14 Ocak 2020 22:40

Bağcılar Hastanesindeki "hamile çocuklar" davası görüldü: 18 doktor beraat etti

Bağcılar’da cinsel istismar sonucu 384 çocuğun gebe bırakılmasını bildirmediği iddiasıyla yargılanan 18 doktor beraat etti. Doktorlar "Biz bildrimde bulunduk, yetkililer işleme almadı" demişti.

Fotoğraf: Nafaka Hakkı Kadın Platformu

Paylaş

İstanbul’un Bağcılar ilçesinde 2019'da Bağcılar Eğitim Araştırma Hastanesi’nde 384 çocuğun cinsel istismar sonucu gebe bırakılmalarını emniyete bildirmedikleri gerekçesiyle 18 doktor hakkında açılan davanın duruşması Bakırköy 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, tutuksuz yargılanan 4 doktor ve avukatları katılırken, Adnan Oktar davasından tutuklu yargılanan sanık H.E.A. SEGBİS ile bağlandı.

Yeni Yaşam'ın haberine göre duruşmada tanık olarak dinlenen N.A., hastanede polis olarak görev yaptığını, kendilerine bildirilen çocuk yaşta gebeleri deftere kaydedip, onların ikamet ettikleri karakollara telefonla bildirim yaptıklarını, genelde yaşı küçük olduğu için bu kişileri çocuk büroya bildirdiklerini ve yaşı küçük olanların kendilerine bizzat teslim edilmediğini, doktorların tuttukları kayıtlar üzerinden bildirim yaptıklarını iddia etti.

Tanık N.A'nın ardından söz alan tutuksuz yargılanan sanık doktorlar ifadelerinde, çocukların gebe bırakılmalarına ilişkin bildirim yaptıklarını söyledi, yetkililerin işleme almadığını ifade ederek beraatlarını talep etti.

Mahkeme, E.V.K., H.E.A., İ.B., M.T.K., O.Y., Ö.A., Ş.Y.A., N.A. ve Y.C.’nin "kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" suçunu işlemediklerine hükmederek beraatlarına, C.İ., E.U., G.A., I.Ş.Y., İ.A.K., M.E.Ö., N.K., Ö.A. ve U.H.’nin "kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçunu işlediklerini, kasıtlarının bulunduğunun sabit olmadığına hükmederek beraat kararı verdi.

İDDİANAME 

Olayla ilgili soruşturma izni verilen 18 doktorun "kamu görevlisinin suçu bildirmemesi" suçundan 6 aydan 3 yıl altışar aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. 

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede 15 yaş altı gebelik tespiti yapan ve bildirim yapmadıkları iddia edilen doktorlar E.V.K., C.İ, N.A, Ü.H, N.K.A, Ö.A, I.Ş.Y, Ö.A, M.E.Ö. ve G.A'nın birden fazla vakayı bildirmedikleri gerekçesiyle “Zincirleme olarak kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçundan 6 aydan 3 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle cezalandırılmalar, birer vakayı bildirmedikleri anlaşılan doktorlar E.U, H.E.A, İ.A.K, İ.B, M.T.K, O.Y, Ş.Y.A, Y.C. için ise “Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi” suçundan 6 aydan 2'şer yıla kadar hapisleri talep ediliyordu. Hastanenin başhekimi A.Y.M. hakkında da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişti.

İddianamede hastaneye 15 yaş altı gebelik başvurusunun 51 olduğu, bunlardan 17’sinin bildiriminin yapıldığı, 34’ünün bildirilmediği, hastaneye başvuran söz konusu çocukların "cebir ve tehditle gebe kaldığına yönelik bir iddia ve delil olmadığı, yaş durumlarına göre suçların belirlenmesi ve ona göre de sorumluların yükümlülüğünün tespitinin gerektiği" değerlendirilmesinde bulunulmuştu. iddianamede bildirilmeyen 34 çocuğun çoğunun poliklinik kayıt sisteminde olup kadın doğum kliniğinde kayıtları bulunmadığı ifade edilmişti.


1 EKİM DURUŞMASI: "BİLDİRİM YAPTIK AMA İŞLEM YAPILMADI"

1 Ekim 2019 tarihinde görülen duruşmada savunma yapan doktorlar "Bildirim yaptık ancak işlem yapılmadı" demişti. Doğum Polikliniği doktoru U.H. savunmasında “Biz her türlü dirence rağmen yaşı küçük olan hastaların bildirimlerini yaptık. Sosyal Hizmetler ve polisi telefonla arayarak bilgi verdik. Hatta Suriye vatandaşı hastaların çok sayıda dosyası bulunduğundan işlem yapılmadığı bize bildirilmesine ve sözlü olarak bildirim yapmamıza gerek olmadığı söylenmesine karşın biz ısrarla bildirimlerimizi yaptık. Hatta epikriz raporlarında bildirim yapıldığı ancak işlem yapılmadığına dair not düştük" ifadelerini kullanmıştı.

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kadın Doğum Polikliniği'nde doktor olduğunu söyleyen E.V.K., “Gebeliğini bildirmediğim iddia edilen 2 hasta vardır. Bu hastalara ilişkin bildirim yaptığımız epikriz raporlarından anlaşılacaktır. Biz hastane polisine ya da sosyal hizmetler birimine haber vermemize rağmen tutanak tutulmuş ve hakkımda savcılık makamlarınca ifadem dahi alınmadan haksız yere dava açılmıştır. Kusurum bulunmamaktadır. Görevimi gereği gibi yaptım. Bu hastaların kayıtlarına ilişkin delilleri yazılı savunma dilekçe ekinde sundum. Bu nedenle üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” ifadelerini kullanmıştı.

ADIYAMAN: SOSYAL HİZMETLER VE EMNİYET SUÇU GİZLİYOR, SUÇLUYU KORUYOR

Hekimlerin savunmalarını Evrensel’e değerlendiren Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman, hekimlerin savunmalarında dile getirdiklerini ispatlayamayacak durumda olmadıklarını belirterek “Burada ortaya çıkan şey, özellikle o hastanedeki sosyal hizmetlerin ve bu konuyla ilgilenen emniyet yetkililerinin görevlerini yapmadıkları hatta suçu gizledikleri ve suçluları korudukları anlamına geliyor” demişti. "Çocuk gebeliği olağan hale getirilmeye çalışılıyor. Bu durum bizim açımızdan kabul edilemez" diyen ve çocuk gebeliklerinin kanuni olarak zaten ihbar edilmesi gerektiğini vurgulayan Adıyaman, “Biz hekim arkadaşlara yeniden bu ihbarı yapmaları için çağrıda bulunuyoruz. Suçlular hakkında bir an önce işlem yapılması gerekiyor” ifadelerini kullanmıştı.

ERDEN: 18 YAŞIN ALTI SUÇTUR, RIZA ARAMAK NE DEMEKTİR?

Evrensel'in sorularını yanıtlayan SES Eş Genel Başkanı Gönül Erden ise yaşananların iktidarın çocuklara dönük politikasının bir sonucu olduğunu, sorumluluğun birkaç sağlık çalışanına yıkılmak istendiğine dikkat çekmişti. Erden şöyle değerlendirmişti: "Elbette ki eksiği olan her kimse hesabını vermek zorundadır. Ancak bu iktidarın politikalarını aklamaz. İktidar bunu birkaç sağlık çalışanına yıkarak kendi sorumluluğundan kurtulamaz. Bugün çocuklara ilişkin defalarca yaptıkları açıklamalar, Aile Bakanlığının ‘Bir defadan bir şey olmaz’ diyerek istismarı cesaretlendiren yaklaşımı, devletin protokollerle çocuklara ilişkin sorumluluğunu vakıflara devretmesi, çocuklara ilişkin ‘15 yaşında evlenebilir’ gibi açıklamalar bugün yaşananların sebebidir. Bu politika değişmeden bu tabloyu da değiştiremeyiz. Bu yaşanan buz dağının yalnızca görünen yüzü. Hastanelere yansıyanı ve vakıflarda yaşananları görüyoruz sadece. Ayrıca hastanelerde yaşananlara ilişkin hazırlanan müfettiş raporlarında da bildirim zorunluluğunun ortadan kaldırıldığı ortaya çıkmıştı. Sağlık Bakanlığının ‘15 yaşın üstünde rıza varsa bildirim yapma’ demişti. 18 yaşın altı çocuktur; rıza aramak ne demektir?” (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

İspanya’da petrokimya endüstrisi bölgesinde patlama: 1 işçi öldü, 1 işçi kayıp

SONRAKİ HABER

İptal edilen basın kartları yeniden kullanımda

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa