12 Aralık 2019 11:17

Bir acı haber de Diyarbakır'dan: Umut'un şırıngalı çikolatan öldüğü iddiası

7 yaşındaki Mert Yağız Köksal'ın, şırıngalı çikolatadan hayatını kaybetmesinin ardından bir acı haber de Diyarbakır'dan geldi.

Umut Bilgi

Paylaş

Ankara'da 7 yaşındaki Mert Yağız Köksal'ın, kantinden aldığı şırıngalı çikolatayı yerken nefes alamayıp hayatını kaybetmesinin ardından bir acı haber de Diyarbakır'dan geldi. 7 yaşındaki Umut Bilgi, bir marketten aldığı şırıngalı çikolatanın kapağının boğazına kaçması sonucu hayatını kaybetti.

Diyarbakır’da, geçen hafta yaşamını yitiren 7 yaşındaki Umut Bilgi'nin, şırıngalı çikolata kapağının soluk borusunu kapatması sonrası rahatsızlanması ile hastaneye getirildiği bildirildi.

11 GÜN YAŞAM MÜCADELESİ VERDİ

Olay, 25 Kasım'da Seyrantepe Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Umut Bilgi, okuldan çıkarken bakkaldan şırıngalı çikolata aldı. Ambalajın kapağının boğazına kaçmasıyla fenalaşan Umut, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Umut, 11 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. 

Ölümüyle yakınlarını yasa boğan çocuğun cenazesi, 5 Aralık'ta toprağa verildi.

ANNE BİLGİ: FİRMAYI ŞİKAYET EDECEĞİZ, ÖNLEM ALINSIN

Seyrantepe Mahallesi'nde evlerinde taziyeleri kabul eden küçük Anne Gülşen Bilgi, firmayı şikayet ettiğini belirterek, bu ürünlerin yasaklanması gerektiğini söyledi.

3 çocuk annesi Gülşen Bilgi, yaşananları Demirören Haber Ajansı (DHA) muhabirine anlattı. Acılı anne Bilgi, şunları söyledi:

“Okuldan gelişte bir bakkal var, oradan alıp gelmişti. Elindeydi, gelirken yarısını yemişti. Yemek hazırlamıştım, yemek yiyecektik. Onu da fırına yollayacaktım ekmek alsın diye. Eline parayı verdim, yemeye devam ediyordu. Kapıdan çıkana kadar yanındaydım, merdivenden iki adım inip, bana döndü, nefes almadığını gördüm. Çırpınıyordu. 'Ne oldu? Gel' dedim. Bana doğru geldi. Anladım ki parçayı ağzına koymuş, o da boğazına kaçmış. Kendime çektim, sırtını çevirdim, başını aşağı doğru eğdim, sırtına vurdum, kaldırıp tekrar vurdum. Baktım hala nefes alamıyor. Kucağıma alıp, karnından baskı uyguladım, nefesle beraber dışarı atsın diye. O da olmadı. Parmağımı boğazına koydum parçayı çıkarmak için yine olmadı. Çünkü parça, nefes borusuna girmişti. Bağırıp çağırmama komşular geldi, ablası, ağabeyi geldi, hepimiz çırpındık. Komşum da müdahale etti, sonuç alamadı. Komşum oğlunu çağırdı, hastaneye götürmesi için. Kucağımdan alıp koşarak, caddeye çıktı. Bir araç durdu. Hastaneye götürdük. Çocuk hastanesi acil bölümüne yetiştirdik. O sırada mosmor olmuştu. Sedyeye alıp müdahale ettiler. Onlar da bir sonuç alamadı.  Dicle Üniversitesi Hastanesi'ne sevk ettiler. Orada müdahale odasına aldılar, onlar da çıkaramadılar parçayı. Acilen ameliyata alındı, yolda zaten kalbi durmuştu, nefes alamıyordu. 'Beyne oksijen gitmemiş' dediler. Ameliyatta kalbini çalıştırıp parçayı çıkarmışlar, nefes yolu açmışlar. Ameliyattan sonra yoğun bakıma aldılar. 8 gün kaldı yoğun bakımda. Sonra bize cenazesini verdiler. Beyin ölümü gerçekleşmişti, kalbi de durmuştu. Şikayette bulundum, firmayı şikayet ettim. Bunların satılmaması lazım. Kantinlerde bile satılıyor. Yasak olması lazım. Oğlum 6.5 yaşındaydı, okulu çok seviyordu." (Diyarbakır/DHA)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Melih Gökçek döneminde AKP’li vekilin eşine ihale yağmış

SONRAKİ HABER

Elazığ'da depremzedeler geceyi tren vagonlarında geçirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...