12 Aralık 2019 04:15

AYM’nin güvenlik soruşturması kararı gerçekten olumlu bir gelişme mi?

Bir eğitim emekçisi AYM'nin güvenlik soruşturmalarıyla ilgili kararına ilişkin yazdı: Amaç insan haklarına bir saldırıyı önlemekten çok yapılanı, kanuni hale getirmek gibi görünüyor.

Fotoğraf: Delwin Steven Campbell/Flickr

Paylaş

Bir öğretmen
İstanbul

Geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesinin (AYM) güvenlik soruşturması ile ilgili verdiği karar, kamuda memur olmak isteyenlerin gündeminde. Olumlu bir gelişme gibi karşıladığımız bu karar gerçekten öyle mi?

Çok da hukuki terimlerden anlamayan biri olarak haberi ilk aldığımda olumlu düşüncelerimin üstüne bir anda kara bulutlar çöktü. Şu anda güvenlik soruşturması devam eden yüzlerce insanı nasıl etkileyecek bu karar? Nitekim birkaç gün içinde korktuğum başıma geldi.

Güvenlik soruşturması bitmek üzere olan birçok kişinin işlemleri askıya alındı. Hafta içinde toplanması ve karar vermesi beklenen komisyonlar toplanamadı. Yeni bir durum söz konusu olunca yeni bir bürokratik süreç işlemeliydi. Bunun sonucunda da uygulamada olan sistem boşa düştü. Kurumlar, üst kurumlardan sürecin işleyişine dair açıklamalar beklemeye başladılar. Aylardır güvenlik soruşturmasının bitmesini bekleyen ve en azından sürecin işleyişinden haberdar olan, birazcık da olsa resmi kurumlardan bilgi alabilen yüzlerce kişi kendilerini bir karmaşanın içinde buldu. Ulaşabildikleri hiçbir kurum açıklama yapamaz hale geldi. Bu durumun ne kadar süreceği hakkında ise hiçbir fikirleri yok.

Hadi diyelim bu insanların mağduriyetleri kısa zaman içinde giderilecek. Peki sonra? İlerleyen zamanda yapılacak sağlıkçı, öğretmen veya mühendis atamalarına nasıl etki edecek bu karar? Gerçekten AYM’nin verdiği karar olumlu sonuçlar doğuracak mı?

AMAÇ YAPILANI KANUNİ HALE GETİRMEK

AYM’nin verdiği kararı inceleyince bir anda aslında “Bu iktidara bir yol gösterme mi” diye de düşünmeden edemedim. Aslında amaç insan haklarına bir saldırıyı önlemekten çok yapılanı, kanuni hale getirmek gibi görünüyor. AYM aslında ne diyor? Temel hak ve özgürlükler ancak kanunla sınırlandırabileceğinden, 657 No’lu Kanun’a memuriyete alımda güvenlik soruşturması yapılabilir maddesini eklemek yeterli olmuyor. AYM de buna karşı çıkıyor. Güvenlik soruşturmasının nasıl, hangi belgelerle, kimler tarafından yapılacağını düzenle diyor aslında. İktidar hemen çalışmalarına başladı tabii ki. Muhalefetten karşı sesler çıksa da şu anda ne iktidarın yapacağı yeni düzenlemelerle ilgili fikirler ne de bunlara karşı çıkan sesler ülkenin bu yoğun gündeminde ön plana çıkıyor. Yine sessiz sedasız bu düzenlemeler yapılırsa ve kanun olarak Meclisten geçirilirse ancak sıkıyönetimde uygulanan düzeye gelmiş hukukumuza bir yeni ekleme daha olacak.

Güvenlik soruşturmasından vazgeçilmesi de ayrı bir handikaba yol açacak. Bir şekilde iktidar memur yapılanmasına müdahale etmek isteyecek. Bunu güvenlik soruşturması ile yapmazsa başka bir yol bulacak; mülakatlar gibi. Böyle bir uygulama halinde mülakatlarda yapılacak herhangi bir istihbari bilgi sonucunda elemeye hukuken karşı çıkmak imkansız hale gelecek. Mülakata karşı açılacak herhangi bir dava sadece sözlü sınav esnasında verilen cevapların puanlanması üzerinden olacağından ve herhangi bir kayıt tutulmadığından savunma yapılması ve mağduriyetin giderilmesi imkansız hale gelecek.

Kısacası AYM kararı ilk bakışta son yıllarda bizleri iyice kıskaca alan KHK’lere karşı olumlu bir adım gibi görünse de aslında kamuya alınacakların belirlenmesine yönelik yeni düzenlemelerin yapılmasının ve bu düzenlemeler sayesinde iktidarın kendini daha da güvenceye almasının önünü açacak gibi gözüküyor.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Gazetecileri Koruma Komitesi: Çin ve Türkiye en büyük gazeteci hapishanesi

SONRAKİ HABER

Gezi Davası 5. Duruşma | Ali İsmail'in katili "mağdur", Osman Kavala hâlâ tutuklu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa