04 Aralık 2019 04:43

Geçinemeyen öğrenciler çareyi günübirlik işte buluyor: Şu an dersim var, ben işteyim

Mersin Kitap Fuarı, Mersin’deki öğrencilerin çalışması için fırsat oldu.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Merve KARATAŞ
Sara DOĞAN
Mersin

Yurtlara gelen zamlar, kırtasiye-bölüm masrafları, yemek, ulaşım gibi temel ihtiyaçların giderek pahalılaşması ve benzeri sebepler geçinemeyecek duruma getirdiği gençliği yarı zamanlı, günlük işlerin kucağına itiyor.

Sona eren Mersin Kitap Fuarı da Mersin’deki öğrenci gençlik için kitap bulmaktan çok çalışmak için bir fırsat oldu. Yayınevlerinin kitap stantlarında çalışanların çoğunluğunu üniversite öğrencileri oluşturdu. Ayrıca bir gün dahi olsa stantta çalışabilme ümidiyle bekleyen birçok genç de oldu.

ANKETÖR, FOTOĞRAFÇI, FUAR GÖREVLİSİ…

Bu gençlerin, kitap stantlarını gezmek, fuarı kitap dünyasıyla yakın temas için değerlendirmek yerine neden çalışmak zorunda olduklarını bizzat kendilerinden dinleyelim istedik. Paydos Yayıncılık’ta çalışan Mersin Üniversitesi öğrencisi, işletme bölümü okuyan Leyla’nın yanına gittik önce. Daha önce de anketörlük yaptığını, sık sık çalışmak zorunda kaldığını öğrendik. Hiçbir şeye yetişemediğini söyleyen Leyla, hem okuyup hem çalışmanın yorucu olduğunu derslere gitmekte zorlandığını dile getiriyor. Biz Leyla ile devam ederken otopsi bölümünde okuyan bir kadın öğrenci de katılıyor sohbetimize. Vizeler sonrası gelen boşluktan faydalandığını söyleyip, “Kitapları seviyorum, fazla para da göz çıkarmaz dedim ve burada çalışmaya karar verdim. Daha öncesinde de düğünlerde fotoğrafçılık yaptım. Evde kalıyorum ve masraflarımı yetiştirebilmek için buna mecburum” diyor.

Bir başka yayınevinde çalışan genç arkadaşlarlayız. Puslu Yayınevinde, Mimarlık bölümü okuyan Muhammet ve Şefik karşılıyor bizi. İki arkadaş başka bir arkadaşlarının aracılığıyla bulmuş bu işi. Öğrencilere verilen burs/kredinin az olması, öğrencilere sağlanan imkanların yetersiz olmasından dolayı bu işe ihtiyaç duyduklarını hatta bu işi yakalayabilmenin bile bir şans olduğunu söylüyorlar.

Bursun; bölüm masraflarını, genel ihtiyaçlarını karşılamadığını söyleyen Muhammet, fuarda çalışmanın da çok yorucu olduğunu derslerinden geri kaldığını da belirtiyor. Şefik de arkadaşının sözlerine katıldığını belirterek sitem ediyor, “Burslar yetişmiyor, KYK yurdunda kalıyorum 310 TL ödüyorum. Her şey için para ödüyoruz, aldığımız burs 500 TL ödediğimiz para 310 TL. Biz mimarlık bölümünde okuyoruz, çok masraflı bir bölüm, paranın nasıl gittiğini anlamıyoruz. Buraya girmek zorundaydım ve girdim. Bundan bir buçuk ay önce yine burada yapılan farklı fuarda çalıştım. Okurken çalışmak zorundayız yoksa okuyamayız. Eğitim hakkımızı elimizden alırlar. Okurken çalışmak çok zor. Mesela şu an okul var ve ben okulda değilim burada çalışıyorum”.

‘GEÇEN YIL GARSONLUK YAPIYORDUM’

Sel Yayıncılık’ta çalışan Nisa ve Yağmur’un yanındayız. “Geçen sene garsonluk yaparak çalışmaya başladım” diyen Nisa, maddi sıkıntıların yanında kitaplara ilgi duyduğunu hatta ücret almasa bile kitaplarla olabileceğini söylüyor.

Yağmur, tüm öğrencilerin geçim sıkıntısı yaşadığını, hem öğrenci olmak hem de başka şehirden gelmiş olmanın çalışmak için yeterli neden oluşturduğunu söylüyor. “Sınavlardan çıktım direkt buraya geldim, arkadaşlarımın birçoğu memlekette ama ben buradayım, çok zor” diyor.

Bir sonraki durağımız İş Bankası Yayınları. Burada çalışan Türkçe Öğretmenliği Öğrencisi Hazal, maddi zorlukların onu buraya ittiğini, fuarın vizelerin bittiği tarihe denk gelmesinin öğrenciler için iyi olduğunu belirtiyor.

MEZUN AMA İŞSİZ!

İş Bankası Yayınları standında görev yapan Okul Öncesi Öğretmenliği Mezunu Name ise şu an işsiz olduğunu söyleyerek, “KPSS sınavına hazırlanıyorum, atama bekliyorum. Beklerken de bu gibi işlerde çalışarak para kazanmaya, vakit geçirmeye çalışıyorum” diyor.

Bilgi Yayınevi’nde çalışan ve mimarlık okuyan Selma bölüm masraflarının onu çalışmaya ittiğini söylüyor. Bölümün temposundan dolayı çalışmanın bile bir lüks ve yorucu olduğunu söylüyor Selma ve ekliyor: “Öğrenciler isteğe göre çalışabilir ama biz çalışmaya mecbur bırakılıyoruz. Daha iyi ve masrafsız bir eğitim için biz öğrencilere imkan sağlanması gerekiyor.”

ULAŞIM, GİYİM, YEMEK, KİTAP… HEPSİNE TOPLAM 300 LİRA!

PEGASUS Yayınevi’nde çalışan İktisat Bölümü Öğrencisi Selin de diğer öğrencilerle aynı dertten mustarip. “Burs ve krediler 550 TL’ye yükseldi ama 50 liralık artış bizim hiçbir masrafımızı karşılamıyor ve bu da bizi çalışmaya itiyor” diyor. Türkçe öğretmenliği bölümünden Berfin ise bu durumdan çok sıkılmış. “Her dönem alınan kitapların maliyeti malum. Bu öğrenciyi sarsıyor, herkes yüksek gelirle yaşamıyor bu ülkede. Fotokopilerin bile parasını düşünen insanlar var. Kağıt, kalem bile o kadar pahalı ki özellikle de son 1-2 senedir her şeyde yükseliş var yetişemiyoruz” diyor. Burs ve krediye gelen 50 liralık zammın yeterli olup olmadığını sorduğumuzda ise sigaraya bile yetişemediğini soyluyor ve ekliyor “Devlet içme, öğrencisin bu sana lüks diyebilir o zaman da ben şunu derim; sen bana ekstra bir şey göster, kitapları bana daha uygun fiyata ver, ulaşım ücretsiz olsun o zaman ben de sigara içmem.”

 Kışın gelmesiyle birlikte ihtiyaçların da arttığını belirten Berfin “Peki öğrenci ne yapacak? Devlet 550 lira veriyor. Sadece yurtta kaldığını var sayarsak kadın yurdu 250 TL.  Geriye 300 TL ile yol masrafı, kitapları, giyinmesi, yemeği nasıl yetişecek? Bu şartlar bizi çalışmaya itiyor, mecburuz. Buradan alacağım 800 TL bir nevi ilaç gibi gelecek ve masraflarımı karşılayacağım.” diyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

OSTİM: Çocuk emeği sömürüsüyle ayakta kalan sanayi havzası

SONRAKİ HABER

Uganda'daki sel ve heyelanlarda ölü sayısı 36'ya yükseldi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa