10 Ocak 2020 16:50

Bakanlardan nafakanın sınırlandırılması açıklaması

Kadına şiddetin arttığı ve kadınların şiddet cenderesinden kurtulmasının çok tartışıldığı günlerde Adalet Bakanı ve Aile Bakanından nafaka açıklaması geldi: Süresiz nafaka sürdürülebilir değil.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Yoksulluk nafakasının kaldırılması ya da sınırlandırılması ile ilgili tartışmalar devam ederken Adalet Bakanı ve Aile Bakanından açıklamalar geldi.Adalet Bakanı Abdulhamit Gül “Süresiz nafaka sürdürülebilir bir konu değil” diye açıklama yaparken Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da “Adalet Bakanlığımız ile beraber optimal bir çözüm bulmak için tüm taraflarla istişarelerimizi sürdürüyoruz” dedi.

Gazete ve televizyonların Ankara temsilcileriyle bir araya gelen Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, nafaka tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gül, “Süresiz nafaka sürdürülebilir bir konu değil. Yeni mağduriyetler yaratmayacak şekilde,ortak uzlaşıyla bir çözüm bulunmalı” diye konultu.

Gül’ün açıklamasının ardından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da bir açıklama yaparak nafaka konusunda tüm tarafları dinlediklerini söyledi ve şöyle konuştu: “Türkiye’de nafaka ortalaması 270 lira, bu da çoğu zaman ödenmiyor. Nüfus yoğunluğu olarak bakıldığında kadınlar daha mağdur. Ama biz bu konulara kadın-erkek olarak değil, hak ve hukuk temelli bakıyoruz. Sistemde yüzde 10’luk kesim mağdur olduysaona da çözüm bulmamız gerekiyor. ‘Nafaka süresiz olmasın’, ‘minimum iki yıl maksimum evli kalınan süre olsun’ gibi değişik alternatifler konuşuluyor. Adalet Bakanlığımız ile beraber optimal bir çözüm bulmak için tüm taraflarla istişarelerimizi sürdürüyoruz.”

KADIN ÖRGÜTLERİ VE HUKUKÇULAR UYARIYOR: NAFAKAYI KALDIRMAK KADINLARI ÇARESİZLİĞE SÜRÜKLER, ŞİDDETE MAHKUM EDER

Nafaka hakkının kısıtlanmak istenmesiyle ilgili tartışmalarda kadın örgütleri, hukukçular ve hak savunucuları defalarca kez uyarılarını sıraladı. Bu itirazlar özetle şunlar:

  • Kamuoyu nafaka konusunda yanlış bilgilendiriliyor.Tekil mağduriyetler yasa değişikliğine dayanak yapılmak isteniyor.
  • Türkiye’de nafaka zaten sınırsız değil, sınırlandırıldığı haller yasada çok açıkça ve yeterli şekilde ifade ediliyor.
  • Nafaka hakkını tanımlayan yasada bir sorun yok, yasanın uygulanmasında sorunlar var. Bu sorunlar da erkekleri değil, kadınları mağdur ediyor.
  • Kadınların iş gücüne katılma oranının yüzde 35’lerde kaldığı, kadın yoksulluğunun her geçen gün derinleştiği bir ülkede eşitsizliğin ürettiği yoksulluk konuşulmadan nafakanın tartışılması, son derece sakıncalı sonuçlara neden olur.
  • Kadınların iş gücüne katılımı eşitsiz, çalıştığı iş kayıt dışı, düzensiz ve güvencesizken ev içi ücretsiz emek ve bakım emeği ve eğitim öğretim alanındaki eşitsizlikler çözülmemişken, nafaka konusunda yasada kadınlar aleyhine bir düzenleme yapılması kabul edilemez.
  • Kadınlar için sosyal güvenlik mekanizmalarının çok sınırlıolduğu bir sistemde nafakayı sınırlamak, kadınların boşanma ile düşecekleri yoksullukla onları baş başa bırakmak anlamına gelir.
  • Evliliğin bitmesinin ardından, hayatın her alanındaki eşitsiz koşullar nedeniyle yoksulluk kadın için kaçınılmaz bir sonuç oluyor.Nafakayı sınırlandırmak pek çok kadını sadece sosyal yardımlara muhtaç edecek ya da kadınlar boşanmanın ardından hayatını sürdüremeyeceğini düşüneceğinden boşanmadan vazgeçmek zorunda kalacaklar. Bu da kadınları mutlu olmadığı, belki de şiddet gördüğü, ölüm tehdidi altında olduğu bir evliliğe mahkum edecek. (HABER MERKEZİ)

 

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Çolak: Yerli ilaç için çıkılan yolun sonu tekelleşmeye vardı

SONRAKİ HABER

ABD Venezuela'ya ait 15 uçağı kara listeye aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa