08 Ocak 2020 04:13

Mektup: Sabaha kadar denizi düşünenlere

"Üniversite öğrencisi olarak, Trelleborg işçilerinin grev çadırında işçi çocukları ile bir araya geldik."

Görsel: Emek Partisi

Paylaş

Dilan OĞUR
Kocaeli Üniversitesi Öğrencisi

Trelleborg işçileri günlerdir fabrikalarının önünde; grev çadırlarında eşleriyle dostlarıyla, çocuklarıyla direnişte... Herkesin herkes için yemekler hazırladığı, çay demlediği, soba yaktığı ancak en önemlisi yan yana geldiği bir yer bu grev çadırı. 2019’un son günlerinde başlayan bu direniş 2020’yi karşılarken de aynı yerde kendini gösteriyor ve dayanışma duygusunu kuvvetlendiriyordu. 2019’un son akşamı Emek Partisi, yeni yılı grevdeki Trelleborg işçileriyle karşılama kararı aldığında biz de üç üniversite öğrencisi olarak, o grev çadırında işçi çocukları ile bir araya geldik.

Küçük Kara Balık’ın hikayesini anlattık onlara, kuklalarımızın yardımı ile. Endüstrileşmeye ve oyuncak sektörüne karşı bir duruştu kukla bizim için; kendimizi ifade etmenin bir aracı belki de. Söylemek istediklerimizi kuklaya söyletiyorduk hiç çekinmeden. O akşam orada olan çocuklarla da tanıştırdık onları.

“Durmadan düşünmenin yararı yok. İlerlemek istiyorsak harekete geçmeliyiz” diyordu Küçük Kara Balık; onun haksız olduğunu iddia edenlere. O gün oradaki işçiler de inatla harekete geçiyor ve değiştirmek için bıkmadan doğru bildiklerinde ısrarcı oluyorlardı. Bu grev çadırında belki çay demlemek, belki bir kap yemek getirmek, belki buradaki insanlarla oturup bir çift laf etmek dahi dayanışma anlamını taşırken; üniversiteli gençler olarak orada Küçük Kara Balık’ın taşıdığı cesareti çocuklarla, işçilerle paylaşmak bizim de umudumuzun bir parçası oldu.

Küçük Kara Balık’ın cesaretinden gereklidir herkese. Bu cesarete sahip, değişimi hedefleyen insanlarla bir arada olmak bizim için mutluluk vericiydi. Güzel sanatlar öğrencisi olan 3 arkadaş; üniversite gençliğinin de ihtiyacı olan bu atmosferden oldukça etkilendik. Büyük salonlar, devasa kültür merkezlerinde değil; olmamız gereken yerde olduğumuzu bir kez daha fark ettik. SEKA’dan TEKEL’e, metal direnişinden bugün Trelleborg’a kadar; gençlik mücadelesi açısından da büyük önem taşıyan, yol gösterici, aydınlatıcı olan işçi direnişleri ve grevler yarattıkları atmosfer ve dayanışma duygusu ile umudumuzu, inancımızı tazelemekte. Ve en önemlisi bizlere balık ile salyangozun arkadaş olabileceğini kanıtlamakta.

Kitabın son sözleri ile bitirelim bu mektubu o halde: “…On bir bin dokuz yüz doksan dokuz küçük balık 'İyi geceler' dileyerek yatmaya gitti. Büyükanne de uykuya daldı. Ama küçük bir kırmızı balık ne yaptı ne ettiyse de uyuyamadı. Sabaha kadar denizi düşündü hep...”

2020’nin sabaha kadar denizi düşünenlerin yılı olması dileği ile...

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Mektup: Derneğimize üye otobüs şoförlerine baskı yapmaktan vazgeçin

SONRAKİ HABER

EMEP heyeti Elazığ'da incelemede bulundu: Hamaset söylemi can kaybının önüne geçemez

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa