08 Aralık 2019 03:49

Gazeteci Yazar Ahmet Koçak: İşaretlemeler geçmişteki gibi mesaj verme maksatlı

Alevilerin evlerinin işaretlenmesiyle konuşan Yazar Ahmet Koçak: Alevilere Kürtler gibi hak ararsanız size de aynı şekilde cevap veririz Kürtler gibi sizin de ensenizde boza pişiririz diyorlar.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

İnanç BABACANOĞLU
İzmir

İzmir’in Gaziemir ilçesinde Alevi ailenin evinin duvarına çarpı işareti atılarak ‘Defol Alevi’ yazılmış, Mersin’de ise Alevilerin yoğun yaşadığı Piri Reis Mahallesi’nde de evlerin duvarlarına tarihler atılmıştı. Emniyet ‘Sarhoşların veya çocukların işidir’ açıklaması yaparken, yaşanan olaylar tedirginlik yaratmaya devam ediyor ve kamuoyunun da tepkisini çekiyor.2012’den bugüne 32 ayrı yerde 100’ün üzerinde ev işaretlendi. Kasıtlı olarak yapıldığı düşünülen olaylar Alevi vatandaşların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde gerçekleşti. Son olarak ise Gaziemir’de Alevi ailenin evine çarpı işareti atılarak nefret söylemleri yazıldı. Gaziemir’de yaşanan olayla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ve siyasiler de açıklamalarda bulundu. Yaşanan olay üzerinden kamuoyunda yeniden Alisiz Alevilik tartışmaları gündeme geldi. Gaziemir’de yaşanan olayı, Alevilikte inkâr ve asimilasyonu, Alevilerin taleplerini ve yaşadığı sorunları Gazeteci-Yazar Ahmet Koçak ile konuştuk. Geçmişte Adıyaman’da, Maraş’ta, İstanbul’un çeşitli mahallelerinde de benzer olaylar yaşandığını söyleyen Koçak “O dönemlere baktığımızda yaşanan olaylar devleti yöneten erkin ‘Alevilere bir ayar vermek maksatlı’ Alevilere bir mesajı olarak yorumlandı. Biz de öyle yorumladık açıkçası. Yaşanan olayların hemen öncesinde veya sonrasında hep bir seçim oluyor. Yakın zamanda ne olur bilmiyoruz ama gündemi takip ettiğimizde yine bir erken seçim tartışılmaya başlandı. Bu olayda da yine bir mesaj var gibi geliyor. Yetkililerin açıklaması yine çocuk işidir gibi geçiştirmeye dayalı. Daha öncelerde de aynı şeyler söylendi. Burada şunu sormak lazım; çocukların hiç işi yok mudur arada bir gelip Alevilere sizi buradan kovacağız diyorlar. Alevilere Kürtler gibi hak ararsanız size de aynı şekilde cevap veririz Kürtler gibi sizin de ensenizde boza pişiririz diyorlar” dedi.

"YA HAVUÇ SİYASETİ YA SOPA SİYASETİ"

Alevilerin hak taleplerine samimi yaklaşılmadığını ifade eden Koçak “Olayın nasıl olduğundan ziyade bizim görmemiz gereken bu olayın Alevilerin hala bu ülkede gerçekten vatandaş, yurttaş kimliğinin devlet nezdinde kabul edilmediğini göstermesidir. Bu olayı kimin yaptığı aslında çok açık. Ayrıştırıcı, ötekileştirici dili kullanan taleplere samimiyetsiz yaklaşan devletin kendisi. Bunu nereden biliyoruz AKP 2007 yılında bir Alevi açılımı yaptı. Açılımı AKP samimi olarak kendisi yapmadı. O dönemlerde Avrupa birliğine girmek gibi Türkiye’nin bir gündemi vardı. Avrupa birliği uyum yasaları çerçevesinde Alevilerinde bir takım demokratik hak talepleri vardı. Bu taleplerin hükümet tarafından yerine getirilmesi istendi. Onun üzerine acele bir şekilde Alevi açılımı süreci başlatıldı, 2 yıl sürdü ve bu süreç rafa kaldırıldı. Burada onlarca Alevi örgüt yöneticisini, dedesini, ilgili ilgisiz birçok insanı, siyasetçiyi dinlediler. Bu bilgileri, talepleri aldılar fakat bunları daha sonra rafa kaldırdılar. O dönemde de bunu yapmak gibi bir niyetleri yoktu bugün de Alevilerin talepleri konusunda samimi olacaklarına inanmıyorum. Alevilere tarihi süreç içerisinde her zaman ya havuç siyaseti ya da sopa siyaseti uygulayacağız dendi. Siz bu ülkenin asli vatandaşı olamazsınız diyorlar” şeklinde konuştu.

"ALEVİLERİ PARÇALAMAK İÇİN KURULMUŞ BİR TUZAK"

Alisiz Alevilik konusuna değinen Koçak “Osmanlıdan, Cumhuriyetin ilk yıllarına ve günümüze kadar devlet Alevilere bir don biçeceğiz dedi. Bu don nedir Aleviliği Türk-İslam sentezi içerisinde eritmek. Bunu tek başına yapamayacaklarını gördüler. Alevilere en yakın olarak gördükleri Şiileri, Caferileri de devreye sokarak Aleviler Sünnileşmiyorlarsa Şiileşsinler İran’daki gibi mollalaşsınlar kendi o muhalif kimliklerinden kopsunlar dediler. Son dönemde Alisiz Alevilik tartışmaları yaşanmaya başladı. Aleviliğin Alisiz veya Alili olmasını bırakın Aleviler karar versin. İslam’ın içindeyiz der veya demez bu Alevilerin kendi sorunu. Bana göre bu Alevilerin arasına atılmış tuzak soru, kimseyi ilgilendiren bir mesele değil. 30 yıl öncesine kadar kimsenin gündeminde yoktu. Bu konu bugün Alevileri parçalamak üzere devletin kurduğu bir politika. İktidar kendisine karşı gelmeyecek kendisinin güdebileceği bir anlayış ortaya çıkartmaya çalışıyor” dedi.

"ARAŞTIRMA ŞİRKETLERİNİN ÇALIŞMALARI SADECE BUGÜNÜ İFADE ETMİYOR"

Konda 2019’da yaptığı araştırmaya göre kendini Alevi olarak tanımlayanların oranının yüzde 5 olduğunu duyurdu. Konda’nın yaptığı araştırma verileri üzerine Türkiye’de Alevi örgütlülüğüne ve Alevi kökenli insanların kendini ifade ediş biçimine yönelik açıklamalarda bulunan Koçak araştırma şirketlerinin yaptığı araştırmanın sadece bugünü ifade etmediğini belirterek, “12 Eylül 1980 sonrasındaki süreçte köyden kente göçle beraber toplumun kendi kimliğini gizlediği bir süreç yaşandı. 1993 Sivas katliamından sonra biraz olsun Alevi -Bektaşi toplumu üzerindeki ölü toprağını atıp bizde varız demeye başladı. Alevi örgütlülüğü ciddi bir örgütlülük haline geldi fakat bu tabela düzeyinde oldu. Mevcut var olan yapılanmalar Alevi toplumunun gerçek manada örgütlenmediğini gösteriyor” dedi.  Bugün ise 200’ün üzerinde Alevi örgütünün olduğunu söyleyen Koçak, bu kurumların örgütlediği Alevi nüfusuna bakıldığında araştırma şirketlerinin söylediğinin gerçekçi durduğunu söyleyerek, “Metropollerde örgütlülük oranıyla yaşayan Alevi oranı tam tersi. O kişiler çeşitli nedenlerle kendini Alevi olarak ifade etmiyor. Kimliğini açıklayamayan bir grup da var fakat o grup aynı zamanda Sünnileşmemiş de. Sünnileşen, Şiileşen, Caferileşen bir grup da az da olsa vardır. Kamuoyunun ilgilendiği konu Alevi kökenli insanların nüfusunun ne kadar olduğudur” diye ekledi.

"GELENEKSEL ALEVİ ÖĞRETİSİ BİNLERCE İNSANA AKTARILDI"

Geleneksel Alevi öğretilerini aktarmak için Ahmet Koçak, Piri Er, Hakan Erol ve Dertli Divani ile birlikte 7 yıl önce Mektebi İrfan muhabbetlerini başlattılar. 70’e yakın bölgede 5 binin üzerinde insana ulaşılıp kentleşmeyle beraber kesintiye uğrayan Alevi muhabbet erkanlarını devam ettirip Alevi-Bektaşi toplumunun kendi değerlerine yeniden sahip çıkması için Mektebi İrfan muhabbetlerini sürdürüyorlar.

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Mansur Yavaş: Otobüs alacaklarına dinozor almışlar

SONRAKİ HABER

Buca'da eski eşi tarafından katledilen Büşra Yabaşkul’u kadınlar uğurladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...