07 Aralık 2019 04:13

Türk-İş kongresine katılan işçiler: 2 bin 20 lirayla siz yaşayın da görelim

Türk-İş'in genel kuruluna "misafir" olarak katılan Türk-İş'e bağlı sendikalara üye işçiler sözlerini gazetemiz aracılığıyla söylüyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Türk-İş’in 23. Olağan Genel Kurulunda misafir olarak adlandırılan işçiler, kürsüden söyleyemediklerini Evrensel aracılığıyla duyurdu. Farklı illerden ve iş kollarından gelen işçiler asgari ücretin düzeyine ve vergi kesintilerine tepkili.

Bakımcı olarak çalışan bir işçi, “Yaşam standartlarımız değişmediği için asgari ücret bizi hiçbir zaman etkilemiyor. Bu yüzden miktarın hiçbir önemi yok. Kasım ayı enflasyonunun 0.38 olduğunu söylüyorlar bu doğru mu? Doğru olması imkansız. Zaten asgari ücrete enflasyonu hiç yansıtmıyorlar” dedi. Asgari ücret görüşmelerinin ilk toplantısında bakan ve TİSK temsilcisinin “4 yıldır ücretler enflasyon üzerinde belirleniyor” ifadesini değerlendiren işçi, “Her şey brüt üstünden veriliyor ama kimse kesintisini konuşmuyor. Asgari ücret şu an 2 bin 20 değil, net hali 1863 lira aslında. Bu ücretle birkaç gün düzenli olarak dışarıda akşam yemeği bile yiyemezsin. İnsanlar eşlerinin asgari ücretle çalışmasını ister mi, istemez. Bunları söyleyince bizi bastırıyorlar. O yüzden hiçbir yerde konuşturmuyorlar. Ben İzmir’de yaşıyorum orada bile kiralar en düşük 1300 lira. Söyleyin, nasıl yaşasın bu insanlar?” diye sordu.

‘BİRİLERİ ÇALIŞACAK BİRİLERİ YİYECEK KURALI YOK’

Fabrika işçisi olduğunu söyleyen başka bir işçi ise biz sormadan söze giriyor. Özel sektörde çalışan işçilerin koşullarına değinen işçi, “Bir sürü insan aç, yoksul, yetim, fakir fukara ve kötü koşullarda çalışmak zorunda. Bu hayatta her zaman kodamanlar yemeyecek. Birileri çalışacak, birileri yiyecek diye bir kural yok hayatta” dedi. Asgari ücret ile ancak karın tokluğuna yaşadıklarını ifade eden işçi, şöyle devam etti: “Bu ülkede, bu ekonomik şartlarda ‘Yaşıyoruz’ diyebilmek için işçinin 6 binden aşağı maaş almaması gerek. Eğitimi, sağlığı, sosyal hayatı, barınmayı hiç hesaba katmıyorlar. Maaşlarımızdan kesinti olmasın, teknik destekler, sosyal destekler olsun. Yeni yetişen nesil mecbur olduğu işte değil kabiliyetine göre işte çalışsın.” 

‘İŞÇİNİN NE SUÇU VAR?’

Türk Metal üyesi olduğunu söyleyen diğer işçi ise, asgari ücreti belirleyenlerin halden anlamaları için yer değiştirmek istediğini belirterek “Bizim yaptığımız işi bir yapsınlar bakalım, nasıl olacak. Bir yer değiştirelim, işçilerin aldığı parayı onlar alsınlar. Kendilerini geçtim çocuklarına bakabilecekler mi. Vergiyi ellerinden geldiğince işçiden alıyorlar, ne varsa işçiden kesiyorlar. İşçinin ne suçu var” dedi. 

‘ANCA OTURUP KURU KURU KONUŞUYORLAR’

İki çocuğu olduğunu ve bezlerini almakta zorlandıklarını ifade eden işçi, şunları söyledi: “Maaşları enflasyon üzerinde verdiklerini söylüyorlar ama aldıklarımız ortada. Orada oturup konuşmak çok kolay. Ama gelip de bizim yerimize geçsinler, 2 bin 20 liraya iki çocuğa baksınlar bakalım ne olacak. Bu parayla kira, elektrik, su parası mı vereceksin, çocuğunun ihtiyaçlarını mı karşılayacaksın, ailene alıp bir limon mu götüreceksin.” “Bu halde nereye kadar götürebileceğiz, bilmiyorum” diyen işçi, “Vergiden, şuradan, buradan kesiyorlar. Olan işçiye oluyor. Onların, bizi falan savundukları yok. Anca oturup kuru kuru konuşuyorlar. İşçiden yana olan, işçinin yanında olur” ifadelerini kullandı.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Agit Özdemir: Ilısu barajı enerji sorununu çözmeyecek

SONRAKİ HABER

Dışişleri Bakanlığından "zorunlu olmadıkça Çin'e gitmeyin" uyarısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa