10 Ocak 2020 04:05

İşçi mektubu: Sorunlar çözülene kadar mücadele edelim

TPI Composite işçisi, çalışma koşullarındaki sorunları, sendikanın tutumunu anlattı, mücadeleye çağırdı.

Fotoğraf: Delwin Steven Campbell/Flickr

Paylaş

TPI Composite işçisi
İzmir

TPI Composite fabrikasında, bir önceki sendika (Petrol-İş İzmir Şubesi) yönetimi zamanında da baskı vardı, hâlâ da var. Bu fabrikada “hadi hadi”ler bitmiyor. Ayrıca sözleşme dönemi de tamamen fiyaskoydu. Bu fiyaskoda bugün muhalif görünen de başkan ya da yönetimde olan da vardı. Sözde sendikacı oyuncular bu sözleşmeyi çakma referandum adı altında oldubittiye getirip, sözleşmeyi patronların istediği kıvama getirdiler. Şimdi gördüler ki yardımcısı başkana rakip, yardımcının işini bitirdiler. Şirket de gördü ki birini diğerine vuruşturursam yönetmek daha kolay olur. Patronlar, sendikacılar arasındaki düşmanlığı kullanmaya çalışarak işçileri ve sendikayı zayıflatmaya çalışıyor. Sendikaya ayar vermeye çalışıyor ve sendikacılar da buna rağmen bu oyuna geliyor. Patronlar bölmeyi sever. Bu durum gayet açık, net. Bunu okuyamayan işçiler sömürülmeye mahkumdur, bu kadar açık net söylüyorum. Hepsi bir oyun, hepsi hikâye, çıkar çatışmaları gibi geliyor ve kim ne yapacağını bilemiyor çoğu zaman.

TPI Combosite’te birkaç hafta önce yapılan eylemde “Bize ekmek yoksa size pasta yok”, “Yönetim şaşırma sabrımızı taşırma”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Bence iyi ve değerli sloganlar, ancak biri dışında... “Bize ekmek yoksa size pasta yok” sloganı bile patron ve işçinin durumunu ve bir kabullenişi ortaya koymuyor mu? Biz bu kafayla gidersek daha çok kuru ekmek karşısında patronlara pasta yediririz.

"SÖZÜN GEREĞİNİ YAPIP YAPMAYACAĞI GÜNLER"

Eylemde yaptığı konuşmada Şube Başkanı Orhan Zengin “Bu eylemlerden sonra bir Allah’ın kulu çalışan arkadaşlara ceza kesmeye kalkarsa bu fabrikayı durdurmazsam namerdim” dedi. Bu sözleri alkış kıyametle karşılandı. Bunu neden söyleme gereği hissetti bilmiyorum ama yaşadığımız şu günler bu sözün gereğini yapıp yapmayacağını göreceğimiz günler olacak.

Benim babam da eski bir işçidir. Kendi tecrübelerinden de yola çıkarak diyor ki, “Bu olaylar bariz. Patron sendika ağası anlaşması olmadığını nereden biliyorsun?” Bilmiyorum ama sorunlarımızın çözümü için daha ne yapabiliriz ki? Şimdiden, ileride işçi çıkışlarına zemin hazırlanmasından endişe etmeli miyiz? İşçi açısından pek hayırlı gelmeyen durumlar var çünkü. Başta şöyle bir durum; sendika sabah eylem yapacak ama işyerinde temsilcilerin bile haberi yokmuş onların söylediğine göre. Ne eylemi bu diye sorduğumuzda bilmiyoruz diyen bir temsilci olur mu? Sendika yönetimi temsilcilerine haber vermemiş. “Haberim yoktu sabah işe geldim onlar daha erkenden gelmiş, organize etmişler, pankartlar önceden hazırlanmış” diyor temsilciler. İkincisi eylem yaptığımız zaman asgari ücret tartışmasının yaşandığı günlerdi. Eylemde asgari ücretten neden bahsetmiyorlar? Biz sendika olarak asgari ücreti de protesto ediyoruz da demiyorlar? Şu an sözleşme gereği enflasyon artı 3 puan zam alma dönemindeyiz ve yüzde 11,84 artı 3 puanla çıplak ücreti üç bini bulamayan arkadaşlar bir hayli fazla. Bu arkadaşların ücretleri henüz zam yapılmadan 2 bin 300 TL’ydi. Asgari ücrette tongaya geldiğimiz bir zamanda sırf hükümete laf gelmesin diye de iki çift laf etmekten çekiniyorlar.

"SENDİKACILARIN BİRBİRİNE DÜŞMESİNE HERKES TEPKİLİ"

Yüzde 90’ı toz olan bir işte sağlıklı çalışma koşulları hakkımızdır tabi ki ama herkes şimdiye kadar neredeydi ve sadece ses çıkarıp bitirecek mi, sorunu çözene kadar mücadele edecek mi diye bakıyor. TPI şirketi iki senede bir işçi silkelemesini sever. Bu bilindik bir şey, sanırım o dönemler yaklaşıyor. Ben o dönemleri yaşadığım için biliyorum. O zamanlar hatırlayanlar vardır günde en az 2 işçi çıkarılıyordu. Herkes çalışma koşullarına ve baskılara karşı ses çıkarılmasından memnun ancak yine herkes sendikacıların seçilirken söylediklerinin aksine birbirine düşmesine ve işçileri buna alet etmesine de tepkili.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Hukukçulardan Erdoğan'a yanıt: Sorun kadına yönelik şiddetin vicdana bırakılmasında

SONRAKİ HABER

EMEP heyeti Elazığ'da incelemede bulundu: Hamaset söylemi can kaybının önüne geçemez

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa