18 Aralık 2019 16:55

CHP'li Utku Çakırözer: Libya Anlaşması ikinci bir Suriye macerası

CHP Milletvekili Utku Çakırözer, AKP ve MHP’nin oyları ile kabul edilen Libya Anlaşması için “İkinci bir Suriye macerası” dedi. Engin Altay da CHP, HDP ve İYİ Partinin hayır oyu verdiğini söyledi.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer | Fotoğraf: CHP

Paylaş

Meclis Dışişleri Komisyonu’nda AKP ve MHP’nin oyları ile kabul edilen Libya Anlaşmasını, CHP Eşkişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “İkinci bir Suriye macerası” olarak tanımladı. CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay da "Dün Dışişleri Komisyonu'nda Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti ve Halkların Demokratik Partisi, Libya ile yapılan uluslararası anlaşmaya ret oyu verdik" dedi.

"LİBYA'YA HEM ASKERİ PERSONEL HEM DE SİLAH GÖNDERİLMESİNİN ÖNÜNÜ AÇIYOR"

"Türkiye-Libya Güvenlik ve Askeri İş Birliği Mutabakat Metni"ne CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer'den sert eleştiri geldi. Metne karşı CHP'nin muhalefet metnine de imza atan Çakırözer, iktidarın “tezkere değil” savunmalarına rağmen, bu metnin Libya’ya hem askeri personel hem de silah gönderilmesinin önünün açıldığına dikkat çekti.

Bu metin doğrultusunda Libya'ya “Savunma ve güvenlik kuruluşları mensubu sivil şahısların” gönderileceğine dikkat çeken Çakırözer, “Böyle bir tanım başka hiçbir anlaşmada yok. Bu savunma ve güvenlik kuruluşları kimlerdir, bunlara mensup sivil şahısların kontrolünü kim üstlenecek” diye sordu.

Anlaşmanın, Birleşmiş Milletler’in Libya’ya yönelik silah ambargosunu delmenin resmi kanıtı olacağını da belirten Çakırözer, “8 yıl önce Suriye’de de benzer hatalar yapıldı. En büyük zararı ülkemiz gördü. Şimdi de ikinci bir Suriye macerası ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz” dedi.

"LİBYA’DAKİ İÇ SAVAŞIN ÜZERİNE BENZİN DÖKMEYİN"

Libya’da bir iç savaş yaşandığını dile getiren Çakırözer, “Libya’nın ve Libya halkının iyiliğini istiyorsak, taraf tutarak oraya silah göndermek yerine barışın sağlanması için uğraşmalıyız. BM’nin bu yöndeki çabalarına destek vermeliyiz. Ama iktidar tam tersini yapıyor. BM raporlarında Türkiye’nin Libya ambargosunu deldiğine ilişkin kaygı verici ifadeler var. Yapmamız gereken bu ateşin üstüne benzinle gitmek değil bu ateşi söndürmek olmalı. Libya’daki iç çatışmanın çözümüne değil daha da derinleşmesine yol açabilecek unsurlar içermesi nedeniyle bu metinden kaygılıyız” diye konuştu.

LİBYA MUTABAKATINDA DERİN KAYGILAR VAR

Çakırözer, “İktidar ‘bu bir tezkere değil’ dese de daha önce Katar’a benzer bir askeri iş birliği anlaşması ile önemli miktarda asker gönderdiğimiz gerçeğini unutmayalım” dedi.

Çakırözer, SADAT ya da benzer özel kuruluşların şemsiyesi altında Libya’ya grupların gönderileceği iddialarına dikkat çekti. “Bahsedilen bu savunma ve güvenlik kuruluşları; bunlara mensup sivil şahıslar kimlerdir, bu sivil şahısların kontrolünü kim üstlenecek” sorularını yönelten Çakırözer, bu soruların yanıtı verilmeden anlaşmanın yürürlüğe girmemesi gerektiğini söyledi.

Anlaşma ile ayrıca “gizli bilgi ve teçhizat değiş tokuşunun” önünün açıldığını da kaydeden Çakırözer, “İç savaş şartlarındaki Libya’da yönetim her an değişebilir. Yani bu gizli teçhizat ve bilgilerin artık bizi karşıt olarak gören diğer tarafın eline geçmesi her an mümkündür. Bu risk, hepimiz için çok büyük endişe kaynağı olmalıdır” dedi.

"AKDENİZ'DEKİ YALNIZLIĞIMIZ DERİNLEŞECEK"

Anlaşmanın Türkiye'nin Doğu Akdeniz’deki yalnızlığını derinleştireceği uyarısı da yapan Çakırözer, “Türkiye’nin ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki hakkını, hukukunu korumanın yolu Libya’daki iç savaşa taraf olmaktan değil, haklı Kıbrıs davamızı; başta Ortadoğu ve Akdeniz olmak üzere tüm ülkeler iyi ilişkiler ve güçlü diplomasi aracılığıyla anlatmaktan geçer” dedi.

Bu metin ile Türkiye'nin, “bir ateşin, bir iç savaşın ortasına elini soktuğu” değerlendirmesini yapan Çakırözer, “8 yıl önce rejimi değiştirme çabası ile Suriye’deki çatışmanın tarafı olmamızı anımsatıyor. O Suriye macerasının bedelini milletçe ödedik ve hala ödüyoruz. Şimdi Libya’da ikinci bir Suriye macerasına girilmesinden kaygı duyuyoruz” dedi.

SEVR, LOZAN’DA TERS DÜZ EDİLDİ

Türkiye’nin Libya ile imzaladığı anlaşmalarla “Sevr anlaşmasının ters düz edildiği” yönündeki açıklamaları da değerlendiren Çakırözer, “Sevr, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi olan Lozan’da ters düz edilmiştir. Lozan Sevr’i ters düz ettiği için uluslararası hukuk ve diplomasi başarısıdır. Doğu Akdeniz’de Sevr’in ters düz edilmesine ihtiyaç yoktur. Aksine, böylesi yeni bir macera bizatihi Lozan’ı ters düz edecektir” diye konuştu.

ENGİN ALTAY: CHP, HDP VE İYİ PARTİ RET OYU VERDİ

CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay da "Dün Dışişleri Komisyonu'nda Cumhuriyet Halk Partisi, İyi Parti ve Halkların Demokratik Partisi, Libya ile yapılan uluslararası anlaşmaya ret oyu verdik" dedi.

Altay, konuyla ilgili olarak şunları kaydetti:

"Birçok gerekçemiz var. Yıllardır uluslararası anlaşmalar olur Meclis’e gelir, biz CHP olarak yüzde 99’una evet deriz. Daha önce gelen Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşması olarak bilinen Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasıyla ilgili metne de geçen hafta evet oyu verdik. Neden? Doğu Akdeniz’de çıkarlarımız Türkiye’nin yanlış dış politika argümanlarından dolayı sıkıntıya düştü. Sadece bizim düşse bir şey değil KKTC’nin de oradaki hak ve çıkarları sıkıntıya düştü. Biz Libya ile birlikte bir Münhasır Ekonomik Bölge Koridoru’nun açılmasıyla KKTC’nin hak ve menfaatlerini savunma noktasında elimizi güçlendirelim istedik." (Ankara/EVRENSEL)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Taybet İnan’ın ölümüyle ilgili soruşturmada, 4 yılda ilerleme yok

SONRAKİ HABER

16 yaşındaki R.A.’nın vurulmasına tepki: Çocukları, kadınları koruyamadınız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...