13 Ocak 2020 12:50

İranlı Yazar Rahmani: İran’da halk hareketi yeni bir ivme kazanacak

İranlı Yazar Bahram Rahmani: Kasım Süleymani’nin ölümünden sonra yaşanan gelişmeler sonucu İran'da halk hareketi yeni bir ivme kazanabilir.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Murat KUSEYRİ
Stockholm

İran PEN ve İran Yazarlar Birliği eski Başkanı Yazar Bahram Rahmani, ABD ve İran arasında General Kasım Süleymani’nin ölümünden sonra yaşanan gelişmelerin ve ABD’nin yeni yaptırımlarının sonucu İran’da halk hareketinin yeni bir ivme kazanacağını söyledi.

Evrensel'e İran’daki son gelişmeleri yorumlayan Rahmani, Irak’ta ABD tarafından öldürülen Süleymani’nin doğrudan Hamaney’e bağlı olarak Irak, Suriye, Afganistan, Pakistan ve Yemen gibi ülkelerde İran’ın politikasına yön vermesinin yanı sıra hem Irak hem de İran’da zam ve yolsuzluklara karşı ortaya çıkan kitle eylemlerinin bastırılmasında da büyük rol oynadığını hatırlattı: “Bazı medya ve insan hakları kuruluşlarının belirlemelerine göre bin 500 kişiyi öldürdüler. Binlerce kişiyi yaraladılar. Hastaları hastaneden toplayarak cezaevlerine attılar. 10 bini aşkın gösterici tutuklandı, göz altına alındı.”

"SÜLEYMANİ’NİN ÖLÜMÜNÜ FIRSATA ÇEVİRMEYE ÇALIŞTILAR"

Rahmani, Hamaney ve İran Hükümeti’nin Süleymani’nin ölümünü bir fırsata çevirmek istediğini ama bunu başaramadığını şu ifadelerle dile getirdi: “Hükümet, halkın sokaklara çıkması ve cenaze törenlerine katılması için elinden gelen her şeyi yaptı. Büyük kitle eylemleri ve kalabalık cenaze törenleriyle ABD ve diğer Batılı ülkelere ‘halk bizim yanımızda’ görüntüsü vermek istedi. Tahran’da 12 milyon insan yaşıyor. Bunlardan ne kadarı sokaklara çıktı? Görüntüler ve medyada çıkan haberlerde birkaç yüz bin kişinin sokaklara çıktığı görülüyor. Bunların arasında gösteriye katılmaya zorlanan memurlar, öğrenciler ile Pastaran (Devrim Muhafızları) ve Besiç gibi askeri örgütlerin elemanları var. İşçiler, memurlar ve sıradan halk bu gösterilere katılmadı.”

"SOKAĞA ÇIKANI ÖLDÜRÜRÜM" SÖZLERİ HAFIZALARDA

Süleymani’nin halkın, hükümet karşıtı protesto eylemleri yaptığı sırada “Rehberimin (Hamaney) gözünün yaşını görsem sokaklarda yüz binleri öldürürüm” demesinin yoksul İran halkının hafızasına kazındığını söyledi.

Rahmani, Hamaney ve Mollllar için Süleymani’nin öldürülmesinin büyük bir kayıp olduğunu söyledi: “İran Şiilerin yaşadıkları bölge ve ülkelerde egemen olmak istiyor. Süleymani 40 senedir bu işi yapmaya çalışıyordu.  İstediği her şeyi yaptı. Kimsenin ona karşı çıkacak gücü yoktu. Bu yüzden Hameney onun ölümüne ağlıyor. Çünkü sağ kolunu kaybetti. İran’ı tek kişi yönetiyor. Anayasa ve yasalarda yazılanlar önemli değil. Her şeye Ali Hamaney karar veriyor. Cumhurbaşkanı Ruhani ve hükümet onun dediklerini yapmak zorunda. Zaman zaman bu iki kesim arasında çelişkiler de ortaya çıkıyor. Ama halk hareketine karşı tavır söz konusu olduğunda her iki kesim de bir araya geliyor. Eylemleri kanla bastırıyor.”

İran’da halkın ekonomik güçlükler ve geçim sıkıntısı içinde yaşadığına ve yoksullaşanların sayılarında belirgin bir artış görüldüğüne dikkat çeken Rahmani, halkın ve işçilerin yaşam koşullarının güçlüğüne şu ifadelerle dikkat çekti: “Bir işçi bir aylık maaşıyla ancak bir kilo et satın alabiliyor. Bu yıl 3 milyon çocuk yoksulluktan dolayı okula başlayamadı. İran’da her şey paralı olduğu gibi okullar da paralı. Halkın çocuklarına giysi, kitap ve defter alacak ekonomik gücü yok.”

İRAN HALKI SÜLEYMANİ’Yİ ELİ KANLI BİR ZALİM OLARAK GÖRÜYOR

Rahmani, İran halkının Süleymani’yi nasıl gördüğünü ve öldürülmesini nasıl değerlendirdiği sorusunu şöyle yanıtladı: “Zamlara karşı yapılan gösterilerde 16 milyon kişinin sokaklara çıktığı tahmin ediliyor. Karakolları, bankaları, devlet binalarını ve dinci merkezleri yaktılar. Dikkat edilirse devletin güvenlik güçlerine, sermayeyi temsil eden bankalara ve İslami rejimin merkezlerine saldırdılar. Tüm bunlar halkın hükümet ve sistemi istemediğini gösteriyor. Ülkenin güneyindeki Ahvaz halkı; emekliler, öğretmenler, öğrenciler, kadınlar işçiler ve onların örgütleri hükümete karşı. Bunların büyük çoğunluğu laikliği savunuyor. Aralarında dinin etkisinde olanlar çok az.  Ülkeyi gerçekte yöneten Hamaney, Süleymani ve Pastaranlar. Cumhurbaşkanı Ruhani ve hükümet tedarikçi. Yani onlar ülkeyi yönetmiyor. Hamaney’in emirlerini yerine getiriyor. Hameney’in vurcu gücü ve eylemlerinin bastırılması ve göstericilerin katledilmesi emrini veren Süleymani’ydi. Halk onu eli kanlı bir zalim general olarak görüyor.”

 "REJİM, ABD İLE ANLAŞMAK İSTİYOR"

İran’ın birçok açıdan çok güç durumda bulunduğunu söyleyen Rahmani, “Rejim, Süleymani’nin katledilmesini halkın mücadelesini engellemek için kullanmaya çalışıyor. Milliyetçi ve şoven propagandalar yapıyor. Ama el altından Trump ve ABD ile anlaştı. Ali Hamaney, ABD ile ilişkiye girmek istiyor. Ama rejim içinde buna karşı olan kesimler olduğu için bunu yapması çok zor. Saldırıdan önce Irak aracıyla ABD’ye haber verdi. Füzeleri bilinçli olarak ABD askerlerinin ölmeyeceği şekilde fırlattı. Uçaktaki masum insanları katletti. Şimdi 80 ABD askerini öldürdükleri yalanını söylüyorlar. Halk tüm bu olanların farkında. Tek bir ABD askerinin bile öldürülmediğini biliyor” şeklinde konuştu.

"REJİME TEPKİLER DÖNÜŞMEYE BAŞLADI"

İran Yazarlar Birliği eski Başkanı Yazar Bahram Rahmani, uçağın İran tarafından düşürüldüğünün açığa çıkmasından sonra İran rejimine yönelik halk tepkisinin eylemlere dönüşmeye başladığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “İran hükümeti tam bir çıkmaz ve büyük bir krizin içinde. ABD’ye gerçek bir saldırıyı göze alamaz. İran’da 10 milyon işsiz var. Bunların yüzde 50’si üniversite mezunu ve iş bulamıyor. İş için gösteriler yapıyorlar. Hükümet hiçbir taleplerini kabul etmiyor. Bunlar yeniden sokaklara çıkacak çünkü başka bir alternatifleri yok. İnsanlar evde açlıktan öleceğime sokakta gösteri yaparken öleyim diye düşünüyor. İran’ın kitlelerin sorunlarını çözme gücü ve isteği yok. Ülke ekonomik, siyasi ve diplomatik bir krizin içinde. Rusya ve Çin’den medet umuyor. Ama bu ülkelerin rejime yardım etmeleri pek kolay değil ve böyle bir niyetleri de yok.”

İRAN'DA KATLİAMLARI SÜRDÜRECEK YÜZLERCE SÜLEYMANİ VAR

İran devletinin Süleymani’yi bir kahraman gibi gösterme çabalarının sonuçsuz kalacağını söyleyen Rahmani, “Süleymani sadece hakları için sokaklara çıkan halka saldırı emirleri vermekle yetinmedi. Irak Kürdistan'da son 30 yıl içinde öldürülen 500 civarında Kürdün ölümünden birinci derecede sorumlu. Katlettikleri arasında İran Komünist Partisi, Kürdistan Demokrat Partisi'nin 100 civarında üyesi var. Avrupa'da katledilen onlarca Kürt ve devrimcinin ölüm emrini veren ve planlayan da Süleymani. O öldü ama İran'da onun yerini alacak ve katliamları sürdürecek yüzlerce Süleymani var” şeklinde konuştu.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Mersin’de Ginko Bilim Atölyesi: Karanlıkların içinde ışık

SONRAKİ HABER

Irak’ta sokaklar boşalmıyor, binlerce öğrenci Tahrir’e yürüdü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa