02 Aralık 2019 13:43

Sakatlar Derneği Başkanı Şükrü Boyraz: Engelliler yanlış anlayışın kurbanları

Türkiye’nin fabrikalarda üretir gibi engelli ürettiğini belirten Sakatlar Derneği Başkanı Şükrü Boyraz, “Biz ülkenin yanlış anlayışının kurbanlarıyız” dedi.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Dünya Engelliler Günü nedeniyle MA’ya açıklamalarda bulunan Sakatlar Derneği Başkanı Şükrü Boyraz, günlük yaşamdan istihdama engellilerin maruz bırakıldığı sorunlara dikkat çekti.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 3 Aralık 1992 yılında engellilerin haklarının tam ve diğer insanlara eşit ölçüde sağlanması amacıyla Dünya Engelliler Günü ilan edildi. 1992’den bu yana dünya genelinde engelli kişi sayısı artarken karşılaştıkları sorunlar da giderek artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre Türkiye’de 12 milyon engelli bulunuyor. Bu sayının büyük çoğunluğunu bedensel ve işitsel engelliler oluşturuyor. Trafik ve iş kazaları, doğal afet, depremler, akraba evlilikleri, doktor ve hastane yetersizliği gibi nedenler engellilik ve sakatlığa sebebiyet veren unsurlar arasında yer alıyor.

Hayatın birçok alanında zorluk yaşayan engelliler, iş hayatında da birçok engelle karşı karşıya kalıyor. Devlet kurumlarında yüzde 2 engelli çalıştırılması yasası 1964'de kabul edilirken, bugün bu oran devlette yüzde 4, özel sektörde ise yüzde 3. Ülkenin yüzde 13'ünü oluşturan engelliler, ailelerinde herhangi birinin gelirinin olmaması koşuluyla devletten aylık bin 390 lira maaş alabiliyor.

"ENGELLİLER HAPİS HAYATI YAŞAR"

Temel amaçlarının ülkede engelli insanların hiç olmaması olduğunu söyleyen Türkiye Sakatlar Derneği Başkanı Şükrü Boyraz, "Devlet gerçek anlamda sosyal devlet görevini yapmadığı ve eşit yurttaşlık haklarını dağıtmadığı için, engelliler evlerinde mahpus hayatı yaşar, ebeveynleri de gönüllü gardiyanlarıdır. Her ailenin ifadesi budur. 'Ben ölürsem ne olacak?' Biz yıllardır bu anlayışla mücadele ediyoruz" dedi.

"SOSYAL DEVLET ANLAYIŞI YOK"

Kendilerine yasal birçok hakkın tanınmasına rağmen sosyal devlet anlayışının uygulanmamasından yakınan ve engellilere sosyal alanda ve iş kollarında imkân tanınmadığından şikâyet eden Boyraz, “Eğitim alanlarında engelliler için merdiven yok. Kişinin beyinsel bir engeli yok. Kaza geçirmiş ya da bir hastalık geçirmiş. Tekerlekli sandalye mahkumu olmuş. Eğitimini almak istiyor. Bina engelli olduğu için kişinin oraya erişmesi zor. Öğrenci olarak çocukların okula gitme şansı yok. Çünkü servis, yollar, toplu taşıma sistemi ona göre değil. Bırakın engelliler için ulaşıma erişimin sağlıklı olmasını, normal insanlar bile cambazlık yaparak dolaşıyor. Kaldırımlar yüksek, iniş çıkış yok. Her mahallede en az beş camii var. Ama camiye engelli giremez, bilakis çarşılarda da öyle. Engelli sabah evden çıkarken altına bez bağlayıp öyle çıkıyor" diye konuştu.

"20 MİLYON ENGELLİ ÇALIŞTIRMA AÇIĞI VAR"

Çalışma alanlarına dahil edilmeyen engellilerin, eğitimsiz olmalarının gerekçe olarak sunulduğunu belirten Boyraz, devlet kadrolarında 20 milyon engelli çalıştırma açığı olduğunu söyledi. Boyraz, "Sen benim eğitim hakkımı elimden aldın. Sen beni eğitmedin ki. Sen beni okutmadın ki. Bana meslek öğretmedin ki. Ben evde mahpus hayatı yaşadım" diye yakındı. Özel sektörde ise büyük firmaların engellilere 'biz senin maaşını verir, sigortanı yatırırız, sen evinde otur' dediğini aktaran Boyraz, bu tavrı da ceza almamak için gösterdiklerini söyledi.

"YANLIŞ KURBANLARIYIZ"

Devletin her şey için sürekli rapor talebinde bulunduğunu söyleyen Boyraz, "Doğuştan gözleri görmeyen, kulakları duymayan için her seferinde neden rapor isteniyor. Dünyada çocuk felcinin iyileştiğinin bir örneği var mı? Yok. Ayağı olmayanın ayağı tekrar yerine geldiği görülmüş mü? Yok. Kolu olmayanın kolu tekrar çıkmış mı? Yok. Peki neden benden ikide bir rapor istiyorsun? Rapor yönetmenliği çıkınca yüzde 70-80 oranında engelliyken bu yönetmenlikten sonra birden yüzde 30-40'lara düştü. Bu adamlar iyileşti mi? Hayır. Çünkü devlete göre engelliler bütçeye zarar veriyor. Kişinin engelli haklarından yararlanması engelleniyor. Kişi ortada kaldı. İşe girecek sakatsın diyorlar. Sakatlık kadrosunda gireyim diyor sağlamsın diyorlar. Kendi isteğimizle engelli olmadık. Biz ülkenin yanlış işleyişinin kurbanlarıyız" diye konuştu.

"ENGELLİ ÜRETİYOR"

Ülkenin fabrikalarda üretir gibi engelli ürettiğini söyleyen Boyraz, ülkenin sosyal devlet anlayışından uzaklaşıp toplumun her alanında mağduriyetlerin yaşandığını belirtti. Çağdaş seviyelere gelene dek mücadele edilmesinin gerektiğinin altını çizen Boyraz, "Savaşların, kirliliğin, eğitimsizliğin, iş kazalarının, doktorsuzluğun, bizim üzerimizde etkisi var. Eskiden insanlar derneğimize örgütlenmek için gelirlerdi. Şimdi ise dernekten ne elde edebilirim diye düşünüyorlar. Dilenci bir toplum yarattılar. Sosyal devlet anlayışından uzaklaşıp sadaka devletine dönüşmüşüz. Toplum örgütlendiğinde toplumdur. Örgütsüz toplum yok olmaya mahkumdur" ifadelerini kullandı. (İstanbul/MA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Özgür Ülke'nin bombalamasının üzerinden 25 yıl geçti

SONRAKİ HABER

Cumhurbaşkanlığı seçimleri krizi çözmedi: Cezayir'de halk tekrar sokaklarda

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa