13 Ocak 2020 14:52
Son Güncellenme Tarihi: 13 Ocak 2020 22:42

Ankara'daki tren faciası davasında üç sanıktan ikisi tahliye edildi

Ankara'daki tren faciası davasında, tutuklu yargılanan demiryolu çalışanları, sinyalizasyon başta olmak üzere ray ısıtma sisteminin çalışmamasından eğitim verilmemesine kadar ihmalleri sıraladı.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Sinyalizasyon sistemi olmamasına rağmen 24 Haziran seçimleri öncesinde açılan Yüksek Hızlı Tren hattında bir yıl önce meydana gelen 9 kişinin yaşamını yitirdiği tren faciası davasında 10 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme heyeti tutuklu sanıklar tren teşkil memuru Osman Yıldırım'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, hareket memuru Sinan Yavuz ve trafik kontrolörü Emin Ercan Erbey'in tahliyesine karar verdi. Tutuklu olarak yargılanan demiryolu çalışanları, sinyalizasyon başta olmak üzere ray ısıtma sisteminin çalışmamasından eğitim verilmemesine ve kulübede bayrak dahi bulunmamasına kadar ihmalleri sıraladı. Siyasi şov için tamamlanmayan hattı açan hükümetin ve TCDD'nin başındaki isimler ise yargılanmıyor.

Ankara'da bir yıl önce Yüksek Hızlı Tren ile kılavuz treninin çarpıştığı ve 9 kişinin yaşamını yitirdiği, 86 kişinin yaralanadığı facianın davası görüldü. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, hakkında "birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenen 3'ü tutuklu 10 sanık hakim karşısına çıktı. Faicada hayatını kaybedenlerin yakınları, yaralananlar ve Birleşik Taşımacılık Sendikası yöneticileri duruşma salonunu doldurdu.

Tutuklu sanıklar tren teşkil memuru Osman Yıldırım, hareket memuru Sinan Yavuz, trafik kontrolörü Emin Ercan Erbey ve tutuksuz sanıklar YHT Ankara Gar Müdür Yardımcısı Kadir Oğuz, Trafik Servis Müdür Yardımcısı Vekili Ergün Tuna, YHT Trafik Servis Müdürü Ünal Sayıner, YHT Ankara Müdürü Duran Yaman, Şube Müdürü Recep Kutlay, TCDD Trafik ve İstasyon Yönetimi Daire Başkanı Mükerrem Aydoğdu, TCDD Emniyet ve Kalite Yönetimi Daire Başkanı Erol Tuna Aşkın, ilk kez hakim karşısına çıktı.

“MAKASLARDA ISITMA SİSTEMİ VAR AMA ÇALIŞMIYORDU"

Trenlerin farklı raylara girmesini sağlayan makası değiştirmeyi unuttuğu için kazanın meydana gelmesine sebep olmakla suçlanan tutuklu sanık Tren Teşkil Memuru Osman Yıldırım, "Ben yaptığımı sanıyordum ama yapmamışım. Hat 2 üzerinden gitmesi gereken tren Hat 1'den gittiği için kaza oldu" dedi.

Makaslarda ısıtma sistemi çalışmadığı için makasların donduğunu belirten Yıldırım, M74 isimli makasın çalışmadığını ve kendisine bunun hiç gösterilmediğini söyledi. Mesai vermemek için gece saat 23.00'dan sonra çalıştırılmadığını aktaran Yıldırım, havanın soğuk olması, tek başına çalışması ve kendisine eğitim verilmemesinin hataya neden olduğunu söyledi: "Ben o gün tek çalışacağımı bilmiyordum. Saat 4-5 sıralarında, Eryaman’dan telsizlerde makaslarda don uyarısı geliyordu. Ben harekat memurunun talimatıyla 12. yolun makasını yapmaya çalışıyordum. Buz tutmuş ve makaslar donmuştu. Makaslarda ısıtma sistemi var ama çalışmıyordu. Makası yapmakta zorlandım. Harekat memuru 13. yoldan tren geleceğini söyledi. Onunla uğraştım ve yaptım. Bu sefer kaza yapan 11. yoldaki makası yapmaya gittim. Elim ayağım donmuştu. Saat 4-5’ten beri üşüyordum. Makaslama yaptım, herhalde tam kilitleme yapmadı. Kulübeye girdim. 11’in makasını yaptım. Tren önümden geçti ama hangi hatta olduğunu görmem mümkün değildi. Sonra kaza meydana geldi ve şoka girdim."

“UYARI BAYRAKLARI VE SİNYALİZASYON YOKTU”

Avukatı Mehmet Eker'in sorularını yanıtlayan Yıldırım, kulübenin M74 makasını görebileceği bir yerde olmadığını, ayrıca kulübede uyarı için kullanılan kırmızı ve yeşil bayrakların olmadığını belirterek teknik eksiklikleri ifade etti. Müşteki avukatlarının makasın düzgün değiştirildiğine ilişkin kontrol sistemini sorması üzerine Yıldırım, elektronik uyarı sistemi sinyalizasyonun olmadığını, sinyalizasyon sistemi olsa kazanın yaşanmayacağını vurguladı.

“SİNYAL SİSTEMİ OLMADIĞI İÇİN FARK ETME ŞANSIMIZ YOKTU”

Hareket memuru tutuklu sanık Sinan Yavuz, kendisinin treni sevk etmekle görevli olduğunu belirterek, kaza günü ilk iş olarak kılavuz trenini gönderdiğini anlattı. Yavuz, "Daha sonra Osman Yıldırım'dan teminat bekledim. Bir müddet sonra Yıldırım beni arayarak, M90 makasta kilitleme sesi gelmediği söyledi. Ben de gelmekte olan trene yavaş gelmesini söyledim. Tren içeri girerken teknik telefondan Yıldırım'ı aradım. Makasa buz sıkıştığını, temizlediği için sorun kalmadığını söyledi" dedi.

Ardından kılavuz trenin Eryaman'a geldiğinin bildirildiğini belirten Yavuz, sistem üzerinden onayı takip ettiğini ve trafik kontrolü aradıktan sonra makinisti arayıp saat 06.30 trenini gönderdiğini dile getirdi. Sinyal sistemi de olmadığı için fark etme şansı olmadığını belirten Yavuz, bu yüzden takip etme, hangi hattan gittiğini bilme imkanlarını olmadığını söyledi.

Tutuklu sanık trafik kontrolörü Emin Ercan Erbay, da oturduğu yerden makasın konumunu görmenin mümkün olmadığını anlattı: "Sinyalizasyon sistemi Sincan'da sona eriyor. Benim baktığım panoda trenlerin yönünü gösterir bir sistem yok. Olsaydı zaten bugün hiçbirimiz burada olmazdık." 

ISITMA SİSTEMİNİN ÇALIŞMADIĞINI KABUL ETTİ

Kazanın meydana geldiği 18.00-23.07 seferinde tek personelin çalıştığı nöbet olduğunu söyleyen YHT Ankara Gar Müdür Yardımcısı Kadir Oğuz ise Osman Yıldırım'ın eğitim almamasına ilişkin ise şunları söyledi: "Geldiği gün her iki yeri gezmiş ve çalışma prensiplerini öğrenmiştir. 30 sene görev yapan bir makasçıya görevini öğretemeyiz. Zaten böyle bir görevimiz de yok."

Makas ısıtma sisteminin çalışmadığını kabul eden Oğuz, "Ama makaslara müdahale etmek için gerekli her şey var. Makaslar elektronik kumandalı, bu nedenle duran makası çözeceksin diye bir şey söylemedik" dedi.

"SİNYAL SİSTEMİ EKSİKLERİ İLE BERABER ALINDI, GENEL MÜDÜRLÜK BİLİYORDU"

Sanık Trafik Servis Müdür Yardımcısı Vekili Ergün Tuna ise ifadesinde sinyalizasyon sisteminin olmadığını belirterek "Mart ayından sonra sistemin değiştirilmesine karar verildi. İlk etapta kabul edilen sinyal sistemi eksiklikleri ile beraber alındı. Bu durum genel müdürlük tarafından biliniyordu. Sistem TMİ şartlara göre çalışıyor ama TMİ olduğuna dair herhangi bir resmi belge görmedim" dedi.

Sanıklardan Osman Yıldırım'ın avukatının "İnşaatı tamamlanmamış hattın çalışma emrini kim verdi?" sorusuna sanık Tuna, "Emir 14 Mart 2018 tarihinde Genel Müdürlük yazısıyla verildi ve hat açıldı" dedi.

"İLAVE TEDBİR GEREKMEZ" SAVUNUSU

Duruşmada ifadesi alınan tutuksuz olarak yargılanan YHT Trafik Servis Müdürü Ünal Sayıner, bölge müdürlüklerine ikaz uyarı yazısı gönderdiklerini söyleyerek, "Burada eğitimsiz personel çalıştırmayın, makasları kontrol edin gibi ifadeler vardı. Genel müdürlük onayından sonra batıdan kabul ve sevk düzenlemesini gerçekleştirdik" dedi. Risk analizi yapılmadığına dair suçlamaya Sayıner, "Risk analizi yaptırdık. Risk analizi ile alınacak bir tedbir değil. Risk analizi kazayı önlemez. Kuralların olduğu yerde ilave tedbir gerekmez. Bu kurallara uyulmazsa kaza olur" şeklinde konuştu. 

"TRENLER ŞİMDİ KISMİ SİNYALİZASYON İLE ÇALIŞIYOR"

Trenlerin şuan kısmi sinyalizasyon ile çalıştığını ifade eden Sayıner, "Sinyal gelince de artık tehlike bitti anlamına gelmiyor. Yine kurallara uyulması gerekir. Suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi istiyorum" dedi.

"Kaza öncesi emniyet artırıcı tedbirler aldınız mı?" sorusuna sanık Sayıner, "Genel müdürlük emri tek tek sıralamıyorum. Yolcu peronlarının, kabul sevklerin belirlenmesini söylüyor. Bunlar yapıldı. Hatlar yeni yapıldığı için. Makas motorlarında numara yoktu. Numara koydurttuk" diyerek, yanıtladı. Sayıner, TMİ hükümleri esas alınarak uygulanan bir işletme sistemi olduğunu söyledi. 

"TUTUKSUZ SANIKLAR TERFİ ALDI"

"Bundan sonra mahkemenin YHT trafik müdürlüğünden isteyeceği belgeler sizin imzanızla mı gelecektir?" sorusuna ise mahkeme başkanının karşı çıkması üzerine sanık Sayıner cevap vermedi. İtiraz eden tutuklu sanık avukatları ise, "Savunma dilekçelerimi mahkemeye bildiremiyorum. Tutuksuz sanıklar terfi aldı hala çalışıyorlar. Delillerin karartıldığı noktasında bu soru önemli" dedi.

Ardından kazada yaşamını yitiren makinistlerin avukatı Adem Kaplan’ın "Söz konusu sinyalizasyon tamamlanmadan hatların trafiğe açılması noktasındaki tehlikeyi üstlerinize bildirdiniz mi?” sorusuna ise sanık Sayıner, "Bölge müdürlüğü trenleri işletmek zorunda. Böyle bir yükümlülüğüm yok" şeklinde yanıt verdi.

Tutuklu sanık avukatlarının sanık Sayıner'e, "Hareket memuru Sinan Yıldırım makinist tarafından arandı mı?" sorusuna "Hayır. Aranma zorunluluğu yok kurallarda" dedi. Bunun üzerine tutuklu sanıkların, "Peki şu anda aranıyor mu?" sorusuna sanık Sayıner yine "Hayır" yanıtı verdi.

BÖLGE MÜDÜRÜ SUÇU MAKASÇIYA YÜKLEDİ

Ardından tutuksuz yargılanan sanık YHT Ankara Bölge Müdürü Duran Yaman ifade verdi. Yaman, "Görevim hızlı tren hatlarının bakımı ve işletilmesidir. 250 km ile hız ile işletilen bir bölge. Bizim işletme sistemimiz genel müdürlük tarafından belirlenir" dedi. YHT'de iyi bir işletim sisteminin olduğunu ileri süren sanık Yaman, "Risk analizlerini genel müdürlük emri doğrultusunda yaptık. Biz hızlı tren olarak çok iddialıyız. Bunun bizde yarattığı travma çok yüksek. Kaza sonrası personele psikolojik destek aldırdık. Kazanın meydana gelmesinin sebebi makasçının makası yapmadığına rağmen yaptı demesinden kaynaklı" ifadelerini kullandı. Kazada bir sorumluluğunun olmadığını beyan eden Yaman beraatını talep etti.

"ÇOK İYİ İŞLEYEN YHT SİSTEMİMİZ VAR"

Tutuklu sanıkların avukatlarından Özey Akay'ın "Emniyet artırıcı ilave tedbirler aldınız mı? sorusuna sanık Yaman, "Risk analizi yapıldı. Ben servis müdürleri aracılığıyla önlemler alıyorum. Bunların hepsini nasıl ezberleyeyim. Çok iyi işleyen bir YHT sistemimiz var" diye cevap verdi. 

MÜŞTEKİLER: DEVAM ETSİN KONUŞMAK İSTİYORUZ

Sanık avukatlarından Erdem Elvan duruşmanın devam etmemesini talep etmesi üzerine müştekiler ile müşteki avukatları ve sanık avukatları arasından tartışma yaşandı. Müşteki Gökhan Candoğan, “Ben ölümden döndüm 13 aydır bu günü bekliyorum. Biz de konuşmak istiyoruz" dedi.

İfadesi alınan sanık Şube Müdürü Recep Kutlay, kazada bir sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek beraatını talep etti. 

"SİNYAL SİSTEMİ GELECEK DENDİ GELMEDİ"

TCDD Trafik ve İstasyon Yönetimi Daire Başkanı Mükerrem Aydoğdu ise, "Bir hat açılışına ya da kapanmasına trafik dairesi karar vermez. Uzaktan kumanda ile hazırlanan makaslar uzaktan kontrol edilemiyor. Bunu kendi aramızda konuştuk. Her makas başına bir personel koyabilir miyiz diye. Ama sadece Ankara-Sincan arası 200 makas var. Biz de ilaveli bir kilit tertibatı kurduk" dedi. Gerekli tedbirlerin neden alınmadığına dair de konuşan sanık Aydoğdu, "Olayın olduğu akşam toplantı alıyorduk. Genel müdürlüğün söylediği söz ne olursa olsun yapmak gerekir dedi bazı arkadaşlar. Ben farklı baktığımı söyledim. Her olayda o ana ilişkin tedbirleri geliştirirseniz personelin alıştığı kuralları bozarsınız. Var olan ilkelerimiz temeldir ve bozulmaz. İlk düzenlemeyi yaptığımız andan kaza olana kadar, yaptığımız hiçbir düzenlemeye dair bir tane dahil ne yazılı ne sözlü bir talimat gelmedi" diye aktardı. 

"BANLIYÖ SİSTEMİYLE ÇARPIŞMA RİSKİ ORTAYA ÇIKTI"

Sanık Aydoğdu, kendisinden önce sanıkların verdiği ifadelerde "Sinyalizasyon sistemi olsaydı kaza olmazdı" sözlerine ise, "Hayır gelişen teknoloji önlemeye dönük. Tüm sistemleri hem Türkiye'de hem yurt dışında yerinde gördüm. En üst düzey sinyal sisteminde bile sıfır risk diye bir şey yok. Riski azaltma vardır" şeklinde konuştu. 

Banliyö tren sistemi açılmadan önce sadece hızlı tren sisteminin olduğunu aktaran Aydoğdu, banliyö sistemi başlayınca trenlerin çarpışma riskinin ortaya çıktığını ifade etti. Bu şartlarda söz konusu kazanın yaşandığı hattın açılmaması gerektiği kanaatinde olduğunu belirten Aydoğdu, "Genel müdür emriyle hat açılacak denildi ve açıldı" dedi. 

"SİNYAL SİSTEMİ GELECEK DENİLDİ GELMEDİ"

Ardından tutuklu sanık Osman Yıldırım’ın avukatının, "Makas bölgesinde çarpışma riski varsa hattı işletmeye kapatma yetkisi kimde?" sorusuna sanık Aydoğdu, "Bölge müdürlüğünde" diye yanıt verdi. Müşteki avukatı Adem Kaplan'ın, “neden risk önlemi alamadınız” sorusuna ise, Aydoğdu, banliyö hatları açıldıktan sonra genel müdürlük tarafından bir ay içerisinde sinyal sisteminin geleceğinin söylendiğini ancak gelmediğini anlattı. 

Sanıklardan TCDD Emniyet ve Kalite Yönetimi Daire Başkanı Erol Tuna Aşkın kural hatası yapmadığını belirterek, bilirkişi heyetinin yetersiz olduğunu ve yeni bilirkişi heyetinin atanmasını istedi. Aşkın beraatını talep etti. 

MÜŞTEKİLER: ŞİKAYETÇİYİZ

Sanıkların ifadelerinin ardından, kazada yaralanan Yusuf Özdemir müşteki olarak söz aldı. Kaza günü YHT'nin 4'üncü vagonunda yer aldığını ifade eden Özdemir, "Trendeki koltuklardan kaynaklı çok büyük yaralanmalar oldu. Ben de dizimden yaralandım. Şikayetçiyim" dedi. 

Kazada yaşamını yitiren Tahsin Ertaş'ın eşi ve oğlu Ahmet Ertaş da şikayetçi olduklarını söyledi.

"ARKASINDA KİMSE YOK DİYE TUTUKLU"

Ardından iddia makamı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.  

İddia makamına karşı çıkan tutuklu sanık Sinan Yavuz'un avukatı Erdem Elvan, "Devlet demiryolları yüksek kademedeki yöneticileri burada olmadan bu yargılama devam edemez. Çorlu tren kazasında kimse tutuklanmadığı için burada ceza vermeye kalkıyorlar. Toplumsal baskıdan korkuyorlar. Arkasında kimse yok diye tutuklu” dedi. Elvan müvekkili tutuklu sanık Yavuz'un tahliye edilmesini istedi.  

Sanık Emin Ercan Erbey avukatı Özay Akar ise, "İlk tutuklama gerekçesinde kamuoyunu yatıştırmak, infial yaratmamak gibi gerekçeler kullanılıyor. Bu şekilde bir şart CMK'da neden olarak sayılmıyor. Sırf o gün görevde diye müvekkilimin tutuklanması ve gerekçenin bu gösterilmesi hukuk adına utançtır. Esas infial mahkemeden kaçırılanlardır. Tutukluluk halinin devam etmesine karar verecekseniz toplumun ve bizim vicdanımızı rahatlatacak bir gerekçe sunun. Tahliyesini talep ediyorum" şeklinde konuştu.

İKİ SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Osman Yıldırım'a 5 günlük eğitimin verilip verilmediğinin araştırılması için gerekli yerlere bildirilmesini istedi. Mahkeme heyeti tutuklu sanıklar tren teşkil memuru Osman Yıldırım'ın tutukluluk halinin devamına karar verirken, hareket memuru Sinan Yavuz ve trafik kontrolörü Emin Ercan Erbey'in tahliyesine karar verdi.

Bir sonraki duruşma 24 Ocak tarihine ertelendi.  (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

İnşaat Mühendisleri Odası: İstanbul’un en önemli gündemi Kanal İstanbul değil deprem

SONRAKİ HABER

Deprem sonrası Elazığ ve Malatya’da SGK prim ödemeleri 30 Nisana kadar uzatıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa