04 Aralık 2019 15:16

Yüzde 96 oranında engelli olan 76 yaşındaki eski TİP üyesi Hasan Budak'a hapis cezası

Eski TİP üyesi 76 yaşındaki Hasan Budak, yüzde 96 oranında engelli olduğu yönünde Adli Tıp Kurumu raporuna rağmen "terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Hasan Budak | Fotoğraf: MA

Paylaş

Adli Tıp Kurumunun yüzde 96 engelli raporu verdiği eski TİP üyesi 76 yaşındaki Hasan Budak'a itirafçıların ifadesi üzerine "terör örgütü üyeliği"nden 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Adli Tıp Kurumu (ATK), Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve İskenderun Devlet Hastanesi tarafından yüzde 96 engelli raporu verilen eski Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi 76 yaşındaki Hasan Budak'a, sadece itirafçıların ifadesine dayanılarak 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Suçun isnat edildiği dönemde Hasan Budak'ın başkasının yardımı olmadan yaşamını sürdüremeyecek durumda olmasına ve bu durum üç ayrı raporla gösterilmesine rağmen kendisine ceza verildi.

15 YIL HAPİS İSTEMİYLE DAVA AÇILDI

Mezopotamya Ajansından Aydın Atay'ın haberine göre, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü bir soruşturma kapsamında, itirafçılara fotoğraflar üzerinden teşhis ettirilen Hasan Budak, 15 Mart 2018 tarihinde gözaltına alınarak "terör örgütü üyesi olmak" iddiasıyla tutuklandı. 1991 yılında geçirdiği kısmi felç nedeniyle başkasının yardımı olmadan yaşamını sürdüremeyen Budak, Adli Tıp Kurumu ve Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile İskenderun Devlet Hastanesinin verdiği yüzde 96 engelli raporu sonrası tahliye edildi. Ancak Budak'ın "yaşamını tek başına sürdüremeyeceği raporu" yargılamasını durduramadı. Gözaltına alınmasına sebep olan iddianın devamında hakkında Diyarbakır 5'inci Ağır Ceza Mahkemesinde 5 ile 15 yıl arasında değişen hapis istemiyle dava açıldı.

2 KİŞİ İFADESİNİ GERİ ÇEKTİ

Davanın iddianamesinde, "pişmanlık yasası”ndan yararlanan 3 kişi ile bir açık tanığın fotoğraf teşhisi üzerinden yaptığı beyanlara yer verildi. İddianamede Budak, itirafçıların beyanları doğrultusunda 1991’de Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde, devlet güçlerince boşaltılan ve kimsenin dönüşüne izin verilmeyen Kırkpınar (Herîdan) köyünde, "terör örgütü üyelerine sebze yetiştirmekle" suçlandı. Dosyada ifadesi bulunan itirafçılar, eski TİP üyesi olan Budak'ın "Komünist" kod adını kullandığını ileri sürdü. Dosyada Budak'ın aleyhine ifadesi bulunan Süleyman Şimşek ve Mehmet Cahit Çelik, polisin yönlendirmesiyle bu şekilde ifade verdiklerini belirterek daha sonra ifadelerini geri çekti.

Fotoğraf teşhisiyle alınan beyanı sonrası "pişmanlık yasası"ndan faydalanan ve birçok dosyada ifadesi bulunan Zerdeşt kod adlı Ercan Tuci, dağdayken köydeki evine gittiği Hasan Budak'ın "kendilerini örgütlediğini" öne sürdü. Tuci, dosyadaki ifadesinde, el yapımı patlayıcı yapımı için Budak'ın kendilerine piknik tüpü getirdiğini ve köyde kendileri için sebze yetiştirdiğini ileri sürdü. İddianamede, Ruhat kod adlı Mehmet Çelik ve Agir kod adlı Ekrem Demir de dosyalarındaki ifadelerinde Budak'ın Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) üyesi olduğunu ve örgüt içerisinde "Komünist" kod adını kullandığını, köydeki bahçesinde yetiştirdiği meyve ve sebzeleri kendilerine verdiğini iddia etti.

Yatalak olması nedeniyle hakkında açılan davanın duruşmalarına katılamadığı için torununu mahkeme kararıyla vasi tayin eden Budak'ın davasının dün görülen karar duruşmasında, Cumhuriyet Savcısı, iddianamedeki, suçlamaları yineleyerek, Budak'ın "Örgüt üyesi olmak" suçundan cezalandırılmasını talep etti.

AVUKAT: İŞLEM HUKUKA AYKIRI

Esas hakkındaki savunmasını yapan Budak'ın avukatı Mehdi Özdemir, dosyada aleyhte ifadesi bulunan Süleyman Şimşek ve pişmanlık yasasından faydalanan Mehmet Cahit Çelik'in polis yönlendirmesiyle böyle ifade verdiklerini beyan ederek ifadelerini geri çektiğini hatırlattı. Fotoğraf teşhis işleminin usule aykırı yapıldığını ve bu işlemin esas alınmamasını isteyen Özdemir, yapılanın sadece teşhis olmadığını ve açık tanıkların ifadesinin alındığını, bu işlem yapılırken yasal olarak bir avukatın bulundurulması gerektiğini belirterek, yapılan işlemin tamamının hukuka aykırı olduğunu dile getirdi.

"KÖY YERLEŞİME KAPALIDIR"

Müvekkilinin 76 yaşında olduğunu ve yüzde 96 engelli raporu bulunduğuna işaret eden Özdemir, başkalarının yardımı olmadan müvekkilinin yaşamını sürdüremeyeceğini, bu haliyle köye giderek tarla ekip biçmesi, örgüte bu şekilde yardım etmesinin mümkün olmadığını kaydetti. Bahsi geçen köyün 1991 yılında zorunlu olarak boşaltıldığını, özel güvenlik bölgesi ilan edildiğini ve müvekkilinin orada şu anda evi bulunmadığını ifade eden Özdemir, "Köyün yakınında bir karakol vardır. Yerleşime kapalı bir köydür. Özel güvenlik alanı ilan edilmiştir. O köye gidip birilerinin zorunlu ihtiyaçtan bile olsa ev yapması ikamet etmesi mümkün değildir. Özel güvenlik bölgesi ilan edildiği dönemlerde de askeri operasyon yapılmaktadır. Bu yaşta birinin köye gidip yaşaması mümkün değildir" sözleriyle esas hakkında savunmasını yaptı.

Müvekkilinin Diyarbakır'da ikamet ettiğini ve başkasının yardımı olmadan yaşamını sürdüremediğini kaydeden Özdemir, beyanların yalan olduğunu belirterek müvekkilinin beraatını istedi.

MAHKEME SUÇU SABİT GÖRDÜ

Budak'ın "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varan mahkeme, 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Mahkeme, yargılama sürecinde Budak'ın iyi halini göz önüne alarak cezasını 6 yıl 3 aya indirdi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Gentes işçileri ücretlerini istiyor

SONRAKİ HABER

Cumartesi Anneleri, 767. hafta buluşmasında Hüseyin Taşkaya’nın akıbetini sordu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa