19 Ocak 2020 03:17

Katillerin ve maktullerin öyküleri

Polisiye Yazarı Çağatay Yaşmut, yeni kitabı ‘Benim Canım Ailem’de sosyal ve psikolojik sorunlarla iç içe geçmiş üç uzun suç öyküsü anlatıyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Özlem ERTAN

Çağatay Yaşmut, polisiye okurlarının yakından tanıdığı üretken bir roman ve öykü yazarı. Yaşmut’un yarattığı Başkomiser Galip karakteri ise Türk toplumunda yansımalarını bulabileceğiniz, “bizden” biri. Cinayetlerin arkasındaki gizemi çözme konusunda başarılı, işini seven, bununla birlikte zaman zaman asabi ve maço olabilen, psikolojik anlamda gelgitleri bulunan bir karakter. Çoğu erkek gibi kadınlarla ilişkilerinde de sorunları var. Futbolu, içmeyi, küfretmeyi seven, kitap okumaktan ve film izlemekten ise pek hazzetmeyen Başkomiser Galip’i çoğunlukla Kadıköy ve civarında işlenen cinayetlerin izini sürerken görüyoruz ve onun heyecanlı maceralarını sayfalar boyunca bizi terk etmeyen merak duygusuyla okuyoruz. 

Yaşmut’un kısa süre önce Oğlak Yayınları’nın Maceraperest Kitaplar serisinden çıkan ve üç uzun öyküden oluşan ‘Benim Canım Ailem’ kitabı için de geçerli yukarıda söylediklerim, ancak bu kitap bazı açılardan yazarın diğer metinlerinden farklı. Öncelikle ‘Benim Canım Ailem’deki Başkomiser Galip hikayelerinde Galip karakteri, polisiye okurlarının alıştığının aksine çok ön planda değil. Bu sefer hikayelere konu olan cinayetleri işleyenler ve maktuller üzerinde durmayı tercih etmiş Çağatay Yaşmut.

KARS’TA BAŞLAYAN BİR GALİP ÖYKÜSÜ

Kitaba adını veren ‘Benim Canım Ailem’ adlı öykü, Kars’ın Sarıkamış ilçesinde ve 2000 senesinde başlıyor. Her yer bembeyaz kar örtüsünün altında çok güzel görünüyor, ama gerçekte öyle değil. Öz ağabeyinin tecavüz edip hamile bıraktığı Zeliha, aile meclisinin kararıyla, babası ve ağabeyi tarafından yaralı halde tren raylarına bırakılıyor. Böylece kızın ölümüne intihar süsü verilmiş ve asıl katiller ceza almaktan kurtulmuş olacak. 

Öykünün ikinci kısmı bu olaydan yıllar sonra ve İstanbul’da geçiyor. Yıllar evvel kız kardeşine tecavüz eden Hüseyin, taksicilik kisvesi altında uyuşturucu satıcılığı yapmaktadır. Hüseyin bir gece taksisinde ölü bulunur ve bu noktada Başkomiser Galip’le ekip arkadaşları olaya dahil olur. Akabinde de Hüseyin’in hapisten yeni çıkan erkek kardeşiyle babası cinayete kurban gider. Peki, bu cinayetlerin arkasında nasıl bir akıl ve kimler vardır?

Kadına şiddet, ensest, töre cinayeti gibi toplumsal yaralarımızı merkezine alan ‘Benim Canım Ailem’, sürükleyici bir öykü. Yazar gizemi metnin sonuna kadar koruyup, finalde okurlarını şaşırtmayı başarıyor.

KADIKÖY’DE SERİ CİNAYETLER

Kitabın ikinci uzun öyküsü ‘Yabancılar’, bol karakterli bir Başkomiser Galip polisiyesi. Ancak yine Galip’ten ziyade katiller ve maktuller ön planda. İstanbul Kadıköy’de peş peşe üç cinayet işlenir. Kurbanlardan biri oturduğu apartmanın otoparkında silahla, ikincisi evinde bıçakla, üçüncüsü ise başka bir otoparkta telle boğularak öldürülür. Üçü de farklı mesleklere sahip kurbanların yanlarına, öldürülme sırasına göre, “birinci”, “ikinci”, “üçüncü” yazılı notlar bırakılmıştır ve durum seri katil vakasına işaret etmektedir. İyi de aralarında hiçbir bağ bulunmayan bu maktuller kim ya da kimler tarafından öldürülmüştür? Bu cinayetler neden işlenmektedir?

CAN SIKINTISI BAŞA BELA

Çağatay Yaşmut kitabın son öyküsü olan ‘Can Sıkıntısı’nda, ekonomik sorunlardan dolayı artan işsizliğe ve yükselen suç oranlarına dikkat çekiyor. Burada da yine Galip’ten ziyade kurbanlar ve maktuller ön planda. Önemli bir bankanın muhasebe servisinde çalışan on dört kişi, “ekonomik darboğaz” gerekçe gösterilerek işten çıkarılır. Bunlar arasında 20 senedir aynı firmada çalışan 45 yaşındaki Emin de vardır. İntihara meyilli biri olan Emin, can sıkıntısının ve maddi sorunların kıskacında bunaldıkça bunalır. Zaman zaman ziyaret ettiği bir kadınla para karşılığında cinsel fantezilerini gerçekleştirerek kendini rahatlatmaya çalışır. Ancak dertler geldi mi peş peşe gelir. Bir akşam iç sıkıntısını dağıtmak için gittiği Karaköy’de saldırıya uğrayan Emin, hastanelik olur. Tüm bunlarla eş zamanlı olarak işlenen cinayetler ise Başkomiser Galip’in ilgi alanına girer.

‘Benim Canım Ailem’, Türkiye’nin sosyal sorunlarına ayna tutan sürükleyici suç öykülerinden oluşuyor. Polisiye sevenlere tavsiye ediyorum.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

"Türkiye’de Gençlerin Güvencesizliği" raporu: Gençler umutsuz ve güvencesiz

SONRAKİ HABER

İstismar ve tacizin ardından bir güçlenme hikayesi: Suç bende değil!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...