27 Aralık 2019 03:23

İşsiz Mehdi Polat: İş beğenmiyorlar dedikleri ücretli kölelik

Hükümetin “İş beğenmiyorlar” sözlerine cevap, 4 milyon 650 bin işsizden biri olan Mehdi Polat’tan geldi: Onların bahsettikleri ücretli köleliktir.

Fotoğraf: Evrensel

Emirhan DURMAZ
İzmir

Mehdi Polat 4 milyon 650 bin işsizden biri... Hükümet temsilcilerinin “İş beğenmiyorlar” sözlerine karşılık, iş seçmek bir yana ne iş bulduysa yaptığını, düşük ücretlere, uzun çalışma saatlerine hatta güvencesizliğe rağmen katlandığını ancak sonunda parasını bile tam olarak alamadığını anlatıyor. Polat, “Onların bahsettikleri ücretli köleliktir” diyor.

2019 yılını hızla yükselen işsizlik rakamlarıyla geride bırakıyoruz. Türkiye İstatistik Kurumunun ağustos ayı iş gücü raporuna göre işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine çıkarken, işsizlik oranı 2.9 puan yükselerek yüzde 14’e ulaştı. Genç işsizlik oranı ise 6.6 puanlık artış göstererek yüzde 27.4’e yükseldi. Bu rakamlarla Türkiye, istihdam sağlamada dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu devasa rakamları “İnsanlarımızda iş beğenmeme hastalığı var” diye açıklıyor. Genç bir işsiz olan Mehdi Polat ile hem Hükümet temsilcilerinin açıklamalarını, 2019’u nasıl geçirdiğini ve yeni yıldan beklentilerini konuştuk. İş seçmek bir yana ne iş bulduysa yaptığını söyleyen Polat, düşük ücretlere, uzun çalışma saatlerine, hatta güvencesizliğe rağmen katlandığını ancak sonunda parasını bile tam olarak alamadığını anlattı.

27 yaşındaki Mehdi Polat bir süredir işsiz. Sağlık sorunları nedeniyle liseyi bitirememiş. Hangi işe başvursa eğitim durumu sorun olarak çıkmış karşısına. Polat bu durumu, “İş bulmakta sorun yaşadığım için açık öğretime yazıldım, fakat bu sefer de bu durumu koz olarak kullanıp ‘kalifiye olmadığın için bir buçuk yıl işi öğrenmekle geçireceksin ve verimli olamayacaksın, bir de okul saatlerine mi izin vereceğiz’ diyerek ya işten çıkardılar ya da bu durumu kullanarak asgari ücreti bile çok gördüler” diye aktarıyor.

"BİR ÇAY BİLE İÇEMİYORUZ"

Eğitimi nedeniyle düzenli bir işe giremediğini söyleyen Polat, temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gündelik işlere gidiyor. Polat, işsizliğin kendisini sosyal çevresinden, bir kitap alabilmekten yahut fragmanını beğendiği bir sinema filmine gidebilmekten alıkoyduğunu belirterek, “Arkadaşlarımla buluşup bir çay içemiyor, bir yemek yiyemiyorum. Neredeyse para harcamadan yaşamaya çalışmak zorundayım ve hayalini kurduğum yaşamdan epey uzaktayım. Bu durum da psikolojimi sürekli etkiliyor ve istemsizce mutsuzluğu, depresif bir kimliği benimsedim” diyor. Daha önce bulaşıkçılıktan aşçılığa, elektrikçilikten inşaat işçiliğine hatta kasiyerliğe kadar birçok işte çalıştığını söyleyen Polat, “Çalıştığım dönemlerde de hiçbir zaman hakkımı alamadım. Türlü sebeplerden dolayı bir yerde 6 bin, bir yerde 2 bin 500 ve bir yerde de bin 500 olmak üzere toplam 10 bin lira param kaldı. Kimi iflas etti, kimi dükkanı kapattı gitti. Kalan ücretlerimi istediğimde ise olan biteni gördüğümü ve ödeyecek güçleri olmadığını söylediler” diyor.

"ÜCRETLİ KÖLELİK"

Cumhurbaşkanının “İşsizlik yok işsizim diyenler iş beğenmiyor. İnsanımızda iş beğenmeme hastalığı var” açıklamalarına atıfta bulunan Polat, “Bahsettiği işler sigortasız ve güvencesiz. Hakkımız olan ücreti dahi tam olarak alamadığımız ve çalışma saatleri uzun, insanca bir yaşam imkanı sunmayan işler. 12 saate varan gece vardiyaları ve kalınan mesailer insanlara kendini geliştirme imkanı sunmuyor ve insanlar günü kurtarma ve karın doyurma telaşından, çevresinde ve ülkede olup bitenleri düşünmeye vakit bulamıyor” diyor. Polat şöyle devam ediyor: “İhtiyaçlarımızı karşılamayacak ücretler verip, vaktimizin de neredeyse tamamını aldıkları ücretli köleliktir bahsettikleri.”

İşsizliğin gençleri ‘ahlaken’ çöküşe sürüklediğini belirten Polat, “Çocuk yaştan itibaren tanıdığım sevimli, hoş insanların büyüdükçe saygısız ve duyarsız bireylere dönüştüklerini gözlemliyorum. Kısa yoldan para kazanma düşüncesi, suç oranını arttırıyor. Vakit öldürmek, var olan sıkıntılarından uzaklaşmak, hissizleşmek için madde kullanımına yöneliyorlar ve mahallemizde gencecik insanların hapishanelere düştüğünü görüyorum” diyor. 

Ekonomi Bakanının “İşler iyi gidiyor yıl sonundaki 12.9’luk işsizlik oranı hedefimiz tutacak” yönündeki açıklamalarını hatırlattığımız Polat, “Hedeflenen rakam dahi korkunç. Ancak işsizliğin bu düzende çözüleceği yönündeki beklentileri de gülünç buluyorum” diyor.

"İŞÇİLERE BU RAKAMI REVA GÖRENLER BU ÜCRETLE GEÇİNSİNLER"

Asgari ücretin düşük olduğunu da belirten Polat “Asgari ücreti belirlemede muhatap yandaş/uzlaşmacı sendikacılar değil bizzat işçiler, emekçiler olması gerekiyor. İşçilere bu düşük ücretleri reva görenler 1 ay boyunca bu ücretle yaşamaya çalışsınlar da görelim. Asgari ücretin temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilmemizin yanı sıra sosyal yaşamımız ve hobilerimiz için de bütçe ayırabilecek düzeyde olması lazım. Özetle asgari ücret asgari bir yaşamı sunmamalı ve suratlarına umutsuzluğu monte ettikleri emekçilerin hayata daha umutla bakabilecekleri bir düzeye çıkarılmalı” diyor.

2020 yılından beklentisinin sıkılmadan çalışabileceği, parasını alabildiği, mesai saatleri insani olan, hobilerine ve sosyal çevresine bütçe ve vakit ayırabileceği bir iş olduğunu dile getiren Polat şunları söylüyor: “Bunun yanı sıra ailemin yanından çıkıp kendi evimi ve kendi dünyamı yaratmak, Doğu ve Güneydoğu illerine seyahat etmek, çok uzun zamandır hayalini kurduğum ancak bir türlü alamadığım bisiklet ile fotoğraf makinesini almak istiyorum ve bir de enstrüman öğrenip çalmak istiyorum.”

Reklam