03 Ocak 2020 04:19

Kadına yönelik şiddete karşı eğitim seferberliği Diyanet'e emanet

Yeni yılın ilk gününde İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan genelge ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Planı ile şiddetle mücadele görevi din insanlarına teslim edilmiş durumda.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Av. İlke IŞIK

Yeni yılın ilk günü kadına yönelik şiddete ilişkin İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanmış bir genelge düştü önümüze. Genelge, kadına yönelik şiddetle ilgili olarak Bakanlığa, kurumlar arasındaki ilişkiyi koordine etme görevini tarif ediyor esas olarak.

Genelgede 6284 sayılı yasanın hızlı ve etkin uygulanabilmesi için, ŞÖNİM’lerden, polis merkezlerine kadar yapılması gerekenler sayılıyor. 6284 sayılı yasa kapsamında tedbirlerin uygulanması aşamasında uzlaşma ve arabuluculuğun kesinlikle yapılamayacağı, koruma tedbirlerine ilişkin sürecin hızlı yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor. Hakkında bu tedbir kararı verilen kişilerin silahı varsa, silahlarının devlet tarafından teslim alınması gerektiği ifade ediliyor, hatta kolluktaki iş ve işlemlerin çocuk ve kadın hakları, kadın erkek eşitliği konularına eğitim almış kadın personel tarafından gerçekleştirilmesinin gerektiği belirtiliyor.

Genelgenin giriş kısmında dayanağın 2020-2021 Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Planı olduğunu belirtiyor. Koordinasyon planı Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ortak hazırlanmış, bu kurumları planda belirtilenler kapsamında çalışmalar yapmakla yükümlü kılıyor. Planda her bir bakanlık ve bakanlıklarla aynı yere konumlandırılmış olan Diyanet İşleri Başkanlığının görevleri dikkat çekici.

Plan kadına yönelik şiddetle mücadelede bir eğitim seferberliği öngörüyor, ana görevler de Diyanet İşleri Başkanlığına verilmiş.

Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi kapsamında bir eğitim seferberliği başlatmayı hedefleyen plana göre 50.000 kamu görevlisi eğitilecek, 50.000 kişiye seminer düzenlenecek, işçi ve işveren kuruluşları ile sendikalardan 10.000 kişiye seminer verilecek.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini müfredattan çıkaran Milli Eğitim Bakanlığına bu konuda bir görev verilmemesine rağmen, en kapsamlı görevler Diyanet İşleri Başkanlığına verilmiş durumda. Baba Okulu seminerleri, şiddeti doğuran zihin kalıplarının ortadan kaldırılmasına yönelik sahih dini bilgiler doğrultusunda haklın aydınlatılması, temel aile bilinci eğitimi projesinin camii, kahvehanelerde sürdürülmesi, paneller, kahvehane sohbetleri, fabrika ziyaretleri ve cuma vaazları, er-erbaşlara, polis ve bekçi adayları ile infaz koruma memurlarına yönelik gerçekleştirilecek hizmet içi eğitim, konferans, seminer vb. programların muhtevasına “Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Dinî Referanslar” konusunun eklenmesi ve din görevlileri vasıtasıyla anlatılması, İŞ-KUR ve Belediyelerin Meslek Edindirme Kurslarında “Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Dinî Referanslar” eğitimi verilmesi, yaygın din eğitimi kapsamında Kur’an Kurslarında eğitim gören 250.000 kadın kursiyere Formatör Eğitimciler tarafından “Aile İçi Şiddetin Önlenmesinde Dinî Referanslar” seminerleri,  yaygın din eğitimi kapsamında yatılı Kur’an Kurslarında eğitim gören 60.000 öğrenciye Formatör Eğitimciler tarafından “Ailemde Merhamet İstiyorum” seminerleri…

Milli Eğitim, Sağlık Bakanlığı ve diğer bakanlıklara verilebilecek görevler din insanlarına teslim edilmiş durumda. Ev ev, işyeri işyeri, kahvehane kahvehane gezip, kadına yönelik şiddetin dini referanslarla anlatılması ve sorunun böylece çözülebileceği üzerine yapılmış bir plan işte önümüzdeki. Kadına yönelik şiddetin “Ailemde Merhamet İstiyorum” başlığı altında konuşulduğunu görüyoruz. Kadın ve erkeğin eşit bireyler olduğu, hak eşitliği temelinde bir hayatın kurulması gerektiğini konuşmayan plan kadınlar için merhamet isteme noktasında gelip duruyor işte.

Diyanet İşleri Başkanlığı kilit noktada bu planda. Tarif edilen tüm işler aslında buraya verilen görevler ile birlikte düşünülmek durumunda. Kadına yönelik şiddet, giderek artan eşitsizlikten güç alır ve bu eşitsizlik bizzat devlet tarafından güçlendirilip, örgütlenirken, bu temel noktaya dair bir şey dememek sorunun çözümü olmayacak ne yazık ki.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Emekli-Sen Lüleburgaz Şubesi: Kanal İstanbul'u istemiyoruz!

SONRAKİ HABER

EMEP heyeti Elazığ'da incelemede bulundu: Hamaset söylemi can kaybının önüne geçemez

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa