06 Aralık 2019 14:49

Sebze ve meyve fiyatları serbest piyasaya teslim, fiyatlar katlanıyor

Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp: ‘Serbest piyasa’ deyip 4.50 TL’ye aldığını 7 TL’ye satarsa doğru olmaz. 20 sene önce ürüne en fazla yüzde 35 kâr koyulurdu. Yüzde 36 olunca cezası vardı.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, çiftçinin dert yandığı fiyat manipülasyonunun, serbest piyasa ortamından kaynaklandığını söyledi. Alp, “’Serbest piyasa’ deyip 4.50 TL’ye aldığını 7 TL’ye satarsa doğru olmaz. 20 sene önce ürüne en fazla yüzde 35 kâr koyulurdu. Yüzde 36 olunca cezası vardı. Ancak şimdi öyle bir şey yok. 1 TL’ye aldığını 2 TL’ye satabilirsin” dedi.

Antalya’da, ülke genelindeki sebze meyve ihtiyacının yarısını karşılanıyor. Her mevsim üretilen yaş sebze meyveleri, hem iç piyasaya süren hem de ihraç eden Antalyalı çiftçi, ürünlerinin tarla fiyatıyla pazar fiyatı arasındaki farktan yakınıyor. Çiftçiler, yaz- kış demeden emek vererek, yetiştirdikleri ürünlerinin Antalya’dan çıkış fiyatıyla İstanbul'da tezgaha getirildiği fiyatlar arasında yüzde 100'ün üzerinde fark olmasının, kendilerine zarar verdiğini söylüyor.

Sorunun tek nedeninin serbest piyasa ortamı olduğunu anlatan Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, komisyoncuların aldığı yüzdenin sabit olduğunu belirterek, “Komisyoncular toptancı hale gelen ve o günün şartlarına göre kilogram fiyatı belirlenen ürünün kilogramından yüzde 12 kesinti yapar. Bunun yüzde 8’i kendisine kalır, yüzde 4’ünü de büyükşehir belediyesine ya da maliyeye öder” diye konuştu.

Çiftçiden kilogramı 2.50 TL’ye alınan ürünün İstanbul’a götürülmesinin maliyetinin 1.20 TL olduğunu da kaydeden Alp, yaş sebze meyvede tarla ile tezgah fiyatları arasındaki makasın anormal düzeyde açık olmasının nedeninin, serbest piyasa olduğunu belirtti.

Alp, şöyle konuştu: “Ulaşımı, ambalajı, işçi parasını üst üste koyunca 2.50 TL’ye alınan ürün, İstanbul’a gidince 3.70 TL oluyor. Orada da komisyoncudan alan tüccar kâr payı koyuyor. Pazarcı da alıyor ve serbest piyasa olduğu için pazarın genel durumuna göre fiyat belirliyor. İstanbul Hali’nden diyelim ki domatesi 4.50 TL’ye aldı. O da kâr payı koyacak ama elini de vicdanına koyması lazım. ‘Serbest piyasa’ deyip 4.50 TL’ye aldığını 7 TL’ye satarsa doğru olmaz. Fiyatların maniple edilmesinin tek sebebi serbest piyasadır. 20 sene önce, aldığın ürüne en fazla yüzde 35 kâr koyulurdu. Yüzde 36 olunca cezası vardı. Ancak şimdi öyle bir şey yok. 1 TL’ye aldığını 2 TL’ye satabilirsin.”

ÇİFTÇİ FİYATLARDAN MEMNUN DEĞİL

İhracat olmadığı için yaş meyve sebzenin iç piyasada arttığını ve fiyatların düştüğünü anlatan Nazif Alp, Antalyalı çiftçinin fiyatlardan memnun olmadığını söyledi. Domatesin kilogramının 2.50 TL, kokteyl domatesin 3 TL, kıl biberin 5 TL, çarliston biberin 1.50 TL, patlıcanın 1.40 TL, kabağın 2.80 TL, salatalığın 2.50 TL olduğunu belirten Alp, şu anda patlıcanın en az 3- 3.50 TL, kıl biberin ise 7-7.50 TL arasında olması gerektiğini söyledi.

"TARIM ÜRÜNLERİNDE SERBEST PİYASA OLMASIN"

Aksu ilçesinde 18 dönüm serada domates ve biber yetiştiren Atalay Şimşek, serbest piyasanın üreticiyi mağdur ettiğini söyledi. Çiftçinin piyasada önünü göremediğini, günün şartına göre ürünlerini piyasaya sürdüklerini belirten Şimşek, “Geçen sene benim 3 TL’ye sattığım ürünü İstanbul’daki tüketici 10 TL’ye alıyor. Büyük uçurum var. Kontrol edilmiyor bence. Komisyoncuların fiyatlara bir etkisi yok. Ürün halden pazara çıkarken o arada bir kaçamak var. Halden alan pazarcı 3 TL’ye aldı. Pazar tezgahına gelene kadar denetim iyi yapılmalı. Eskiden ben de pazarda sattım. Belediyenin zabıtası gelip kaça aldığımızı sorardı. Ona göre fiyatı belirlerdi. Yüzde 100 kazanç hangi sektörde var” diye konuştu.Şimşek, tüketicinin pazarda satış yapan esnafa ürünü kaça aldığını sorma hakkı olduğunu da kaydetti.

Antalya'da çilek üretiminde önemli olan Serik ilçesine bağlı Kadriye bölgesinde çilek tarlaları bulunan üretici Şaban Aksoy ise durumu meyve üretimi açısından değerlendirdi. Aracıların fiyatların dengesiyle oynadığını belirten Aksoy, “Geçen hafta İstanbul’da pazarda 50 TL’ye çilek gördüm. Antalya’da çilek 10 TL’nin üzerine çıkmadı henüz. Aracılar diledikleri fiyatı veriyor. Bir denetleyen yok. Bu çiftçi olarak bizi çok etkiliyor. İnsanlar 50 TL’ye çilek yiyemeyince arz oluşmuyor. Nakliye ve paketleme çok büyük masraflar değil. En azından serbest piyasa tarım ürünlerinde olmasın. 50 TL’ye çileği görünce üzüldüm” dedi.

BORCUNU ÖDEYEMEYEN ÇİFTÇİLERİN ELEKTRİĞİNİ KESTİLER

CHP Adana MilletvekiliAyhan Barut, faturasını ödeyemediği için elektrikleri kesilen çiftçilerin sorunlarını Meclis'e taşıdı. Ürünü para etmeyen çiftçinin zarar ettiğini, faturasını ödeyemediği için elektriğinin bile kesildiğini aktaran Barut, “Ürettiğinden kazanamayan çiftçinin elektriğini keserek cezalandırılmasını kabul etmiyoruz. Feryat eden üreticinin sorunlarına acil çözüm istiyoruz” dedi.

Barut, “Alınteriyle kara toprağı işleyip binbir emekle ekip biçen, tarlasında ve bahçesinde yazın sarı sıcağına, kışın yağmur ve ayazına rağmen üretmeye çalışan çiftçilerimiz ‘dertler deryasında’ boğuluyor. Ekonomik krizle birlikte artan maliyetlere ve ağırlaşan yüke karşın üreticilerimiz, ayakta durmaya çalışıyor. Üreticilerimiz maliyetlerin düşürülmesini, sırtlarındaki yükün hafifletilmesini, ürünlerinin para etmesini, tarımın desteklenmesini, özendirici ve teşvik edici desteklerin verilmesini istiyor” diye konuştu.

Çözüm bekleyen üreticilerin çilesini kimsenin görmediğini ve feryadını duymadığını ifade eden Barut, şunları vurguladı:

“Çiftçilerimizin yaşadığı can alıcı bir sorun da elektrik borçları. Örneğin Mardin Kızıltepe'de çiftçilerimizin elektrikleri kesilmiş durumda. Neden? Çünkü fahiş oranda gelen elektrik faturalarını ödeyemiyorlar. Neden ödeyemiyorlar? Çünkü ektikleri mısırın parası, bırakın elektrik borcunu ödemeyi, maliyetini bile karşılamıyor. Elektriği kesilen çiftçiler şimdi buğday ekecek ama ekemiyor. Yani yine çiftçilerimiz mağdur ediliyor. Şimdi çiftçilerimiz ne yapsın? Ürettiğinden kazanamayan çiftçinin elektriğini bile keserek cezalandırılmasını kabul etmiyoruz. Herkesi sorumluluk duygusuyla bu sorunu çözmeye çağırıyoruz.” (EKONOMİ SERVİSİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Tez-Koop-İş Başkanı Haydar Özdemiroğlu: Tepkisiz bir Türk-İş istemiyoruz

SONRAKİ HABER

Narmanlı Han’dan, akıl hastanesinde konsere: Murat Ertel

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...