07 Aralık 2019 04:13

Belediye işçileri: Olağanüstü kongreyi değil, TİS’i konuşmalıydık

Genel-İş Genel Merkezinin İstanbul Anadolu Yakası 1 No'lu Şubeye dayattığı olağanüstü kongre yarın yapılacak.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Kayhan GEYİK
İstanbul

Kadıköy’de sendika temsilcileriyle ve işçilerle buluşarak, olağanüstü kongre dönemini, belediyedeki çalışma koşullarını, geçtiğimiz yılı ve haziran sözleşmesini değerlendirdik. İşçiler, geçen yıl gerçekleşen şube seçiminin ardından sendikayı tanıdıklarını ama şubenin seçilmesinin hemen ardından daha şube iş yapmaya başlamadan, muhalif olduklarını söyleyen bir grubun imza toplamaya, kişisel hırslar peşinde koşmaya başladığını anlatıyorlar. Örneğin Ataşehir Belediyesinde, belediye sözleşmeyi uygulamadığında, baskıyla işçileri sendikadan ayrılmaya zorladığında, sendika genel merkezi, şubeyi güçlendirmek yerine yalnız bırakıyor. Özellikle işçi atımının ardından yapılan oturma eyleminin hem Ataşehir Belediyesinin, hem sendika merkezinin harekete geçmesinde etkili olduğunu ve bu görüntüyü ortadan kaldırmak için 1 No’lu şubeyi daha uyumlu bir yönetimle değiştirmeye çalıştıkları ifade ediliyor.

İŞÇİLERDE TEPKİ UYANDIRDI

Delegeler, Kadıköy’deki işçi arkadaşlarının Ataşehir Belediyesinin yaptığı bu operasyondan haberdar olmadıklarını, olağanüstü kongre açısından şu anki şubeye muhalefet eden “çıkar gruplarının” kişisel anlatılarına göre tutum alınabildiğini aktarıyor. Bunun nedenlerinden birinin de “Sendika temsilcilerinin sürekli seçimlerle, sendikadaki bürokrasiyle, iç tartışmalarla uğraşmaktan, işçiye gitme, işçi sorunlarına yoğunlaşma gibi esas yapması gerekenlerin bir bölümünü yapmaması” olduğunu belirtiyorlar. Kongreden kongreye koşarken, işçilerle de sürekli bu nedenle görüşmüş olmak, işçiyle sendika arasındaki mesafeyi açıyor. Muhalefet yaparak henüz yeni çalışmaya başlamış şubeyi, sözleşmeye hazırlanması gereken bir dönemde, yeniden seçimlerle uğraştırmak zorunda bırakmak, bu nedenle temsilciler ve işçiler içinde de tepki uyandırmış.

AİDATLARIN AKIBETİ TARTIŞMALARDAN BİRİ

Görüştüğümüz temsilciler DİSK’in ve Genel-İş’in tarihine yakışmayan bir genel merkez tutumuyla karşı karşıya kaldıklarını, bu nedenle sendikacılığa da soğuduklarını anlatırken, bir yandan da patron sendikacılığına, sarı sendikacılığa karşı direneceklerini ifade ediyorlar. Sendika yönetimlerinin işçilerden oluşması gerektiğini, işçilikten uzaklaşmış, on binlerce lira para alan yöneticilerin işçileri anlayamayacaklarını ve işçileri temsil edemeyeceklerini sık sık vurguluyorlar görüştüğümüz işçiler. Bu olağanüstü kongre bu bakımdan, nasıl bir sendika istendiğini de en azından işçi temsilcileri ve delegeler açısından yeniden tartışmaya açıyor. Sendika genel merkezine aidatların gitmesi, işçilerin kendi aidatlarının nasıl kullanılacağı konusunda söz sahibi olmaması, bu paranın yeniden işçilerin mücadelesine katkı sunması için kullanılmaması da yine öne çıkan tartışmalardan biri. Tam bu noktada “Sendika genel merkezine yükselemeyen ya da vekil olmayı garanti altına alamayan sendikacılar için de yandaş olmanın belediyede yükselmek, mevki elde etmek için bir yol olduğunun” altı çiziliyor.

KOŞULLARIN İYİLEŞTİRİLMESİ HER BİRİMDEKİ İŞÇİNİN TALEBİ

Tüm bu görüşmeler içinde bazı önemli taleplerin altı çiziliyor. Bunlardan en önemlisi eşit işe eşit ücret. İşçi-memur-taşeron ayrımlarının giderilmesi ve aynı işi yapanlar arasındaki ücret uçurumunun giderilmesi. Taban ücret uygulamasıyla açlık sınırı altındaki işçilerin ücretlerinin yükseltilmesi gibi zamdan öte özel iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyorlar. İşçiler özellikle maaşlarının enflasyon altında eridiğini, bu yüzden de enflasyon farkından daha az bir zammın kabul edilemez olduğunu anlatıyor. Çalışma koşullarının iyileştirilmesi de başta dış temizlikte çalışan işçiler olmak üzere tüm birimlerde önemli bir talep. Kışlık giyim malzemelerinden, konteynerlerin durumuna kadar birçok sorunda sözleşmenin nasıl uygulandığına dönüp bakılmalı. Diğer bir yan ise işçilerin tanımlanmış işler dışında işler yapmaya zorlanması. Neredeyse bu tüm belediyelerde sözleşmeyle garanti altına alınsa bile pratikte sorunlar devam ediyor. Yine iş güvencesi şartının sözleşmede olduğu gibi uygulanması öne çıkan taleplerden biri olurken, kreş talebinin ise Kadıköy özelinde önemli ölçüde çözülme yolunda olduğunu aktarıyorlar.

"PATRON SENDİKACILIĞINA KARŞI ÇIKACAĞIZ"

Olağanüstü kongre yerine şu an bu taleplerin konuşulması gerektiğini belirten temsilciler, “İşçilerle eğitim yapılması, bilgilendirme toplantıları yapılması, hakların anlatılması, tüm sürecin işçilerle açıklığıyla paylaşılması, TİS’in konuşulması gerekiyordu ve olağanüstü kongreden sonra hızla bunları yapmalıyız” diyor. İşlerinin kolay olmadığını, muhalefet adı altında her türlü oyunun oynandığını ve delegelerin bu talepleri değil, kişisel çıkarları, kişisel tartışmaları baz alarak tercih yapmalarının sağlanmaya çalışıldığını belirten temsilciler buna rağmen, olağanüstü kongreye de bu taleplerin takipçisi olarak gideceklerini söylüyorlar ve patron sendikacılığına karşı, şu anki şubeyi destekleyeceklerini ifade ediyorlar.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Varto'dan Meriç'e

SONRAKİ HABER

4 ay geçti, hasarlı binlar yıkılmadı: Elazığ'da yaşanan Avcılar'da yaşanmasın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa