi için gerekli evrak ve izinlerin asıllarının belediye arşivlerinde yer alıp almadığı, ruhsatın hangi cins atıkların depolanması ve kaç metrekare alan için düzenlendiği, sınıfı dışında atık depolaması yapılıp yapılmadığı yönünde araştırma ve denetlemelerin neler olduğu soruldu. Ayrıca atık depolama faaliyetlerinin, ilgili belediyenin GSM ruhsatı vermesinin ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığından da faaliyete uygun lisans alınması ile mümkün olabileceğinin altı çizilerek tesisin bu lisansa sahip olup olmadığı soruldu.

TESİS CEZALARA RAĞMEN ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYOR

Çaltılıdere Mahallesi Muhtarı Şenol Yoldaş “2. sınıf endüstriyel atık depolamak üzere ruhsat almışlar ancak buraya Türkiye’nin her tarafından atıklar geldiğini görüyoruz. Köyün yaklaşık 200 metre yakınında kurulu tesiste belirli çukurlar açılmış oralara gece gündüz atık dökülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesinin tesis açıldığı yıllarda burayı mühürlediğini biliyoruz, zaman zaman şikayetler üzerine bakanlıktan, Aliağa Belediyesinden gelip incelemeler yapılıyor para cezaları kesiliyor ama tesis faaliyete bir şekilde devam ediyor” dedi.

Tesiste sebebi belirli olmayan yangınların çıktığını ifade eden Muhtar Şenol Yoldaş “Gemilerden bile yanıcı atıklar döküldü. Büyük çaplı bir yangın çıktı. Burası kuzey rüzgarını alıyor. Tesiste bulunan atıklar birbiriyle tepkimeye girince yangın çıkıyor. O zaman çıkan dumanlar yüzünden ve atıklardan gelen kötü koku nedeniyle evlerimizde cam pencere açamıyoruz, nefes almakta dahi zorlanıyoruz. En son yangın 31 Aralık gecesi çıktı, havaya kapkara dumanlar yükseldi. İtfaiye ekiplerine haber veriyoruz ancak yangın söndürülmekte zorlanılıyor. Çoğu zaman kendi kendine bitmesi bekleniyor” diye konuştu.

MAHALLE HALKININ SAĞLIĞI ÖNEMSENMİYOR

Mahalle halkı tesisin 350-400 metre yakınında bulunan içme suyu kuyularına atık karışmasından endişe ediyor. Çukurların altına serilen koruyucu önlemlerin membran olarak adlandırılan bir malzemeden yapıldığını ifade eden Cihan Akdeniz “Bu malzeme o yangınlarda eriyip gitmiştir. Bizler oralardaki atıkların toprağa, suya karışmasından endişeliyiz. Çocuklarımızın sağlığı tehlikede, burada illa bir sağlık probleminin mi yaşanması lazım. Buraya bu tesis açılmadan önce birimizin bile fikri alınmadı. Burada insan yaşıyor ama kararlar genel olarak şirketlerden yana alındığını düşünüyoruz. Taş ocakları kurulacağı zaman da aynı şeyi yaptılar. Her taraf ağaç olacak, güllük gülistanlık olacak dediler, şimdi halimizi görüyorsunuz. Burada yaşayan halkın fikri alınmadan, sağlığı yaşamı düşünülmeden yapılan projelerin mağduriyetini bizler çekiyoruz” dedi.

SAĞLIĞIMIZ GİTTİKTEN SONRA VERİLEN SÖZLERİN KIYMETİ KALMIYOR

Belediye Başkanı Serkan Acar’ın soruna çözüm bulması gerektiğini belirten mahalleli Ali Meriç “Ben doğma büyüme Çaltılıdereliyim. Yanımızda köyü etkileyecek şekilde bir tesis kurdular. Burası yanıyor, etkileniyoruz. Su kuyularımız var. Ne olacak bizim geleceğimiz belli değil. Atık depolama tesisinin halkın yaşadığı alana bu kadar yakınına kurulmasını kabul etmiyoruz. O arazi bir daha kullanılamayacak. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’a defalarca şikayetimizi ilettik, ilgileneceğini söyledi. Biz hastaneden, üniversiteden önce bu tesisi kaldırmasını istiyoruz. Evet iyi şeyler yapacağız diye anlatıyorlar ama bizim sağlığımız gittikten sonra verilen sözlerin kıymeti kalmıyor” diye konuştu.

Reklam