11 Ocak 2020 14:41

Bornova'da gazetecilik paneli: İşsizlik ve baskıya karşı sendikal örgütlenme

Bornova Belediyesi, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla "Siyaset, Toplum ve Teknoloji Işığında Değişen Gazetecilik" paneli ve sergisi düzenledi.

Fotoğraf: Evrensel

Nuray ÖZTÜRK
İzmir

Bornova Belediyesi, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında dün Bornova Nikah Sarayı'nda "Siyaset, Toplum ve Teknoloji Işığında Değişen Gazetecilik" paneli ve sergisi gerçekleştirdi.

Panelde açılış konuşmasını CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel yaparken, Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit Ataberk, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen ve Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı Halil İbrahim Hüner sunum yaptı.

Konuşmalarda baskı, sansür, işten atma ve ekonomik zorluklara karşı sendikal örgütlenmenin önemine dikkat çekilirken, teknolojinin etkisiyle değişen gazetecilik ve buna uygun örgütlenme biçimlerinin altı çizildi. Yerel gazeteciliğin önemi vurgulandı ve belediyelere yerel gazeteciliğe destek çağrısı yapıldı.

“CEMİYET TARZI ÖRGÜTLENMELER YETERSİZ”

Aynı zamanda eski bir gazeteci olan milletvekili Atilla Sertel, konuşmasında rakamlarla gazete ve gazeteciliğin durumunu ortaya serdi:

“11 bin 157 gazeteci işsiz, 12 bin gazeteci davalarla boğuşuyor, 3 bin 804 gazetecinin basın kartları iptal edilmiş durumda. Tutuklu gazeteci sayısı 91. Sadece 2019 yılında 59 gazeteciye toplam 200 yıl ceza kesildi. 200'e yakın gazeteci hakkında yakalama kararı çıkarıldı. 1960’lı yıllarda ekonomik açıdan gazeteci özgürdü, sendikal açıdan haklarını koruyacak bir örgütlenmeye sahipti. Bugün durum tersine döndü. Gazeteciler terzi kendi söküğünü dikemez noktasında. Sendikal özgürlükler, örgütlenme, hak ve adaletten bahsediyor ama kendi gerçeğini değiştirmek için örgütlenme ve mücadelede yetersiz kalıyor.”

Hürriyet’te yaşanan işten atmaları hatırlatan Sertel, cemiyet ve birlik şeklinde örgütlenmelerin yetersiz kaldığını söyleyerek, “Asıl örgütlenme sendikal alanda yapılmalı” diye konuştu.

Gazetelerin ayakta kalmasının zorluğu ve ücretlerin düşüklüğüne de değinen Sertel, özellikle yerel medyanın güçlendirilmesi için belediyeler başta olmak üzere yerel güçlere büyük görevler düştüğünü söyledi.

"DURUM BUYSA REJİMİN ADI BELLİDİR"

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, “Basın özgürlüğü sıralamasında 180’de 150'nci olmak. Bunda netiz ama tutuklu gazetecisi sayısını tam olarak bilemiyoruz. Dün ne olur, bugün ne olacak bilemiyoruz. Bu siyasi panoramayı da ortaya koyuyor. Dünyada cezaevindeki gazeteci sayısı bakımından Çin’den sonra ikinci ülkeyiz. 16 yılda tutuklu gazeteci sırlamasında dünya birincisi olmuşsak, işsizlikte en gelişkin sektör yüzde otuz ile basın sektörüyse, yerel medya ayakta kalmak için birleşmek zorunda kalıyorsa, kanının son damlasına kadar kullanıyorsa, resmi ilan Demokles’in kılıcı gibi kullanılıyorsa ülkedeki rejimin adı bellidir” diye konuştu.

Yerel medyanın bilgiye ulaşmak çok önemli bir noktada durduğunu söyleyen Dikmen, “Sosyal belediyeciliğin toplumun yaralarına çözüm olması gerekiyorsa, yerel basın, basın özgürlüğü için elini taşın altına koymalıdır. Belediyeler, böylesi baskı ortamındaki gazeteciliğin doğru ve objektif sürdürülebilmesi için destek olmalı” diye konuştu.

Dikmen, teknolojik gelişmelerin gazeteciliği kavramsal olarak da değiştirdiğini söyleyerek, “Gelişen iletişim teknolojisinin büyük hızını teknolojik olarak yakalasak da düşünsel açıdan ortaçağda kalıyoruz. Yeni teknoloji haber alma sürelerini de değiştirdi. Haber doğrulama diye gazeteciliğin etiği vardır. Haber doğrulanır, taraflara söz hakkı tanınır, editöryal süreçten geçer, redakte edilir. Bu da zaman alır. Ancak şimdi anında habere ulaşma açlığı var. Bunun da sakıncaları var, Yeni teknoloji haber alma biçimini değiştirirken güvenilirliğini de sarstı” dedi.

İnternet gazeteciliğine değinen Dikmen, “Gazetecilik farklılaşıyor, dolayısıyla toplumda bundan etkileniyor. Bilgi farklı teknolojilerle ulaşmaya devam edecek, yöntem ne olursa olsun gazetecilik hep kalacak. Ama nasıl gazetecilik sorusunu sormamız gerekiyor hem meslektaşların hem de toplumun” diye konuştu.

"SENDİKALAR YENİ DURUMA AYAK UYDURMALI"

Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Ümit Atabek de 10 Ocak’ın tarihsel sürecini hatırlatarak, “Çalışan gazeteciler, patronlara karşı eylem yapıyor ve üç gün gazeteleri kendi çıkartıyor. Gazetecilerin finansmanını kendi sağladığı gazeteler çıkarmak mümkün müdür sorusuna da yanıttır bu. Bu deneyim, bu tarihsel güçten öğrenmek önemli. 9 Eylül Gazetesi, böyle bir tarihsel geçmişe sahip çıkması açısından önemlidir” dedi.

İstatistiklerin önemli olduğunu söyleyen Atabek, “70 meslekte iş bulabilme kapasitesi bakımından iletişim mezunlarının oranı yüzde 42. Hukukta yüzde 70, mühendislikte yüzde 58… İletişim mesleklerinin durumu sadece o alana özgü sorunlar barındırmıyor, diğer mesleklerde de durum aynı” diyerek işsizlik gerçeğine bütüncül yaklaşmak gerektiğini vurguladı.

Mesleklerin teknolojideki yakınsamayla birbirine yaklaştığını söyleyen Atabek, “Şimdi sadece gazeteci olarak tarif edemiyoruz. İletişim meslekleri diye tarif eder hale geldik. Meslek örgütleri de bu duruma göre kendisini yenilemek zorunda. Daha güçlü meslek örgütlerine ihtiyaç var” diyerek ABD'de kurulan İletişim İşçileri Sendikası örneğini verdi.

ÖRGÜTLENMEYE ÇAĞRI

Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı Halil İbrahim Hüner de örgütlenme, çalışma koşulları ve gazetelerin içinde bulunduğu ekonomik duruma dikkat çekti.

Bakanlığın filtre uygulamasının değişen gazeteciliğe uygun örgütlenmenin önüne geçtiğini söyleyen Hüner, güç olmadıkça bu sorunun aşılamayacağına vurgu yaptı.

Özellikle belediye basın bürolarında çalışanların mobinge maruz kaldığını ifade eden Hüner, örgütlenme koşullarının yaratılabilmesi için basın özgürlüğünden yana olan belediye yönetimlerine çağrı yaptı. Hüner, yerel basının önemine değinerek, okuyuculara “bir ekmek yanına bir gazete alarak” gazetelere sahip çıkma çağrısı yaptı.

Bornova Belediye Başkanı Mustafa İdug ise tutuklu gazeteci sayısına dikkat çekerek, “Türkiye’de düşünce özgürlüğünün sorumlusu gazeteciler değil siyasilerdir. Doğru tarafsız ilkeli bir gazetecilik anlayışının hakim olmasını istiyorsak sorumluluk almalıyız. 16 yıldır gazetecilik adına olumlu bir tablo yok. Bunun değişmesi için asıl siyasilere görev düşüyor. Bornova Belediyesi olarak bu konuda üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz” dedi.

Reklam