17 Ocak 2020 17:42

HDP Sözcüsü Kubilay: Neredeyse Nazi Almayasındaki gibi kitap yakma ayini yapacaklar

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Demirtaş'ın Devran kitabının sahnelenmesi sonrası yürütülen tartışmalara dair "Neredeyse Nazi Almayasında olduğu gibi meydanlarda kitap yakma ayinleri düzenleyecekler" dedi.

Günay Kubilay | Fotoğraf: HDP

Paylaş

HDP Sözcüsü Günay Kubilay, partisinin genel merkezinde haftalık basın toplantısı düzenleyerek güncel gelişmeleri değerlendirdi. Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) toplantısı sırasında açıklama yapan Kubilay, partisine yönelik saldırılara dair "Süleyman Soylu tarafından HDP’yi hedef gösteren açıklamalar sonrasında HDP İstanbul İl binası silahlı saldırıya uğradı. İlginçtir, silahlı saldırıyı gerçekleştiren saldırgan kaçmak yerine il binamızın ötesinde bulunan Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’ne sığındı” dedi. Kubilay, Devran kitabının sahnelenmesine dair tartışmalara ilişkin de "Neredeyse Nazi Almayasında olduğu gibi meydanlarda kitap yakma ayinleri düzenleyecekler" dedi.

Kubilay'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"SALDIRININ SİYASİ SORUMLUSU SÜLEYMAN SOYLU'DUR"

"Silahlı saldırının, geçen dönem eş genel başkanımız Selahattin Demirtaş’ın Devran adlı öykü kitabındaki birkaç öyküyü tiyatroya uyarlayan usta oyuncu Jülide Kural’ın gösterisinden sonra İçişleri Bakanı Soylu’nun, sinemanın duayenlerinden biri olan Kadir İnanır, Demirtaş ve HDP’ye yönelik zehir saçan sözlü saldırının ardından gerçekleştiğinin altını çizmek gerekir.  Bu saldırının faili kim olursa olsun siyasi sorumlusu Soylu’dur. Bütün kayıtlara bu böyle geçmelidir."

"PARÇA PARÇA DÖKÜLEN BİR İKTİDAR VAR"

"Biz her ağzını açtığında bu zehir saçan siyasi dili çok iyi tanıyoruz. AKP-MHP iktidarı dış politikada bocalıyor. Ekonomide kendi söküğünü dahi dikebilecek durumda değil. Gittikçe daha fazla halk desteğini yitiriyor. Savaşla, şiddetle, hamasetle, uydurduğu kahramanlık hikayeleriyle hızlanan kan kaybını durdurmaya çalışıyor. Ancak, siyasi olarak karşımızda parça parça dökülen ve siyasi çaresizlik içinde kıvranan bir iktidarı var."

"HDP'YE SALDIRI, ÇÖKÜŞÜ HIZLANDIRMAKTAN BAŞKA BİR İŞE YARAMAYACAK"

"HDP’ye, demokratik ve meşru mücadele zeminlerinde mücadele yeteneğinden yoksun ve çaresiz olanların bu tür kirli yöntemlerle sürdürdükleri saldırılar, onların çöküşünü hızlandırmaktan başka bir işe yaramayacağı gibi HDP’yi de Türkiye halklarından aldığı güçle, azimle, kararlılıkla yürüdüğü barış, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve adalet yolundan alıkoyamayacaktır."

"HEP BİR AĞIZDAN SALDIRIYA GEÇTİLER"

"Soylu zehir saçıyor, Erdoğan hedef alıyor. Vaktiyle siyasi arenada Demirtaş’ın bileğini bükemeyenler onu rehin alarak siyasi intikam aldıklarını sandılar. Ama ne var ki, şimdi de Demirtaş’ın kaleminin gücü karşısında ne yapacaklarını şaşırdılar. Hep bir ağızdan bir tiyatroya uyarlanan bir oyuna, oyunculara, izleyicilere, dayanışma içindeki kadınlara karşı saldırıya geçtiler. Neredeyse Nazi Almayasında olduğu gibi meydanlarda kitap yakma ayinleri düzenleyecekler. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, hangi kirli yönteme başvururlarsa vursunlar Demirtaş'ın şahsında cumartesi akşamı Kenter Tiyatrosu'nda gösterilen dayanışma hâlâ sözün ve kalemin, sanatın ve sanatçının birleştirici gücünü ve dayanışmacı ruhunu ortaya koymaktadır. HDP olarak, oyunu hazırlayanları, oynayanları, katılanları saygıyla selamlıyor, saygılar sunuyoruz."

"GELECEK PARTİSİNİ DEMİRTAŞ'A SALDIRMAK İÇİN Mİ KURDUNUZ?"

"Ne yazık ki, Demirtaş’a saldırı kervanına, HDP’yi karlama korosuna Gelecek Partisi de katıldı. Onlar da Demirtaş’a saldırmakta, HDP’yi karalamakta sınır tanımıyor. Siz Demirtaş’a saldırmak, HDP’yi karalamak için mi bu partiyi kurdunuz? Siz de siyasi geleceğinizi Demirtaş’a saldırarak, HDP’yi karalayarak mı kazanmayı düşünüyorsunuz? Sizin memlekete vadettiğiniz gelecek bu mu?"

"ERDOĞAN'A DA BAHÇELİ'YE DE DAVUTOĞLU'NA DA HODRİ MEYDAN DİYORUZ"

"Söz konusu saldırıya konu edinen 6-8 Ekim’de Davutoğlu Başbakan, Erdoğan Cumhurbaşkanıydı. 6-8 Ekim olaylarının aydınlatılması için HDP bu zamana kadar 7 önerge verdi ve bütün bu önergeler AKP ve MHP gruplarınca reddedildi. Bakınız aynı konuyu Erdoğan ve Bahçeli de diline pelesenk ediyor, orada yaşamını yitiren insanların kanı üzerinden hamaset yapmaya, HDP’yi karalamaya, kriminalize etmeye devam ediyor. Madem gerçeği biliyorsunuz, kendinizden eminsiniz, yalan söylemiyorsunuz, Demirtaş’a iftira atmıyor, HDP’yi karalamak için yapmıyorsunuz hakikatin araştırılması için HDP’nin verdiği 7 önergeyi neden reddettiniz? Çıkıp açıklayın. İftirayı, karalamayı bırakın. Bu konuda Erdoğan'a da Bahçeli'ye de Davutoğlu’na da hodri meydan diyoruz ve çağrı yapıyoruz: Gelin, parlamentoda ortak bir önerge verelim. Bir araştırma komisyonu kuralım. Komisyon meclis adına 6-8 Ekim hakikatini araştırsın, gerçeği açığa çıkarsın, kamuoyuna açıklasın."

"ERDOĞAN'IN İZİNDEN GİDECEKTİNİZ, NEDEN PARTİ KURDUNUZ?"

"Sonuç olarak Erdoğan’ın yedeğinde yürüyecek, onun izinden gidecektiniz, onun siyaset tarzını düstur edinecektiniz de neden bir parti kurdunuz? Eğer gerçekten siyaset yapacaksanız, Kürt düşmanlığı yapmaktan, HDP’ye saldırmaktan, Demirtaş’a kara çalmaktan vazgeçiniz. Eğer bu ülkede bir varlık göstermek istiyor, demokratik zeminlerde siyaset yapmak istiyorsanız, Erdoğan'ın yedeğinde yürümeyi bırakınız. AKP’nin kötü bir kopyası, çirkin bir siyasi karikatürü olmaktan çıkınız. Bilinmeli ki, aslı varken, suretine itibar edilmez."

"GUARDİAN'DA YAZILANLAR İKTİDAR TARAFINDAN YALANLANMADI"

"İngiliz Guardian gazetesi, 2 bin Suriyeli savaşçının Türkiye üzerinden Libya’ya gönderildiğini yazdı. Bu yazılanlar henüz iktidar tarafından yalanlanmadı. Guardian'a konuşan Suriye Ulusal Ordusu kaynakları, Suriye'de 450-550 lira maaş verilen militanların Libya'da 11 bin, 12 bin lira kazanacağını, savaşçıların altı aylık iş sözleşmesini Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'yle imzaladıklarını, Türkiye'nin ise tüm savaşçılara Türkiye vatandaşlığı vadettiğini söyledi. Eğer Erdoğan’ın evvelki günkü açıklamasında asker göndermekten kastı, Guardian’da yazılanlar ise bu başlı başına siyasi bir skandaldır, açık bir savaş suçudur."

"İKTİDAR ERKEN SEÇİMDEN ÖCÜDEN KORKAR GİBİ KORKUYOR"

"Hatırlanacağı gibi HDP, 20 Kasım’da açıkladığı bir deklarasyonla AKP-MHP iktidarına hodri meydan demiş, erken seçim çağrısı yapmıştı. İktidarın her geçen gün siyasi kan kaybının hızlandığı, ‘Mehdi’nin ordusu’ gibi yasa dışı özel savaş aygıtlarıyla iktidara tutunma çabalarının deşifre edilmiş olması, iktidarın bir erken seçimden öcüden korkar gibi korktuğunu ortaya koyuyor. HDP, faşizm koşullarında bir erken seçim çağrısı yaptığının, arkasında örgütlü bir halk hareketinin ısrarı olmaksızın bir erken seçimin yapılmak istenemeyeceğinin bilincindedir. HDP, önümüzdeki önümüzdeki dönem böyle bir kitlesel halk hareketinin imkanlarını eşiğinde bulunduğu büyük konferans ve kongresinde konuşacak ve inşası için kolları sıvayacaktır."

"SEÇİLMİŞ DEVŞİRME, AKP İKTİDARINI KURTARMAYACAK"

Kubilay, "3’ü muhalefetten 2’si bağımsız 5 belediye iktidara geçti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusuna "Bu soruda dile getirilen konu AKP iktidarının ne kadar çaresiz olduğunun ve yan yollara saptığın açık ifadesidir. Ama bunların hiçbiri bu hükümetin gidişini durduramayacaktır dışarıdan seçilmiş devşirme belediye başkanlarıyla AKP iktidarını kurtarmak, iktidarını uzun süre sürdürmesi mümkün olmayacaktır" yanıtını verdi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Basın İlan Kurumu cezaları hakkında soru önergesi verildi

SONRAKİ HABER

İran Dini Lideri Ali Hamaney: Trump bir palyaço

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...