13 Aralık 2019 15:22

Birleşik Krallık erken seçimleri: Brexit talebi karşılık buldu

Birleşik Krallık seçimlerinin sonucu, “Brexit’in bir şekilde hallolması” talebinin genel olarak halkta karşılık bulduğunu gösterdi. Medyanın da etkisiyle emekçilerin temel sorunları arka planda kaldı.

Fotoğraf: Kate Green/AA

Paylaş

Arif BEKTAŞ
Londra

Birleşik Krallık tarihi bir seçimi geride bıraktı. Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakar Parti tek başına hükümet olma çoğunluğunu elde etti. Johnson seçim sonuçları kesinleşince Kraliçe Elizabeth’e giderek, hükümeti kurma yetkisi istedi.

İşçi Partisi ise beklenenin çok altında bir oy aldı. İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn, bir sonraki genel seçimlerde lider olarak kampanya yürütmeyeceğini söyleyerek istifa sinyali verirken, Liberal Demokratlar hiçbir varlık göstermedi ve Liberal Demokrat Parti Lideri Jo Swinson da milletvekili olarak seçilemediği için istifa etti. İskoçya Ulusal Partisi ise daha da güçlendi.

MUHAFAZAKARLAR EN FARKLI GALİBİYETLERİNİ ALDI

Birleşik Krallık’ı oluşturan İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’da yapılan genel seçimleri, AB ülkeleri de yakından izledi. Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması anlamına gelen Brexit’in ana gündem olduğu seçimleri, Brexit dışında çok da bir vaadi olmayan Muhafazakarlar kazanırken, İşçi Partisi’nin daha önce kalesi olarak bilinen bir çok yerde milletvekili kaybetmesi dikkat çekti.

Seçim sonuçlarına göre Muhafazakarlar oylarını yüzde 2 arttırarak 364 milletvekili çıkarırken 1987 yılından bu yana en farklı galibiyetlerini aldı. İşçi Partisi ise tarihindeki ikinci en başarısız seçimi yaşadı. 2017’de yapılan seçimle kıyaslandığında, yüzde 8’lik bir oy kaybı ile 203 milletvekili kazanırken 59 milletvekili kaybetti. İskoçya Ulusal Partisi ise oylarını arttırarak İskoçya’daki toplam 59 milletvekilinden 48’ini kazandı. Liberal Demokratlar’ın 12 olan milletvekili sayısı 11’e düştü. Kuzey İrlanda da çok bir farklılık olmadı. Birlik yanlısı DUP 8 ve SinnFein ise 7 milletvekili çıkardı.

BREXIT PARTİSİ VEKİL ÇIKARMADI, MUHAFAZAKARLARA ÇALIŞTI

Çok konuşulan Brexit Partisi hiçbir milletvekili çıkartamazken, 318 bölgede Muhafazakar Parti adaylarını desteklemiş olmasının sonucun bu kadar farklı olmasında etkili olduğu tahmin ediliyor.

Buna göre Muhafazakarlar yüzde 45 oranında oy alırken, İşçi Partisi yüzde 33’te kaldı. Liberal Demokratlar yüzde 12, İskoçya Ulusal Partisi yüzde 4 ve Yeşiller de yüzde 3 oranında oy elde etti.

BİRLEŞİK KRALLIK EMEKÇİLERİ BREXIT’TEN USANDI

Muhafazakar Parti ve Lideri Boris Johnson’ın “Brexit’i halledeceğiz” sloganının ülkenin bir çok yerinde karşılık bulduğu görülüyor. İşçi Partisi’nin kalesi olarak bilinen İngiltere’nin kuzeyindeki işçi şehirlerinde sandalye kaybetmesi de bunun bir göstergesi olarak nitelendirilebilir. Brexit’in “bir şekilde halledilmesi” gerektiğini düşünen Kuzey İngiltere halkı, İşçi Partisi ve Corbyn’in seçim sonrası çözme vaadine inanmayarak adeta, “Bu işi çözerse Boris Johnson çözer” diyerek on yıllardır İşçi Partisi'ne verdiği oyu Muhafazakarlara verdi.

SERMAYE YANLISI MEDYA ÖNEMLİ ROL OYNADI

Sermaye ve sermayeyi destekleyen basının ciddi bir rol oynadığı bu seçimlerde, işçi ve emekçilerin kendi taleplerinin ikinci plana atılmasının da başarıldığı görülüyor. Sağlık, eğitim, konut, ulaşım, sosyal hakların önüne geçen Brexit, İşçi Partisi’ne kaybettirip, Muhafazakarlara kazandırdı.

Ülkede yoksulluğun artmasına, sağlık ve eğitim alanlarında ciddi sıkıntıların olmasına ve bu alanların düzeltilmesi için oldukça iddialı bir manifesto ile seçmenin karşısına çıkmış olmasına rağmen Jeremy Corbyn karşılık bulamadı.

JEREMY CORBYN "ÖCÜ" OLARAK GÖSTERİLDİ

Özellikle basın başta olmak üzere, sermaye çevreleri ve Muhafazakar Parti,Corbyn’in manifestosunu tartıştırmamak için çok uğraştı. Ülkedeki en büyük sorunun 3.5 yıl tartışılan Brexit olduğuna yönelik kampanyalar yapıldı ve bu sürekli gündemde tutuldu. Corbyn ve İşçi Partisi ise Brexit’i konuşmamak için çaba sarfetti. Adeta, “Seçimi kazanırsak Brexit’i hallederiz” demeye getirdi.

Corbyn ve ekibi her ne kadar yoğun çaba harcasa da sağlık servisinin içinde bulunduğu kriz ve özelleştirilmeye çalıştırılması sorunu gündeme sokulamadı. Dar gelirli ailelerin çocuklarının neredeyse üniversiteye hiç gidemediği, gidenin yıllık 9 bin sterlin para ödediği Birleşik Krallık’ta oylar Brexit’i gerçekleştirebileceklere verildi.

Öte yandan Muhafazakar Parti, sadece Brexit’i vadetmedi. Corbyn ve ekibinin ne kadar “tehlikeli” olduğu üzerine de ciddi bir kampanya yürüttü. Corbyn aleyhine, “eski kafalı”, “Ülkeyi 70’lere götürecek” ve “Patronları ülkeden kaçırtacak” söylemleri birçok bölgede karşılık bulmuş gibi görünüyor.

İŞÇİ PARTİSİ, İŞÇİLERİN OY VERMEDİĞİ BİR PARTİYE DÖNÜŞTÜ

İşçi Partisi, işçi ve emekçilerin her seçimde sahip çıktığı ve kendi partisi olarak kampanyasını bile yürüttüğü bir parti olmasına rağmen, artık işçilerin oy vermediği bir partiye dönüştü. Son liderinin bugüne kadar gelmiş geçmiş “en işçi sınıfı yanlısı lider” olması da bunu değiştiremedi.

Parti programının kapitalist burjuva bir parti programının dışına çıkmadığı bir gerçek. Ancak, Corbyn’le birlikte partinin seçim manifestoları işçi ve emekçilerin talep ve isteklerine uygun hale getirilmişti. Parti programının tersine, işçi ve emekçilerin taleplerini öne çıkartan manifesto, buna rağmen işçilerden oy alamadı. Hatta daha önce oy aldığı işçiler de bu kez oy vermedi.

Bunun bir nedeni de “seçimden seçime nutuk atan bir parti görünümünde” olması oldu. Bu biçimiyle işçileri manifestosuna inandıramadı. Hatta, “Politikacıların hepsi aynı” diyerek Corbyn ve seçim manifestosunun ilericiliği ciddiye alınmadı.

İşçi Partisinin seçim dönemlerinin dışında ne bir grevde ne ırkçılığa karşı bir eylemde ne de bir fabrikadaki sorunla ilgili işçilerin yanında olmayan; 1 Mayıs, 8 Mart, 25 Kasım gibi önemli günlerde üyelerinin ortalıkta görünmediği, eğitim ve sağlık kesintilerine karşı yapılan eylemlere katılmadığı gerçeğinin de tartışılması gerekiyor. Birçok iş yerinde de “Corbyn patronlardan daha fazla vergi alacağı için, patronları ülkeden kaçırtacak, bir çoğumuz işsiz kalacağız” propagandası etkili oldu. İşyerlerine uğramayan, işçiler içinde yeterli çalışma yapmayan bir partinin işçilerden yeterli oyu alması mümkün olmadı.

Yine seçimlerin 6 haftaya sıkıştırılması, 6 hafta içinde tüm bölgelere ulaşılamaması ve Muhafazakarların bilerek seçim süresini yasaların öngördüğü en kısa sürede gerçekleştirmesi de etkili oldu. Buna rağmen seçim kararı alındığı tarihte İşçi Partisi, Muhafazakarların 20 puan gerisindeyken, bu oran yüzde 12’ye kadar düşürülebildi.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a Kanal İstanbul yanıtı: Bir kişi değil, 16 milyon insan bilir

SONRAKİ HABER

İstanbul’da Boğaz hatları Meclis kararı sonrası 24 saat hizmet vermeye başlayacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa