09 Ocak 2020 17:11
Son Güncellenme Tarihi: 10 Ocak 2020 20:46

10 Ocak, çalışamayan gazeteciler günü oldu

Meslek örgütleri ve bazı milletvekilleri 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'ne dair mesajlar yayımladı. Açıklamalarda basında artan işsizliğe ve baskılara vurgu vardı.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Basın Konseyi tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü ile ilgili yapılan açıklamada; “10 Ocak’ların Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanacağı günleri özlemle bekliyoruz” denildi.

Gazetecilere sosyal ve yaşamsal haklar getiren 212 Sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinin yıl dönümü olan günün, yakın tarihe kadar Çalışan Gazeteciler Günü adıyla bayram olarak kutlandığı fakat bugün ‘Çalışamayan Gazeteciler Günü’ olduğu vurgulanan açıklamada şöyle denildi; “Ekonomik ve siyasal baskılara dayanamayıp kapanan gazeteler, televizyonlar… İşsiz kalan binlerce gazeteci… Gazeteciliğin suç sayıldığı… Habere ‘terör’ cezası verildiği… Gazetecilerin gözaltına alındığı, tutuklanıp cezaevine konulduğu bir dönemi yaşıyoruz.”

Türkiye’nin Basın Özgürlüğünde 180 ülke arasında 157’nci; Demokraside 167 ülke arasında 110’uncu; cezaevinde en çok gazeteci olan ülkeler arasında Çin’in ardından 2’nci sırada olduğuna dikkat çekilen açıklamada; “Bu utanç tablosundan kurtulup, demokrasinin, ifade ve basın özgürlüğünün evrensel standartlara kavuştuğu bir Türkiye’yi ve 10 Ocak’ların Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanacağı günleri özlemle bekliyoruz” denildi.

TGS: DÖRT GAZETECİDEN BİRİ İŞSİZ

Türkiye Gazeteciler Sendikası da 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'ne gazetecilerin işsizlik cenderesinde girdiğini belirtti.

TGS açıklamasında “Tüm sektörler içinde işsizlik oranının en yüksek olduğu medya sektöründe her dört gazeteciden biri işsiz.” dedi.

Sendika kayıtlarına göre; sadece 2019 yılında Hürriyet gazetesinden 46, BJK TV’den 40, Olay TV ve Olay FM’den 35, Star ve Güneş gazetelerinden 50 gazetecinin işsiz kaldığını belirten TGS açıklamasına şöyle devam etti: “Bu günü yeniden; çalışabilen, tutuklu olmayan, güvencesi olan gazeteciler günü yapabilmek için daha fazla mücadele ve daha fazla dayanışmaya ihtiyaç var. 10 Ocak 1961’de Çalışan Gazeteciler Günü'nü mümkün kılan Türkiye Gazeteciler Sendikası, gelecek 10 Ocakları da bayram haline getirmeye kararlıdır.”

Basın Konseyi ise açıklamasında Çalışan Gazeteciler Günü adıyla bayram kutlandığını fakat bugün ‘Çalışamayan Gazeteciler Günü’ olduğunu vurgulandı. Basın Konseyi açıklamada “Bu utanç tablosundan kurtulup, demokrasinin, ifade ve basın özgürlüğünün evrensel standartlara kavuştuğu bir Türkiye’yi ve 10 Ocak’ların Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanacağı günleri özlemle bekliyoruz” dedi.

"MÜCADELEMİZİ DE DAYANIŞMAYI DA BÜYÜTELİM"

G9 Gazetecilik Örgütleri Platformu 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir açıklama yayınladı. Kapanan, kapatılan yayınlar, işsiz bırakılan basın emekçileri, hak gaspları ile bir yılı daha geride bıraktığımızı vurgulayan G9 açıklamasında “Bu yılın en akılda kalanlarından biri işten çıkartılan basın emekçilerine Demirören Grubu tarafından tazminatlarının ödenmemesiydi. Hafızalarda yer edenlerden biri ise gazetecilere yönelik gözaltı, darp, engelleme, saldırı gibi birçok olayın önlenmemesi konusunda birinci derece sorumluluğu bulunan bir bakanın 'gazetecilik yapmaya' niyetlenmesiydi” dedi.

DFG: 10 OCAK ÇALIŞAMAYAN GAZETECİLER GÜNÜDÜR

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yazılı açıklamada “Türkiye'de 10 Ocak ‘çalışamayan’ gazeteciler günü olarak görüyor ve kutlamıyoruz” dedi.

‘SAHADAN KOPARILMAYA ÇALIŞILDI’

Gazetecilerin yaptıkları haberler ve sosyal medya paylaşımlarının suç olarak kabul edildiğine dikkat çekilen açıklamada, “Birçok kesim tarafından ‘en büyük gazeteci hapishanesi’ olarak tanımlanan Türkiye'de 100’ü aşkın gazeteci, 10 Ocak gününü cezaevinde karşılıyor.” dedi. 

‘METİN GÖKTEPE'Yİ ANIYORUZ’

İşsizlik, baskı, gözaltı, tutuklama, sansür ve oto sansürün olduğu belirtilen açıklamada, şunlara yer verildi: “10 Ocak vesilesiyle İstanbul Alibeyköy'de 24 yıl önce haber takibi sırasında gözaltına alındıktan sonra 8 Ocak günü işkence edilerek katledilen meslektaşımız Metin Göktepe'yi de saygı ve minnetle anıyoruz. Tüm bu koşullara rağmen gerçeği gün yüzüne çıkartmak ve halka ulaştırmak için çaba sarf eden tüm gazetecileri baskılara karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

İHD: GAZETECİLER ÜZERİNDEKİ BASKILARA SON VERİN

İHD İstanbul Şubesi tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ile ilgili yapılan basın açıklamasında; “Basın özgürlüğü ve gazeteciler üzerindeki baskılara derhal son verin! tutuklu gazetecilere özgürlük!” denildi.

Türkiye'de gazetecilerin; güvencesiz çalışma koşulları nedeniyle işsizlik, ekonomik zorluklar ve bunun yanında yazıları ve yaptıkları haberler nedeniyle sansür, baskı, tehdit, soruşturma, ceza ve tutuklama kıskacında yaşamaya zorlandığı ve işlerini yapmasının engellendiği vurgulanan açıklamada; “Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ve Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yayınlanan 2019 yılı raporlarına göre şunlara dikkat çekildi:

  • Türkiye Basın Özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 157. Sıradaki yerini korudu.
  • Yaklaşık 130 gazeteci hapiste. Hapisteki gazeteciler noktasında Türkiye; İran, Suudi Arabistan ve Çin’den sonra 4. ülke konumunda.
  • 40’a yakın gazeteci ve köşe yazarı hedef gösterilmesinin ardından saldırıya uğradı.
  • 700 gazetecinin basın kartı iptal edildi.
  • Yeni Yaşam, Bir Gün, Evrensel, Karar ve Cumhuriyet gazetelerine ambargo uygulandı.
  • Toplam 86 bin 268 kişinin çalıştığı basın sektöründe sendikalaşma oranı yüzde 5 ‘te kaldı ve sadece 3 bini toplu iş sözleşmesinden yararlanabildi.
  • Aktif basın ve medya organlarının % 96 ya yakını iktidar tarafından kontrol altında tutuluyor.

Gazetecilerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilecek haberleri ve yazıları nedeniyle ; "terör örgütü üyeliği"nden, terör propagandasına ve "Cumhurbaşkanına hakaret" e kadar değişik suçlamalarla karşılaştığı, baskı ve hakarete maruz kaldığı ve hedef gösterildiği ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Türkiye'de, basın özgürlüğünden söz etmek zor, ancak insan hakları savunucuları olarak; basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve halkın gerçekleri bilme hakkını talep etmekten, bu özgürlükler için mücadele etmekten ve baskıya maruz bırakılan gazetecilerle dayanışmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.Katledilen, kaybedilen tüm gazetecileri sevgi ve saygıyla bir kez daha anarken, tüm zorluklarına rağmen otoriteye biat etmeden özgür basın faaliyeti sürdürmeye gayret eden gazetecilerin "Çalışan Gazeteciler Günü" nü kutluyor, devlete basın özgürlüğüne ve gazetecilere yönelik baskılara derhal son vermesi çağrısında bulunuyoruz.Özgür basın susturulamaz!Tutuklu gazetecilere özgürlük!”

VEKİLLERDEN MESAJ: ÖZGÜR BASINA KARŞI BASKILAR ARTIYOR

CHP Milletvekilleri Ömer Fethi Gürer, Atila Sertel ve Süleyman Girgin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü üzerine açıklama yayınladı.  Basının sorunlarının her geçen gün daha da ağırlaştığını ve çok sayıda gazetecinin mesleğini yapamaz duruma geldiğini ifade eden Ömer Fethi Gürer “İktidar yanlısı olmayan, özgür basına karşı baskılar artmaktadır. Basında yazan, çizen ve haber oluşturanlarının yaşadığı sorunlar, özellikle yerel basında, maliyetlerin katlaması ile yayının çıkmaz boyuta gelmesine neden olacak haldedir” dedi.

10 Çalışan Gazeteciler Günü’nün “Çalışamayan Gazeteciler Günü”ne dönüştüğünü belirten Atila Sertel “Eskiden gazete dağıtıcısı çocuklar ellerine gazeteleri alıp ‘yazıyor, yazıyor’ diye bağırıp gazete satarlardı. Bugün Türk basını için ‘yazıyor, yazıyor’ diyemiyoruz ancak ‘batıyor, batıyor’ diye bağırabiliriz” diye konuştu.

Süleyman Girgin ise "Türkiye’de gazetecilik mesleği zorlu bir dönemden geçiyor. Merkezinde iktidarın ve onun kontrolü altındaki medyanın olduğu bir süreç dünya standartlarında, etik ve bilimsel değerleri savunan dürüst gazeteciliğin altını oyuyor. Politik ve ekonomik sorunlar yumağına rağmen, mesleğini onuruyla sürdüren tüm gazetecilerin, medya emekçilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, bugünün mesleğin sorunlarının konuşulmasına ve çözüm adımlarının atılmasına vesile olmasını diliyorum" dedi.

‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, O DA NE’

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla “Basın özgürlüğü, o da ne!” başlığıyla bir açıklama yayınladı.

Açıklamasına basın patronlarının ve devletin tüm karşı girişimlerine rağmen 212 sayılı Basın Kanunu için canla başla uğraşan gazetecilerin 35 yıl sonra 8 Ocak 1996tarihinde öldürülen Metin Göktepe’yi özlemle anarak başlayan Tanrıkulu “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, binlerce gazetecinin AKP zoruyla işsiz bırakıldığı,yüzlercesinin sürgün edildiği, bir o kadarının da hapse atıldığı bir ortamda ne yazık ki meselenin emek boyutuna değinmeyi bile zorlaştırıyor” dedi.

Tanrıkulu AKP’nin gazeteciler ve basın emekçileri üzerindeki baskıcı politikalarına karşı direnç gösteren, boyun eğmeyen, gazeteciliğe ‘ekmek parası’ olarak değil ‘halkın haber alma hürriyeti’ gözüyle bakan ve ilkelerinden, meslek ahlakından şaşmayan gazetecilerin, her şeye rağmen çalıştığını belirterek “Bu vesileyle çalışan ve çalıştırılmayan, işsiz bırakılan, hapiste veya sürgünde olduğu için mesleğinden uzak tutulan tüm gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum” dedi.

HDP’Lİ TAYYİP TEMEL: GAZETECİLİK ÖLDÜRÜLMEKTE

HDP Van Milletvekili Tayip Temel 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi.

Türkiye’de yüzlerce gazetecinin 10 Ocak’ta kutlanan Çalışan Gazeteciler Günü’ne cezaevinde gireceğini belirten Temel, “Türkiye medya ve ifade özgürlüğü bakımından Avrupa Konseyine üye devletler arasında her daim en kısıtlayıcı ülkelerden bir tanesi olma konumundadır. Ayrıca, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yayımladığı 2019 Dünya Basın Özgürlüğü Raporu'nda Türkiye, 180 ülke arasında 157. sırada yer almaktadır” dedi.

“Geçmişte gazeteciler öldürülürken bugün ise gazetecilik öldürülmektedir denilebilir. Bu, işsizleştirme, itibarsızlaştırma, hedef gösterme, içeriklere müdahale, kriminalize ederek yargılama, tutuklama ve tazminat davaları ile yapılmaktadır.” diyen Temel, kaç gazetenin kapatıldığını, kaç gazetecinin işsiz kaldığını, gözaltına alınan kaç gazeteci olduğunu sordu. Temel Fuat’ın cevaplaması istemiyle “Türkiye’de yüzlerce gazetecinin tutuklanması ile halkın bilgi edinme ve haber alma hakkının gasp edildiğini düşünmekte misiniz?Türkiye’nin medya ve ifade özgürlüğü bakımından Avrupa Konseyine üye devletler arasında her daim en kısıtlayıcı ülkelerden biri olma gerçeğini değiştirmek için herhangi bir planlamanız bulunmakta mıdır?” sorularını yöneltti. (MEDYA SERVİSİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: Irak yabancı güçlerin çatışma alanı olmasın

SONRAKİ HABER

Trump "Ortadoğu Barış Planı"nı açıklıyor, plandan İsrail işgaline tam destek çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa