07 Aralık 2019 14:59

Cumartesi Anneleri, 767. hafta buluşmasında Hüseyin Taşkaya’nın akıbetini sordu

Galatasaray Meydanı'ndaki oturma eylemleri 68 haftadır engellenen Cumartesi Anneleri, İHD İstanbul Şubesi önünde düzenledikleri buluşmada gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın akıbetini sordu.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

İçişleri Bakanlığı ve Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından 700. haftadan bu yana Galatasaray Meydanı’ndaki oturma eylemleri engellenen Cumartesi Anneleri, 767. hafta buluşmasında da İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi önünde bir araya geldi. Yoğun polis ablukası altında gerçekleşen buluşmada, gözaltında kaybedilen Hüseyin Taşkaya’nın akıbeti soruldu.

Bu haftaki buluşmaya CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da katıldı.

"ARTIK YETER, HUKUK DEVLETİ İSTİYORUZ"

Basın açıklamasını İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu. Yoleri, "Hukuk devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adalete ve eşitliğe uygun bağımsız bir hukuk düzeni kuran devlettir. Artık yeter, kayıplarımıza ve adalete ulaşmak için hukuk devleti istiyoruz" dedi.

"YAKINLARIMIZ, HİÇBİR VASFI OLMAYAN İNSANLARIN ELİNE VERİLEN GÜÇLE KATLEDİLDİ"

Basın açıklamasının ardından Hüseyin Taşkaya’nın eşi Sultan Taşkaya konuştu. Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasına tepki gösteren Taşkaya, “Evimiz bize yasaklandı, kayıplarımızın peşini bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

Sultan Taşkaya’nın ardından, Hüseyin Taşkaya’nın kızı Serpil Taşkaya söz aldı. Mücadeleye 9 yaşında başladığını belirten Serpil Taşkaya, 1971 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen Stanford hapishane deneyini anlatarak şunları söyledi:

“Deneyden çıkarılacak sonuç, siz hiçbir vasfı olmayan insanların eline güç verirseniz bunu vahşice kullanır ve egosunu tatmin eder. Hiçbir vasfı olmayan insanların eline devlet tarafından verilen güçle kaybedildi yakınlarımız.”

“İSTERDİM Kİ DEDEM ELİMDEN TUTUP PARKLARA GÖTÜRSÜN”

Serpil Taşkaya’dan sonra ise Hüseyin Taşkaya’nın torunu, 9 yaşındaki Duygu Melis Taşkaya konuştu:

“Annemin babasını kaybettiği yaştayım. Yıllardır babasını arayan annemle birlikte şimdi ben de dedemi arıyorum. Dedem ben doğmadan önce kaybedilmiş ve ben de dedemi hep annemden dinledim. İsterdim ki dedem elimden tutup parklara götürsün, benim torunum çok akıllı deyip arkadaşlarına anlatsın, olmadı. Ama onu bulana kadar aramaya devam edeceğim, vazgeçmeyeceğim.”

“KAYIPLAR BU SİSTEM BİR AYNASIDIR, BU AYNAYI GÖRMEK İSTEMESELER DE BİZ BURADAYIZ”

Duygu Melis Taşkaya’nın ardından konuşan Taşkaya’nın oğlu Şerif Taşkaya, babasının kontrgerilla paramiliter güçler tarafından gündüz ortası yüzlerce tanığın olduğu bir yerde gözaltına alındığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Babam gözaltına alındıktan sonra insanlık dışı işkencelere uğradı. Aile olarak mercilere başvurmamıza rağmen soruşturma açılmadı. Bildiğiniz gibi 90’lar JİTEM’in kurallarının geçerli olduğu bir dönem ama bu bizi bağlamadı. Biz her ortamda babamızın akıbetini sorduk. Bu hukuk topluma barış getirmez. Kayıplar bu sistemin bir aynasıdır. Bu aynayı görmek istemeseler de biz buradayız!”

“EVLATSIZ BIRAKTIĞINIZ ANNE VE BABALARIN AHI ÜZERİNİZE TUTSUN”

Yapılan konuşmaların ardından son olarak, 3 yıl önce Rıdvan Karakoç’un katillerinin yargılandığını göremeden yaşamını yitiren Karakoç’un annesi Asiye Karakoç anıldı ve oğlu Hasan Karakoç bir konuşma yaptı:

“Annem, birçok annemiz gibi katillerle hesaplaşamadan, onların ceza aldığını göremeden aramızdan ayrıldı. Katillerle hesaplaşamadan hayatını kaybeden anne ve babalarımızı anıyorum. Bıraktıkları yerden mücadeleye devam ediyoruz. Sesimizi kısmaya çalışıyorlar, bizi Galatasaray Meydanı’ndan alıp buraya sıkıştıranlar, annelere 'paçoz' diyenler, 'terör örgütlerinin maşası olmuş' diyenler utansın. Evlatsız bıraktığınız anne ve babaların ahı üzerinize tutsun. İki yakanız bir araya gelmesin, yaşam yüzü görmeyin. Sizinle hesaplaşmadan buradan gitmeyeceğiz, biz gitsek de bizim evlatlarımız sizden hesap sormaya devam edecek.”

NE OLMUŞTU?

Hüseyin Taşkaya, 6 Aralık 1993 tarihinde Siverek Bağlar Mahallesi'ndeki amcasının evinde askerler, polisler ve Bucak aşiretine mensup korucular tarafından gözaltına alındı. Gözaltı işlemini gerçekleştiren 30 araçlık konvoya Siverek Jandarma Karakol Komutanı Üsteğmen Ahmet Şentürk komuta ediyordu.

Ailesi Hüseyin Taşkaya'yı sormak için jandarmaya, emniyete, savcılığa ve valiliğe başvurdu. Askeri yetkililer gözaltı işleminden kısa bir süre sonra Taşkaya'nın polisler tarafından götürüldüğünü söyledi. Emniyet "Bizde yok, Sedat Bucak'a sorun" dedi. DYP Milletvekili, Aşiret Reisi- Rorucubaşı Sedat Bucak "Bizim ekip almış fakat devlete teslim etmiş, bundan sonra haberimiz yoktur, devlet biliyor” dedi.

Olayı soruşturmak, suçu ve suçluyu açığa çıkarmakla görevli Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı, akrabalarının ve bütün mahallelinin tanıklığında gerçekleşmesine rağmen Hüseyin Taşkaya'nın gözaltına alınmasını ailenin soyut iddiası olarak değerlendirdi ve takibata yer olmadığı iddiasıyla takipsizlik kararı verdi. Ailenin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Hüseyin Taşkaya'dan bir daha haber alınamadı. (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ceren Özdemir'in ardından: Bale öğretmeni olmak istiyordu, hayatını sanata adamıştı

SONRAKİ HABER

SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: "FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıksın"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...