04 Aralık 2019 19:34

Bakanlık Haşem Tilaver’in öldürülmesiyle ilgili tazminatla yetindi

Dışişleri Bakanlığı, sınır ticareti yaparken İran askerleri tarafından öldürülen Haşem Tilaver için sadece tazminat talebinde bulundu.

Doğubayazıt’ta Kızılkaya köyünde sınır ticareti yapan 5 gence İran askerleri tarafından ateş açıldı. Açılan ateş sonucu Haşem Tilaver adlı genç yaşamını yitirdi

Fotoğraf: MA

Paylaş

Dışişleri Bakanlığı, sınır ticareti yaparken İran askerleri tarafından öldürülen Haşem Tilaver için tazminat talebinde bulundu. HDP Milletvekili Abdullah Koç, tazminat talebiyle yetinen hükümetin yaklaşımına tepki gösterdi. 

İran’a sınır Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesi Kızılkaya köyünde sınır ticareti yapan 5 gencin 2 Ağustos’ta İran askerleri tarafından taranması sonucunda Haşem Tilaver yaşamını yitirmiş, 4 genç ise İran askerleri tarafından gözaltına alınmıştı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ağrı Milletvekili Abdullah Koç, 5 Ağustos’ta konuyu Meclis gündemine taşıyarak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na sormuştu

BAKANLIK'TAN CEVAP

MA’dan Özgür Paksoy’un haberine göre 4 ay sonra cevap veren Bakanlık, Tilaver’in ölümüyle ilgili İran’la görüşme yapıldığını söyledi. Vatandaşların hak ve hukukunun korunmasının temel öncelikleri olduğunu ileri süren Bakanlık, İran ile yapılan görüşmelerde sadece Tilaver ailesine ödenmek üzere tazminat talebinde bulunulduğu belirtildi. 

Bakanlık, ayrıca olay sırasında İran askerleri tarafından gözaltına alınan 4 kişinin yapılan görüşmeler sonucunda serbest bırakılarak, Türkiye’ye döndüklerini ifade etti. 

KOÇ: CİDDİYETSİZLİK

Tilaver’in öldürülmesinin “cinayet” olduğunu dile getiren HDP’li Koç, Bakanlık cevabına tepki gösterdi. Ölümün uluslararası alanda suç teşkil ettiğinin altını çizen Koç, Bakanlığın tazminatla sınırlı kalmasını “Ciddiyetsizlik” olarak değerlendirerek, ceza hukuku açısından araştırılması gerektiğini söyledi. 

"SÖZ KONUSU KÜRT OLUNCA CEZASIZLIK DEVREYE GİRİYOR"

Türkiye’de benzer ölümlerde uygulanan cezasızlık politikalarının İran için de uygulandığını ifade eden Koç, “Kürt’e reva görülen budur. Yoksul edilen bir halk var. Töre usulü, kan parası veriliyor. Ancak cezai sorumluluk açısından takip edilmiyor. Bu şekilde ölümler meşrulaştırılıyor. Cezasızlık politikasının ‘İran’ versiyonudur. Söz konusu Kürt olunca cezasızlık politikası devreye giriyor. Yani ikinci hukuk devreye giriyor. Roboskî’de olduğu gibi Tilaver’in ölümünde de aynı yaklaşım söz konusu” dedi. 

Koç, konunun hukuki boyutuyla takipçisi olacaklarını söyledi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bartın Üniversitesi'nde akademisyen Güneş Günay Sezer'in intihar ettiği iddiası

SONRAKİ HABER

Hasta yakınları, kendisini "kırmızı alana" almayan güvenlik görevlisini darbetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa