02 Ocak 2020 16:39

Ankara'da sendikalaşan 35 hastane işçisinin işten atılması protesto edildi

İbni Sina ve Cebeci hastanelerinde sendika üyesi olan 35 işçinin işten çıkarılması protesto edildi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Ankara Üniversitesine bağlı İbni Sina ve Cebeci hastanelerinde DİSK'e bağlı Devrimci Turizm İşçileri Sendikasında örgütlü 35 işçinin işten çıkarılmasına karşı İbni Sina Hastanesi önünde basın açıklaması yapıldı.

İbni Sina Hastanesi önündeki basın açıklamasını okuyan Dev Turizm-İş Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Ozan, işten atılan işçilerin haklarında en ufak bir uyarı cezası dahi olmadığına dikkat çekerek, "İbni Sina ve Cebeci hastanelerinde sendikasızlaştırma sonucu işçiler esnek çalışmaya ve güvencesizliğe mahkum edilmek istenmektedir" diyerek hastane yönetimi dahil bütün sorumluları göreve çağırdı. Açıklamaya işçilerin yanı sıra DİSK İç Anadolu Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün, Ankara Tabip Odası (ATO) yöneticileri ve SES Ankara Şube de destek verdi.

TAŞERONUN BAHANESİ İŞSİZLİK DAYATIYOR

Devrimci Turizm İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Ozan, taşeron sisteminin “İşçilik maliyeti yüzde 70’in altına düşüyor” gerekçesiyle devam ettiğini ve keyfi uygulamaların son bulmadığını ifade etti. Ankara Üniversitesi’ne bağlı İbni Sina ve Cebeci hastanelerinde toplu iş sözleşmelerini için çoğunluğu sağlamalarına rağmen taşeron firmaların yasadaki açıklardan yaralandığını ifade eden Ozan, 1 Ocak 2020 tarihinde ihaleyi TUĞRASAN firmasının almasıyla işyeri temsilcileri başta olmak üzere 35 işçinin işten atıldığını belirtti.

Hastane yönetiminin kendilerine, taşeron yasası gereği sürece müdahale edemediğini söyleyen Ozan, “Taşeron yasası bahane edilerek keyfi uygulamalar devam ettirilmeye çalışılmakta, İbni Sina ve Cebeci hastanelerinde sendikasızlaştırma sonucu işçiler esnek çalışmaya ve güvencesizliğe mahkum edilmek istenmektedir” dedi.  

"TAŞERON İŞSİZLİĞE, YOKSULLUĞA, ÖLÜME MAHKUM ETMEKTEDİR"

İşlerini kaybeden çalışanların hizmet sürelerinin 5 ile 17 yıl arasında değiştiğini ve bu kişiler hakkında herhangi bir uyarı cezası ya da tutanak dahi söz konusu olmadığını ifade eden Ozan, “TUĞRASAN firma yetkililerini 35 arkadaşımızı derhal işlerine başlatmalarını talep ediyoruz. İşten atılan arkadaşlarımızın hepsi sendikamız üyesidir. Asıl işveren olan Ankara üniversitesi hastaneleri yönetimini işten atılan işçiler konusunda daha fazla inisiyatif almaya çağırıyoruz. Çalışma yaşamında işçiler açısından bir zulme dönüşen, kölece çalışma koşullarını dayatan taşeron çalışmaya karşı Hastane yönetimini göreve çağırıyoruz. Buradan bütün kamuoyuna ve yetkililere bir kez daha sesleniyoruz. İşten atılan bütün arkadaşlarımız derhal işlerine başlatmalıdır. Taşeron sistemi işçileri işsizliğe, yoksulluğa ve ölüme mahkum etmektedir. Taşeron çalışma derhal yasaklanmalıdır” diye konuştu. Ozan, işçiler işe dönünceye kadar her platformda seslerini yükselteceklerini ve hukuki süreci de başlatacaklarını bildirdi.

"SONUNU SİZ DÜŞÜNÜN"

DİSK Ankara Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün hükümetin, Sağlık Bakanlığının, hastanelerin, işverenlerin ne var olan ne de çıkardıkları kanunlara uyduğunu söyledi. Görgün, “Ne yapmaya çalışıyorsunuz? Aklınızı başınıza alın, bu halk da kanunlara uymamaya başlarsa sonunu siz düşünün o zaman. Bu böyle olmaz. Ne yapacak bu işçiler” diye sordu. İşçi kıyımı yapıldığını belirten Görgün, işçilerin derhal işe başlatılmasını gerektiğini ifade ederek, “İş yoksa barış da yok. 17 yıllık işçiyi atın, üç kuruşa işçi alın, diğerlerinin gözünü korkutun, yok öyle yağma. Bu kanunsuzluklara hiçbir şey diyemeyenler haklarımızı aradığımızda da karşımıza güvenlik güçlerini yığmasın. Birleşe birleşe gücümüzü yaratacağız” diye konuştu.

"HASTANE HİZMETLERİ BAŞHEKİMİNDEN İŞÇİSİNE BİR BÜTÜNDÜR"

ATO Başkanı Vedat Bulut, hastane hizmetlerinin başhekiminden hekimine, sağlık memurlarından temizlik, yemek işçilerine kadar bir bütün olduğunu söyleyerek, “Bu eğitimli insanları işten çıkararak gıdalardaki denetimsizliğin önünü açacaklar. Kafalarına göre işçi atamazlar.  İşçi arkadaşlarımız olmazsa bizler de hekimler olarak bu hastanelerde görev yapamaz hale geliriz” dedi.

SES Ankara Şube Eş Başkanı Hüsnü Yıldırım da sağlık hizmetinin bütünlüğü ve sürekliliği açısından kadrolu istihdamın önemini Ankara’da yapılan dönüşümlerde gördüklerini ifade ederek, “Bugün bu hastaneler kapasitesinden fazla hasta bakıyorsa ve yetemiyorsa sağlıkta dönüşümün sonuçlarıdır. Burada işçilere yaşatılan sıkıntıların takipçisi olacağız, hepimiz işçilerin yanında yer alacağız” diye seslendi.

(Ankara/EVRENSEL)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Üniversite sınavı sorularının nasıl çalındığı iddianameye girdi

SONRAKİ HABER

Sayıştay, İBB'nin AKP'de olduğu 2018 yılı raporunu açıkladı: Çok sayıda aykırılık var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa