13 Aralık 2019 23:08

"Barışı Yeniden Konuşmak" paneli: Akil insanlar masanın bir parçası değildi

Diyarbakır'da "Barışı Yeniden Konuşmak" adlı panel düzenlendi. Panele katılan konuşmacılar, çözüm süreci ve "Akil İnsanlar Heyeti" deneyimini konuştu.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Diyarbakır'da İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapsamında Hak İnisiyatifi tarafından "Barışı Yeniden Konuşmak" adlı bir panel düzenlendi.

"Çatışma Çözümünde Toplumsal Cinsiyet", "Kürt Çatışmasının Çözümünde STK'ların Yeri", "Akil İnsanlar Deneyimine Bugünden Bakmak", "Dünya Deneyimleri Bize Ne söylüyor" konu başlıkları altında düzenlenen panelin moderatörlüğünü Zeynep Tatlıcıoğlu yaparken, Akademisyenler Ayşe Betül Çelik ve Cuma Çiçek, Akil İnsanlar Heyeti Üyesi Mehmet Emin Ekmen ve Diyarbakır İnsan Hakları Okulu Üyesi Ümran Duran Yalın konuşmacı olarak katıldı.

"KÜRT MESELESİ'NDE TAM BİR İRADE KONULMUYOR"

Panelde ilk olarak konuşan Diyarbakır İnsan Hakları Okulu Üyesi Ümran Duran Yalın, "Dünya Bize Ne Söylüyor" konu başlığı üzerine konuştu. Yalın, dünyada barış süreçlerindeki gelişmeleri ve barış süreçlerinde sivil toplum örgütlerinin önemine dikkat çekerek "Sivil toplumun önemi büyük çözüm süreçlerinde. Türkiye sivil toplum olarak çok bereketli olmasına rağmen Kürt Meselesi'nde tam bir irade ortaya konulmuyor. Kolombiya'da FARC ike çatışma içindeydi. 8,5 milyon insanın mağduriyetinden bahsedebiliriz. Barış metninin referandumdan hayır çıkmasına rağmen barış görüşmeleri devam ediyor. Burada önemli olan  Toplumsal Cinsiyet perspektifi öne çıkıyor olması. Türkiye'de ilke defa karşılıklı ateşkes yapılıyor. Adımlar atılmadığı süreç durduruluyor" dedi.

"KADINLAR DAHA BÜTÜNSEL BAKIYOR BARIŞ SÜREÇLERİNE"

Akademisyen Ayşe Betül Çelik, "Çatışma Çözümünde Toplumsal Cinsiyet" konusu üzerine konuştu. Çelik, Türkiye’de barış sürecinin sadece çatışmalı ortamı ortadan kaldırmak olarak düşünüldüğüne ve kadınların barış süreçlerindeki etkisine değindi.

Çelik, "Barışa bakış açımız bütünsel olmalı. Liderlerin istediği şekilde şekilleniyor. Barış komisyonları, Akademisyenler, STK, medyanın  müdahaleleri önemlidir. Kürt Meselesi, PKK ile arasındaki çatışma başka boyutudur. Bahsetmediğimiz alan ilişkisel alan devlet vatandaş güvensizliği ve toplumsal kutuplaşma boyutu var. Barış anlayışımızda bu daralmayı etkiliyor. Savaş ve barış cinsiyetlendirilmiştir. Ama biz kadınlar olarak barış masasına ne getirebiliriz. Kadınlar güç ve silah eksenini başka bir yerden tartışabiliyor, ötesine geçiyor. Daha bütünsel bakıyor kadınlar barış süreçlerine. Liderleri masaya getirmek, barışın toplumsal sahiplenilmesini yapıyorlar. Toplumun sahiplenmesini sağlıyorlar” diye konuştu.

"KÜRT MESELESİ’NDE STK'LER SİYASİ AKTÖRLERİN GÖLGESİNDE KALDI"

Akademisyen Cuma Çiçek ise "Kürt Çatışmasının Çözümünde STK’ların Yeri" konu başlığı üzerine konuştu.

Kürt sorunun çözümünde demokratik kitle örgütlerinin sınırlı bir noktada olduğunu belirterek, sorunun çözümünün sadece siyasi aktörlere indirgenmemesi gerektiğini ifade etti. Çiçek, "Bu meseleler çok uzun vadeli toplumsal dönüşümü gerektirir. Barış anlaşmasını sağlayabilirsiniz ama baskısal ve kültürel şiddet devam edebilir. 20 yıldır örgütle devlet arasında bir temas ama birgün çok sınırlı bir yerdeyiz. Tek başına tarafların kararına bağlanması beklenemez. Siyasi aktörlerin kararlarına indirgenemez STK’lar ve medya var. Kürt Meselesi dair çok da iyi bir yerde değiliz. Sivil camia Kürt Meselesi ve Ermeni Meselesi gibi demokrasi hak hukuk noktasında çalışmalarda yer alan  Siyasî aktörlerin gölgesinde kalan sivil aktörlerden bahsedebiliriz. Demokratik normları üreten bir alan olan STKlar işlev görmediğini dair tespitler var. STKlar sürecin devam etmesinde ana akım medyada görünür oldu. Sürecin kamusal alanda tartışılmasına katkısı oldu. Sürecin gelişimine katkı sağlayamadı. Sokakta barışa dair rıza üretimini sağlayamadı. Bunlar niye yapılamadı. Sürecin otoriter yapılmasından kaynaklı. Sınırlı aktörlerle ilerleyen bir yapıdan kaynaklı. Akıl insanlar heyetine indirgendi. İki taraf da STK'ları arkalarına almaya çalıştı" dedi.

"HEYETİN SÜRECİN NASIL İLERLEDİĞİNDEN HABERİ YOKTU"

Akil İnsanlar Heyeti Üyesi Mehmet Emin Ekmen ise çözüm sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmediğini ifade ederek şunları söyledi:

"İlk konuşmasında Erdoğan bizden katkı beklediğini söylemişti. Sürecin bizden anlatılmasını istedi. Ama heyetin sürecin ne olduğu nasıl ilerlediğinden haberi yoktu. Sağlıklı bir süreç yönetimindeki mimari unsurlar yoktu. Bu heyet arabuluculuğun herhangi bir formuna oturtulamazdı. Bir izleme ya da gözleme heyeti de değildi. Masanın bir parçası değildi. Yetkisi sorumluluğu tanımlanmamış bir heyet değildi. Süreci normalleştirme rolünü oynadı. Negatif örgütleme tipinin çarpıcı bir örneği oldu" (Diyarbakır/EVRENSEL)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ankara İbni Sina Hastanesinin arşiv bölümünde yangın çıktı

SONRAKİ HABER

Metal işçileri: Bize sorulmadan sözleşme imzalanmasın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa