25 Kasım 2019 14:20

HDP'li Oluç'tan 25 Kasım açıklaması: İktidarın tutumu kadın cinayetlerini artırıyor

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç: İktidarın kadın erkek eşitliğine inanmayan tutumu toplumda egemen erkek - köle kadın zihniyetini körüklüyor ve kadın cinayetlerinin artmasına neden oluyor. 

Fotoğraf: MA

Paylaş

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, TBMM'de düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oluç, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde son derece vahim bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu vurguladı. Kadınların kamusal alanda, sokakta, evde, işyerinde hayatın her alanında doğallaşmış bir şiddet uğradığına dikkati çeken Oluç, “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2019’un ilk 10 ayında 383 kadın erkekler tarafından öldürülmüş. Ekim ayında ise 36 kadın, büyük bir kısmı eşleri veya aile bireyleri tarafından katledilmiş. Toplamda 2018’e baktığımızda bu sayı 440’u bulmuş. Yani kadın cinayetleri açısından son derece vahim bir tablo ortada. Hiçbir çağdaş ülkede, hukukun üstünlüğünün olduğu, demokrasinin işlediği hiçbir ülkede böyle bir tabloyla karşı karşıya kalınmıyor” hatırlatmasında bulundu.

"İKTİDARIN TUTUMU KADIN CİNAYETLERİNİ ARTTIRIYOR" 

İktidarın kadın-erkek eşitliğine inanmayan tutumunun kadın cinayetlerini arttırdığını kaydeden Oluç, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Elbette ki bu, kadın- erkek eşitliğine inanmayan, cinsiyetçi söylem ve politikalarla iktidarını sürdüren AKP-MHP ittifakının büyük ölçüde gelişmesine yol açtığı bir toplumsal kültürdür. İktidarın kadın erkek eşitliğine inanmayan tutumu toplumda egemen erkek - köle kadın zihniyetini körüklüyor ve kadın cinayetlerinin artmasına neden oluyor. 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VURGUSU

Son zamanlarda özellikle iktidar ortaklarının çeşitli sözcüleri ve kalemşörleriyle basında tartışmaya çalıştıkları İstanbul Sözleşmesi konusu da bunun arka planını oluşturuyor.

Bakın İstanbul Sözleşmesi 11 Mayıs 2011’de imzalanmıştı ve 1 Ağustos 2011’de yürürlüğe girdi. Tamamen kadına yönelik şiddetin önlenmesini amaçlayan ve bunun formülünün toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasıyla gerçekleşeceğini belirten bir sözleşmedir. İlk imzacısı da ev sahibi olan Türkiye’dir. ‘İstanbul Sözleşmesi yuva yıkıyor, kaldırılsın’ diyen iktidar zihniyeti, kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran bir tartışmayı da sürdürmeye çalışıyor.

"ERKEK DEVLET ZİHNİYETİ YASAKÇIDIR"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kadın düşmanlığı ile ismi gelişmiş olan bir kişidir. Daha önce 8 Mart eylemlerine de saldırtmıştır aynı İçişleri Bakanlığı kolluk güçlerini. Kadına yönelik şiddete dair çıkarılan broşürlerimiz, el ilanlarımız çeşitli illerde toplatılmıştır. Bunları dağıtmak için sokağa çıkan kadın arkadaşlarımız gözaltına alınmıştır. Kadına yönelik şiddet karşısında erkek devlet zihniyetinin vardığı nokta budur.

10 EKİM ANKARA KATLİAMI

10 Ekim Ankara Katliamı'yla ilgili yeni çıkan belgelere de değinen Oluç, "Ortaya çıktı ki 103 kişinin yaşamını yitirdiği 10 Ekim Ankara Gar Katliamının duruşmasında, 4 yıl sonra, savcılığın 9 klasörlük delil dosyasını mahkemeden ve müştekilerden sakladığı anlaşıldı. 9 klasörlük delil dosyasında ne var önemli olan? Katliamı gerçekleştiren IŞİD’lilere Ankara’ya kadar eskortluk yapan Yakup Şahin'in Gaziantep’te bir gübre bayisinden 2 ton nitrat almaya çalıştığı, kimliği istenince vazgeçtiği, şüphelenen gübre satıcısının bu olayı emniyete bildirdiği, kamera kayıtlarından şüphelinin tespit edildi. Bunlar var klasörlerde. Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubesinin katliamdan 8 gün önce kendisine bildirilen bu duruma karşı hiçbir işlem yapmadığı da. Biz ne demiştik o zaman? 

Demiştik ki, 'Türkiye’deki en büyük katliamlardan biridir Ankara Gar Katliamı. Türkiye’de bu kadar büyük bir katliam yaşanırsa devletin bazı odaklarının bu katliamdan haberinin olmaması mümkün değildir' demiştik. Bize o zaman çok kızmışlardı bunu söylediğimiz için. İşte ortaya çıktı, haklıyız çünkü 10 Ekim Ankara Gar Katliamının arkasında karanlık odaklar var. Bu karanlık odaklar ilk günden beri gizlenmeye çalışıldı. İşte bu da Türkiye’deki bir başka hukuk felaketi."

"HALKIN İRADESİNDEN KORKMUYORSANIZ..."

HDP’nin erken seçim çağrısına iktidarın verdiği yanıtı eleştiren HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, “Biz diyoruz ki erken seçim demokratik meşruiyetini yitirmiş olan iktidar açısından, eğer hakikaten halkın desteğini alıp almadığını test etmek istiyorsa başvurulacak en iyi kamuoyu yoklamasıdır. Önümüzdeki yıl meclisin 100’üncü yıldır. 100’üncü yılda Meclis yeniden yürütme karşısındaki gücüne sahip olmalıdır. 100’üncü yılında Meclis yürütmenin tahakkümünden kurtulmalıdır. 100’üncü yılında Meclis adeta bir kurucu Meclis gibi çalışıp Türkiye’de yeniden yürütme karşısındaki güçlü bir parlamenter demokrasiyi sağlayacak güçlü bir yerel demokrasi için adım atacak iradeye sahip olmalıdır. 

Halkın iradesinden korkmuyorsanız halkı dibi görünmeyen kuyular olarak değerlendirmiyorsanız suları hiç bulandırmayın gelin bu konuda adım atın ve bir an evvel halkın iradesinin ortaya çıkmasını hep birlikte sağlayalım" dedi. (Ankara/MA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Çalışanına cinsel saldırıda bulunan patrona 2 yıl 6 ay hapis cezası

SONRAKİ HABER

ÇÜ Hukuk Kulübü, "Çukurova Hukuk Zirvesi" düzenledi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa