10 Ocak 2020 01:00

Biyolojik evrimden insanlık tarihi seyrine: Tüfek, mikrop ve çelik

Yazarın bütün kitap boyunca en çok üstünde durduğu, sık sık bahsettiği şey bu tarım devrimi ve orada yetişen yiyeceklerdir.

Paylaş

Yusuf GİDER

Çukurova Üniversitesi

Hikâyesi Papu Yeni Gine’de başlayan ve bir nevi hâkim tarih anlayışının reddiyesi olarak kabul edilebilecek ufuk açıcı bir başyapıt. Avrupalılar tarafından sömürgeleştirilen ve ancak 1975’te bağımsızlığını kazanmış bir ülke olan Papua Yeni Gine’de Jared Daimond, siyasi olarak çalkantılı bir dönemde ismi öne çıkan ve tesadüfen karşılaştığı Yali isimli bir siyasetçinin kendisine sorduğu “ Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var, bunları neden getirdiniz ve biz siyahların kendi kargosu neden bu kadar az? ” sorusuna o gün ikna edici bir cevap veremediğinden ve bu kitabın Yali’nin sorusuna cevabı olduğunu söyler.

NEDEN AVRUPALILAR AMERİKA’YI KEŞFETTİ DE, AMERİKALILAR AVRUPA’YI KEŞFETMEDİ?

Kitabın yazıldığı tarihlerde yoğun olan ve günümüzde hala devam eden ırkçıların kullandığı “biyolojik olarak beyazların siyahlardan üstün olarak yaratıldı” gibi ırkçılığa uydurulan kılıflara ve dolayısıyla Amerikan yerlilerinin sömürgeleştirilmesini meşrulaştıranlara bilimsel, doyurucu ve ikna edici cevaplar vermektedir. Cevabı, insanlık tarihi olarak 13.000 sene öncesinden bugüne; dünya tarihi açısından da varoluşuna kadar giden “Neden Avrupalılar Amerika’yı keşfetti de, Amerikalılar Avrupa’yı keşfetmedi?” sorusu, kitabın ana çerçevesidir denilebilir. Jared Diamond, kitabın ana çerçevesini oluşturan bu sorunun cevabını da öldürücü silahlar olarak kullanılan tüfek, mikrop ve çelik olarak vermektedir. Peki, ama bu silahlara ilk ulaşanlar neden Amerikalılar değil de Avrupalılar oldu?

İNSAN EVRİMİ

Jared Daimond, günümüzde hala tartışılan canlıların, bilhassa insanların evriminin kökeninden başlar işe. İlk insansıların Afrika’dan çıkıp bütün dünyaya yayılışlarını ve bu yayılışın nedenlerini, coğrafyanın insan fiziğinin evrimindeki etkilerini ve bulundukları çevre koşullarıyla uyum sağlama biçimlerinin günümüzdeki yansımaları üzerinde oldukça tatmin edici ve bilimsel verilere dayanan bilgiler verir. 

Yazar insanlığın evrimini incelerken coğrafya ve iklimin yanı sıra icatların ve keşiflerin etkileri üzerinde önemle durur. Ateş’in keşfi ne kadar insanın biyolojik evrimi üzerinde etkisi varsa aynı şekilde yazının da insanın kültürel evriminde bir o kadar önemli bir yeri vardır. İlk kez Sümerliler tarafından icat edilen ve habersiz bir şekilde dünyanın başka taraflarında da icat edilen yazının insanın gelişimi için icat edilmiş en büyük şeylerden bir tanesidir ve bugüne kadar yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Yazı ile beraber edebiyat, sanat, tarımcılık, ticaret, tarih ve bilim çok hızlı bir ilerleme göstermiştir. Aynı zamanda insanların çevre koşullarıyla uyum sağlarken kullanmak zorunda kaldıkları alet ve icatların oluşum nedeni ve günümüzdeki icatlar ile bağlantısını da bize verir. Yaygın olarak kullanılan “ihtiyaç icadın anasıdır” cümlesini reddederek “icat ihtiyacın anasıdır” der. Bu durumu tüketim toplumları için, icat edilen ve bir ihtiyaç olmayan şeyin insanların nasıl ihtiyacı haline getirildiğini, avcı-toplayıcı toplumlar için ise av kemiklerinden ya da çevreden yararlanarak icat ettikleri şeylerin çevreye uyum sağlama için nasıl bir ihtiyaç haline geldiğini anlatır.  

 

MEDENİYETLERİ OLUŞTURAN DEVRİM: TARIM DEVRİMİ

Avcı-toplayıcı toplumların yaşam biçimlerinden günümüz medeniyetlere ulaşılmasındaki en önemli devrim tarım devrimidir. Yazarın bütün kitap boyunca en çok üstünde durduğu ve dünya tarihine yön vermiş en önemli şey olduğu için sık sık bahsettiği şey bu tarım devrimi ve orada yetişen yiyeceklerdir. Bereketli Hilal (Türkiye’nin güneyinden başlayarak Lübnan, Mısır’ı da içerisine alan bölge) şuan günümüzde kullandığımız besin ürünlerinin büyük çoğunluğunun ilk üretilmeye başlandığı yerdir ve şehirleşmenin ilk başladığı yerlerdir. Bu durumun Avrupa, Mısır, Mezopotamya ve Asya medeniyetlerinin ortaya çıkmasına ve hızla gelişmesine nasıl neden olduğunu ve ardından madenciliğin, toplumsal yaşam biçimlerinin ve üretim biçimlerinin nasıl şekillendiğini ince ince işlemiştir. 

DEVLETLERİN OLUŞUMU VE SÖMÜRGECİLİK

Tarım devrimi ile beraber üretimdeki fazlalık ve nüfustaki fazlalık arasındaki kolerasyonun nelere yol açabileceğini ve bunun Dünya tarihini nasıl şekillendirdiği, kitabın en can alıcı noktalarından bir tanesidir. Jared Daimond, sosyal bir varlık olan insanların bir arada yaşayıp, nüfuslarının artmasından sonra kabilelilikten şefliğe, şeflikten bürokrasiye ve devlete neden ve ne şekilde geçtiğine de değinir. Bunun yanı sıra köleleşmenin ilk nasıl başladığı, dinin oluşumu, dinin devlet üzerindeki etkisi, devletin çalışma şeklini ve evrimi konusuna da değinir.

AMERİKA’NIN KEŞFİ, SÖMÜRGECİLİK VE SERMAYENİN İLKEL BİRİKİM SÜRECİ

İnsanlık tarihinin en büyük soykırımlarından birisi Avrupalılar tarafından Amerika’nın keşfinden sonra gerçekleşmiştir. Mikropların bir silah olarak kullanıldığı ve Aztekler’in neredeyse yarısından fazlasının ölümüyle sonuçlanan bir keşif. İspanyol denizci Hernan Cortes keşiften sonra 600 asker ve çiçek hastalığı mikrobu taşıyan bir köle ile Meksika kıyılarına dayandığında bu kadar kesin ve kolay bir zafer kazanacaklarının farkında değildi. İspanyolların askeri olarak sayıları milyonları bulan bir orduyu yenmelerinin en önemli nedeni kullandıkları ve evcilleştirildikten sonra savaşlarda kullanılan atlar, (Amerika kıtasında evcil bir at türü yok) tüfek, çelikten yapılma kılıçlar ve elbette ki mikrop.

Bu işgal ve sömürgeleştirme hareketinden sonra Amerika kıtasına Avrupa medeniyetlerinden yağma ve köleleştirme için sayısız sefer düzenlendi. Amerika’daki değerli madenlerin çıkartılarak Avrupa’ya götürülmesi ile başlayan ve sermayenin ilkel birikimi olarak adlandırılan ve Kapitalizm’in olgunlaşıp gelişmesi ile sonuçlanan süreç başladı.

Günümüz dünyasını anlamak, yorumlayabilmek ve insanın bilimsel tarihini öğrenmek için okunması gereken bir kitap. Yazıldığı günden bugüne kadar gelişen teknoloji ve bilim ile beraber verilen yaklaşık değerler ve bilgiler güncellenip basılsa da, kitabın ana fikri ve geçerliliği asla değişmiyor.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Sanki bilime alerjileri var!

SONRAKİ HABER

ABD Venezuela'ya ait 15 uçağı kara listeye aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa