23 Aralık 2019 10:44

Katı atık işçileri hem krizden hem küçümseyici bakışlardan rahatsız

Hurda toplayıp satarak geçinmeye çalışan katı atık işçileri, krizle birlikte kazandıkları üç kuruşun da ellerinden eriyip gitmesinin yanı sıra kendilerine dönük küçümseyici yaklaşımlardan şikayetçi.

Fotoğraf: MA

Paylaş

İşsizlik nedeniyle sokaklarda hurda toplayıp satarak geçimlerini sağlamaya çalışan katı atık işçileri, ekonomik krizle birlikte kazandıkları üç kuruşun da ellerinden eriyip gitmesinin yanı sıra kendilerine dönük küçümseyici yaklaşımlardan şikayetçi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülke genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2019 yılı eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 817 bin kişi artarak 4 milyon 566 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 2,4 puanlık artış ile yüzde 13,8 seviyesinde gerçekleşti.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından yapılan geniş tanımlı işsizlik araştırmasına göre ise işsiz sayısı eylülde 7 milyon 199’a yükseldi. Geniş tanımlı işsizlik oranı da Eylül 2019’da yüzde 20 olarak hesaplandı.

Derinleşen ekonomik krizle birlikte büyüyen geçim sıkıntısı nedeniyle farklı şehirlerde ayakta kalmakta zorlanan kimi yurttaşlar, yaşamlarına son verirken halkın büyük bir bölümü geçim sorunuyla boğuşuyor. Özellikle işsizlik nedeniyle ailelerini geride bırakmak batı metropollerine göç etmek zorunda kalanların buldukları işlerden kazandıkları para, eskisi gibi yarı tok yarı aç geçinmelerine bile yetmiyor.

Antalya’da sokaklardan demir, bakır, kağıt ve plastik atık toplayıp satarak para kazanmaya çalışan işçiler de bunlardan bazıları. Her gün daha gün doğmadan işe başlayıp gece yarılarına kadar sokak sokak gezerek kağıt, plastik atık, demir toplayan bu işçiler, Mezopotamya Ajansından Mehmet Aslan'a çalışma koşullarını ve yaşadıkları olumsuzlukları anlattı.

"ZOR ŞARTLARDA GEÇİMİMİZİ SAĞLIYORUZ"

Hurda alıp satarak geçinmeye çalışanlardan biri olan Ercan İlter, geçim kaygılarından kaynaklı 90'lı yıllarda Diyarbakır'ın Silvan ilçesinden Antalya’ya göç etmiş. 20 yıldır hurdacılık yapan ve "Zor şartlarda geçimimizi sağlıyoruz" diyen İlter, hurda işi yapanların birçoğunun evsiz olduğunu dile getirdi.

Ekonomik sorunlardan kaynaklı okul okuyamadığı için 5 yıldır oldukça zahmetli olduğunu dile getirdiği hurda işinde çalıştığını anlatan Mervan İlter de, en çok kimi insanların kendilerine dair sergilediği olumsuz tavırlardan şikayetçi. İlter, "Bazı insanlar, yaptığımız işe ayıp bir işmiş gibi bakıyor. Burun kıvırarak bizi küçümsüyorlar”  ifadelerini kullandı.

"ÇOCUKLARIMIZA ELBİSE BİLE ALAMIYORUZ"

Geçim sıkıntısından kaynaklı Batman’dan geldiğini söyleyen Ekrem Durmaz da günden güne değişiklik gösteren kazançlarının eskisi gibi olmadığını, ülkedeki ekonomik kriz nedeniyle artık yiyecek almakta bile zorlanmasından şikayetçi.

Durmaz, bu durumu "Sabah erkenden kalkıp hurdaya çıkıyoruz ve bu akşama kadar sürüyor. İşimiz ağır ama geçimimiz için bu işi yapmak zorundayız. Kazancımız çok az. Bazı günler 10 lira, 20 lira kazanıyoruz. Bu parayla nasıl geçinebiliriz? Elektriğe mi verelim su ya mı? Kendimize ve çocuklarımıza elbise alamıyoruz" sözleriyle dile getirdi.

Daha önce inşaat işinde çalışan Durmaz, geçirdiği bir sağlık sorunu nedeniyle bu işi yapmaya başlamış. “İnşaat çok ağır gelmişti. Bir de emeğimizin karşılığını alamıyorduk” diyen Durmaz'un en çok zoruna giden kendilerine yönelik küçümseyici bakışlar. Durmaz, “Çalıştığımız işi küçük ve kötü görenler oluyor. En azından ellimizi kimsenin önünde açmıyoruz. Kimseye muhtaç kalmıyoruz. İşimiz ne olursa olsun yapıyoruz. Bazıları hor görüyor; 'Çöpleri karıştırıyorlar' diyorlar. Bundan kaynaklı insanlar işimize ve bize karşı biraz soğuk davranıyor”  diye belirtti.

"KAZANDIĞIMIZI KİRA VE FATURALARA VERİYORUZ"

Yine 20 yıla yakındır hurda işi ile geçimini sağlayanlardan biri de Faruk Güneş. Ekonomik kriz ile birlikte kazandıklarının ellerinde eridiğini dile getiren Güneş, “Kazancımız günden güne değişiyor. Dün yağmur yağdığı için işe çıkamadım. İş çok ağır, çalışmakta zorlanıyorum. Eskiden kazancımız idare ederdi ama her şey çok pahalı oldu. Artık kazandığımızı elektrik, su, kiraya veriyoruz. Her şeye zam geldi. İki yumurta alamıyoruz. Bizim de çilemiz bu, çekiyoruz işte” diye yakındı.

(Antalya/MA)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ceren Özdemir cinayeti davası | Sadece sanık değil sorumlular da yargılansın

SONRAKİ HABER

EMEP heyeti Elazığ'da incelemede bulundu: Hamaset söylemi can kaybının önüne geçemez

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa