25 Kasım 2019 04:44

Sudan devrimi kimlik krizi yaşıyor

Diktatörünü deviren Sudan’da sivil-askeri geçiş dönemi hükümeti süreci, kötüleşen ekonominin yanı sıra liberal ve muhafazakar siyasetler arasındaki mücadeleye tanık oluyor.

Sudan Başbakanı Abdallah Hamdok (solda) ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini | Fotoğraf: Dursun Aydemir/AA

Paylaş

Khalil CHARLES
Middle East Monitor

Sudan’da, 1989 darbesinin iki önde gelen lideri hakkında çıkan tutuklama kararı; dini özgürlüğü ihlal etmekle suçlanan muhafazakar bir düşünüre karşı açılan dava ve müfredatın Kuran atıflarından arındırılarak yeniden yazılması, Sudan’ın toplumsal dokusunu ve kimliğini değiştiren ve zorlayan konulardan sadece üç tanesi. Sudanlıların yeni demokratik döneme dair farklılaşan fikirleri dini, siyasal İslami ve muhafazakar değerleri mercek altına alıyor.

1989 KALINTILARI TEMİZLENİYOR

Mevzu solcu ve sağcı güçler arasında ideolojik bir çatışma denilip geçilecek cinsten değil, daha ziyade liberal ve muhafazakar siyasetler arasında çarpışma olarak tanımlamanın doğru olduğu bir mücadele. Liberalizm savunuculuğu birçok yönden (devrik devlet başkanı Ömer) El Beşir’li yılların kalıntılarını söküp atmanın bir ifadesi, buna siyasal İslam’ın kamu kuruluşları ve onu Kurtuluş devrimi olarak gören kutsamalar da dahil. Önde gelen İslami liderler İbrahim Sanussi ve Ali el-Hac hakkında tutuklama emri çıkarma kararı 1989 darbecilerinin (Ömer Beşir ve İslami Cephe’nin gerçekleştirdiği askeri darbe) kaçacak yeri olmadığının en sarih göstergesi. Bu hukuki hamle, aynı zamanda gelecekteki olası darbe girişimcilerinin de eninde sonunda bir gün hesap vereceği yönünde emsal bir karar da teşkil ediyor.

Her ne kadar muhafazakarlık, dindarlığa ve geçmiş hatalar karşısında bağışlayıcı olmaya odaklanarak Sudan göreneklerine ve geleneklerine bağlı bir Sudan’ı savunmak anlamına gelse de, her iki tarafın da kabul ettiği bir şey var. Ekonominin çöküşüne neden olan eski rejimin yolsuzluklarının kökü kazınmalı. Ancak iki taraf da karşı tarafın bu konudaki samimiyetine güvenmiyor. 1989 darbecileri hakkında çıkartılan bu tutuklama emirleri bazı çevrelerde İslami değerlere ve siyasal İslam düşüncesine bir saldırı olarak görülüyor, ülkenin bir daha asla dini hukukla yönetilemeyeceği fikrinin tohumlarının ekildiği iddia ediliyor. Özgürlük ve Değişim Hareketi’nin liderliğindeki yeni geçici hükümetse, bağımsızlığın ilan edildiği 1956’dan bu yana Sudan’ın siyasi tarihine tebelleş olan askeri darbeler döngüsünün kırmayı umut ediyor. Devrimin hata yapanların adaletten kaçamayacağı yönündeki sözünü yerine getiriyor görünüyorlar.

EKONOMİK SORUNLAR KÖTÜLEŞİYOR

“Karşı devrimciler” olarak anılan muhafazakar muhalefet bloku, yeni geçici hükümetin ülke sorunlarını nasıl çözeceğine dair hiçbir fikrinin olmadığına kanıt olarak giderek kötüleşen ekonomiyi işaret ediyor. ABD Dolar’ı rekor yüksekliğe ulaşmış durumda. Başkent çevresinde toplu taşımayla ulaşım ve seyahat, ulaşımın kısıtlanması ve trafik sıkışıklığı nedeniyle yaşanan uzun gecikmeler yüzünden feci hale gelmiş, 10 dakikalık bir yolculuk bir saat süren bekleyişlere yerini bırakmış halde.

Muhafazakarların kontrolündeki sosyal medya gruplarında yeni hükümetin ekonomik politikaları ve sağlık hizmetleri eleştiri konusu oluyor. Ancak ülkenin Maliye Bakanı, çökmüş bir ekonomiden bahsetmenin ‘yanlış’ olduğunu söylüyor. Bununla birlikte, sağlık hizmeti fonları o kadar yetersiz ki en az üç eyalette ilaç tedavisinde düzensizlikler baş göstermiş durumda. Körfez ülkelerinden vadedilen üç milyar doların yarısını alan Başbakan Abdullah Hamduk, Arap yatırımlarının hayati önem taşıdığını belirtiyor. Bu tutum Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yardım ve müdahalelerine karşı uyaran devrimci sloganları hiçe sayıyor.

DEVRİMİN KADIN FUTBOL TAKIMIYLA İMTİHANI

Son günlerde muhafazakarlar, eski rejimle bağlantısı olan kişilerin ve işletmelerin mülklerini yakıp yıkarak gayriresmi bir şekilde adaleti sağlamaya kalkan gruplardan şikayetçi. Muhafazakarlar, seküler hatlar üzerinde ilerleyen bir demokrasi yönündeki bu gidişata dur demek için ortak bir çabayı desteklediklerini iddia ediyorlar. Sudan toplumunda kadının rolünün değişmesini amaçlayan yeni maceraları eleştiriyorlar. Her ne kadar kadınlara kamusal alanda daha büyük bir rol biçtiklerini iddia etseler de ilk kadın futbol liginin oluşturulması, sonu mahkemelerde biten bir gürültü kopardı.

Muhafazakar Düşünür Abdul Hai Yusuf, yeni futbol takımını eleştirdiği ve Sudan Federal Spor Bakanı’nı kâfir bir İslami mezhebe mensup olduğunu söyleyerek dışladığı için dava edildi. Mahkeme, 17 Ağustos’ta ordu ile hareketin sivil liderleri arasında imzalanan, tüm Sudan vatandaşları için din ve ibadet özgürlüğünü şart koşan anayasal belgenin maddelerinden alıntı yapıyor. İlgili madde, açıkça Animistler ve Hristiyanlar arasında dine dair özgürlükleri korumayı amaçlasa da İslam’ın farklı mezheplerine olanak tanımanın bir aracı olarak kullanılması, meseleyi beklemedik bir yere getirdi. 35 yıl önce Cumhuriyetçiler olarak bilinen bir İslami hareketin lideri Mahmut Taha dinden çıktığı iddiasıyla idam edilmişti.

Abdul Hai, o gün bugündür bakana kâfir demekten imtina ediyor olsa da devrim yanlılarının gözünde karşı devrimci güçlerin liderinden biri. Ayrıca İslam’ın ve Sudan’ın İslami değerlerinin saldırı altında olduğunu iddia eden İslami Şeriat Hukuku için Zafer adlı bir grubun başında, iktidarı hedefleyen bir siyasi parti kurmaya teşvik ediliyor.

YENİ HÜKÜMET İSLAM’A KARŞI TEMKİNLİ

Yeni geçici hükümetin gerçekten de söz konusu saldırıya geçip geçmediği tartışmaya açık, ancak hükümet devrimi koruma stratejisine uygun olarak sadece yozlaşmış kurumları hedefine koyduğunu iddia ediyor. Geçen hafta Eğitim Bakanlığı, gözden geçirilen okul müfredatından Kuran ayetlerini çıkarmak gibi bir niyetin olduğunu kamuoyu önünde yalanlamıştı. Bu hafta da Sudan milli eğitim sertifikalarında yapılan muazzam bir sahtekarlığı ortaya çıkardı ve geçen yılın sonuçları geçersiz hale geldi.

Her iki tarafın iddiaları ve karşı iddiaları, eski rejime desteği ve eleştirisi, nihayetinde Sudan ruhu ve kimliği uğruna verilen bir mücadele. Özgürlük ve Değişim Hareketi yanlıları İslam’ı, Sudan değerlerini yolsuzluktan uzaklaştırmak konusunda ihtimamlı görünüyor ve eski rejimden hesap soruyor. Öte yandan muhafazakarlar da demokrasiye geçişi destekliyor görünüyorlar, ancak ülkenin İslami kültürü ve kimliği kaybetmek pahasına değil. Bu arada, tartışmanın harareti yükselirken ekonomik krizle ilgilenebilen kimse olmadı şimdiye kadar. Kimileri ekonomideki başarının Sudan toplumunun dokusunu değiştirme saiklerini haklı çıkaracağını umuyor, kimileriyse ekonomideki başarının Sudan değerlerini ve geleneklerini tümden değiştirmeyi zorunlu kılmadığını ispatlamaya çalışıyor.

Not: Ara başlıklar Evrensel’e aittir

(Çeviren: Fulya Alikoç)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Çağdaş Şairler Seçkisi: 99 şaire yazılmış 99 şiir

SONRAKİ HABER

Alışılmışın dışında kadınlar: Uçuyor Bunlar

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa