06 Ocak 2020 17:30

ABD’li gençler kaygılı ama mücadelede kararlı

ABD'nin Irak'ta General Kasım Süleymani'ye yönelik suikastına karşı barış talebiyle eylem düzenleyen ABD'li gençler kaygılı ama mücadelede kararlı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Ekim KILIÇ
New York

Irak'ın başkenti Bağdat'ta, İran Devrim Muhafızlarına bağlı Kudüs Gücü’nün Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi örgütünün Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis'in öldürülmesi tüm dünyada olduğu gibi ABD halklarında da öfke ve kaygı uyandırdı. Suikastın ertesi günü 4 Ocak'ta ABD’li halklar 71 noktada "İran’la savaşa hayır" çağrısıyla sokaklara döküldü.

Eylemler büyük kent merkezlerinde binleri zorlarken küçük yerleşkelerde daha sınırlıydı. Yıllardır ABD savaş karşıtı koalisyonlara bile sinmiş fraksiyonculuğun yanında bireycilğin yarattığı bölünmüşlük hala etkisini koruyordu. Ancak buna rağmen eylemler medya ve geniş halk kitleleri tarafından dikkat uyandırdı. Hakim sermaye medyası eylemlerin yaygınlığı ve yeni kuşakları yansıtması karşısında sessiz kalmadı.

Normalde eylemlerin genel popülasyonunda daha çok eski kuşaklardan emek, barış ve demokrasi mücadelesi içinde yer almışlar olurdu. New York kentinin ünlü Times meydanında sabah saatlerinde gerçekleşen eylemde ise milenyum kuşağı diye adlandırılan kesimler hakimdi. ABD özelinde bu kuşak Irak Savaşı döneminde büyüdü. Konuştuğumuz gençlerde öfke, kaygı ve umutsuzluğun yanında mücadele kararı ve azmi de vardı. Ancak New York gibi ABD ölçeğinde sosyalistlerin güçlü olduğu bir kentte bile hala bölünmüşlük devam ediyor. Times meydanındaki eylemde dünyada adını duyuran ve geniş bir kitleye hitap eden Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri (DSA) yoktu.

Sosyal medyada ise bir yandan savaşa karşı sesler artarken, Amerikan milliyetçilerinin ‘gidip derslerini verelim’ naraları da eksik olmuyordu. İç politika sahnesinde ise Trump’ın bu hamleyi yeniden seçimi garantileme ve azledilme sürecinden dikkatleri farklı yerde toplama niyetinde olduğu yorumları öne çıktı. Başkan Clinton döneminde de aynı politik taktiğin izlenildiği çokça hatırlatıldı. 1998’de Başkan Clinton’a yönelik sonuç veren azledilme kararının hemen ardından Clinton yönetimi Irak’a hava saldırısı düzenlemişti.

"SAVAŞA VE ABD EMPERYALİZMİNE SON VERMEK İSTİYORUZ"

Alanda eylem ile alakalı bildiri dağıtan iki gence rastlıyoruz. 27 yaşındaki Matthew imal sanayinde çalışıyor. 24 yaşındaki Alejandro ise öğrenci. Matthew ve Alejandro sohbetimizde ABD’nin İran üzerinde saldırgan politikalarına tamamen karşı olduklarını, savaş istemediklerini ve ABD’nin Ortadoğu’dan tamamen çekilmesi istediklerini, emperyalizmin olmadığı bir dünyayı düşlediklerini belirtti.

Alejandro kızgın bir şekilde İran’a uygulanan ambargonun fakir halka zarar verdiğini, 900 tane üssü olan ABD’ye karşı hiç kimsenin savaş başlatmadığını savaşı başlatanın hep ABD olduğunu söyledi. Matthew gençlikte zorunlu askerlik geri dönerse gibi bir kaygının olduğundan bahsetti. Ancak bunun zor olsa da ihtimal dışı olmadığına dikkat çekti: "Bu kaygı verici, çünkü artık ABD imparatorluğu tarafından yönetilen bir dünyadan, sonsuz savaştan, bu makinanın karnında otururken bütün bu korkunç bombardımanları ve ölü bedenleri görmekten yorulduk. Biz buna bir nokta koymak istiyoruz." Alejandro ise "Körce askere katılıp savaşa gidecek gençler niçin savaştıklarını bilmeden ölecekler" diyerek sitem etti. Hep kurtuluş ve özgürlük için savaşıldığının iddia edildiğini söyleyen Alejandro ancak bunların hiçbir zaman gelmediğini, savaşın sadece ölüm ve yıkım getirdiğini dile getirdi.

Medyada ve genel olarak tartışmalara yansıtıldığı biçimde saldırı kararının sadece Trump’ın inisiyatifinde olup olmadığına ilişkin soruya Matthew, iki partinin de savaş partisi olduğu ve her ikisinin de İran ile savaşa girmeye çalıştığı yanıtını verdi. Matthew, saldırının yeniden seçilme hamlesi olarak açıklanabileceğini ancak bunun bütünü yansıtmadığını, bu savaş isteğinin kapitalizmin içine girdiği krizden kaynaklandığına da işaret ediyor.

Alejandro ise "Önceki bütün başkanlar, hepsi savaş yanlısıydı. Şu ana kadar açıkça tek savaş karşıtı politikacı Bernie Sanders’tır. Bize tek umut verecek olan kişi’ dedi. Trump'ın yönetici sınıflar ve zenginlerden destek almaya çalıştığı belirten Alejandro, Trump'ın bunun için İran’a karşı böyle bir hamle yaptığını dile getirdi.

Emekçilerin zenginlerin savaşlarından artık usandığını belirten Matthew ve Alejandro, ABD emperyalizminin son bulmasını ve barış istediklerini ifade etti.

ABD’Lİ GENÇLER KAYGILI AMA MÜCADELEDE KARARLI

Kütüphaneci olan 26 yaşındaki Camila ile tanışıyoruz. O da "Öfkelenilecek çok şey oldu. Buradayım. Çünkü 2003’te çocukken ebeveynlerim ABD Irak işgalini başlattığında beni savaş karşıtı protestolara getiriyordu. Onlarla beraber slogan attığıma, yürüdüğüme dair çok temiz bir hafızam var. Biliyorsun, işte benim gene burada olma gerçeğim. 17 yıl sonra. Hiçbir şeyin tam anlamıyla değişmemesi bana ses çıkarmaya devam etmem gerektiğini gösteriyor. Bu sefer bir şeyler olmalı. Çünkü en son biz tamamen gözardı edilmiştik. Tekrar oluyor. Aynı propagandanın aynı mesajların tekrar insanlara işlenmeye çalışılması inanılmaz. Ayrıca ne zaman insanlar ülke içindeki sorunlara dair konuşmaya başlarsa dikkatler tekrar denizaşırı ülkelere çekiliyor.’

Sosyal medyada savaşa karşı sesin çok çıktığından bahsedince Camila, kütüphaneci olarak çocuklar ve ergenlerle çalıştıklarını ve aralarında çok büyük bir kuşak farkı olmamalarına rağmen kendi kuşağının yaşadıklarının farkında olduklarını ve bundan dolayı seslerini duyurmak için daha fazla mücadele etmeleri gerektiğini hissettiklerini belirtti.

‘Moral mozucu. Aynı şey oluyor. Hayatımın 17 yılı bunu görmekle geçti. Hepsini biz yaptık. Bunda politikacılar iyi çalışıyor. Çünkü biz insanlara tarihi öğretmedik. Bundan dolayı onlar için insanları yanlış yönlendirmek oldukça kolay. Bu noktaya nasıl geldiğimizi görmeyen bir popülist var" diyen Camila kendine olaylara dair ne yapması gerektiğine dair bir pay da çıkarıyor: "Bu olaylar beni bir eğitimci ve gençlerle çalışan birisi olarak daha fazla düşünmeye itti. Ben bu bağlantıları ileriki nesillere nasıl aktarabilirim, nasıl daha iyi bir bakış açısına sahip olabilir ve yetişkin olduklarında bunu durdurabilirler diye soruyorum."

Röportajın sonunda çok olumlu olmaya çalıştığını söylese de Camila da Amerikan milenyum gençliğinin genel olumsuz duygusunu yansıtıyor. Orta sınıf olma hayalleri ile yetiştirilen gençlik hayatını idame ettirebilmek için birçok işte birden çalışmak zorunda kalıyor. Ancak bu bile temel ihtiyaçları ancak karşılamasına yetiyor. Wall Street’i işgal et hareketiyle kendini ortaya koyan ve döneminde büyüdüğü Irak Savaşı’nın sorumluluğunu üzerinde hisseden bu gençlik kuşağı, şimdi de her şeye rağmen sendikasından konut hakkına, kadın mücadelesinden ırkçılığa karşı mücadeleye kadar örgütleniyor. Ancak acaba yine mi aynısı olacak korkusu gözlerinden okunan gençlik ne kadar kaygılı gözükse de ABD’nin son yıllarda yaşanan grev dalgasından tutun siyasal örgütlenmelerin de başını çekiyor. New York Times meydanındaki eyleme de geleceğini omuzlarına yüklenmiş birçok halktan bu gençlik kesimi öncülük ediyordu. 

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

AP, tutuklu Katalan siyasetçi Junqueras'ı Avrupa parlamenteri olarak tanıdı

SONRAKİ HABER

Mimarlar Odası Denizli Şube Başkanı Alayont: Tarihi taş binalara sahip çıkılmalı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...