25 Kasım 2019 04:21

Olağanüstü kongre işçilerle, belediyenin sendikacıları arasında olacak

Ataşehir Belediyesi işçileri, Genel-İş Genel Merkezinin 1 No'lu Şubeye olağanüstü kongre dayatmasına tepkili.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Ataşehir Belediyesi Dış Temizlik Şantiyesinden Bir İşçi

Ben Ataşehir Belediyesinde süpürgeci, çöp kamyonunun arkasında çöp konteynerlerini boşaltan, mahalle aralarında çöp toplayan, sokakları süpüren adıyla şanıyla bir çöp temizlik işçisiyim. Genel-İş 1 No’lu şube üyesiyim. Dış temizlik denilince kararlılık akla gelir, bu yüzden de belediye başkanı Battal İlgezdi’nin korkulu rüyasıyız.

İlk TİS görüşmeleri başladığından itibaren sendikayı gözden düşürmek, gereksiz bir hale getirmek için Belediye Başkanı elinden geleni ardına koymadı. Ama sendikamızda yeni bir yönetim işbaşına gelmişti. Ahmet Arıkan başkanlığındaki şube yönetimimiz hem belediye başkanının hem de bazı Genel-İş genel merkez yöneticilerinin, şube kongresinde seçilemeyen eski şube yöneticilerinin oyunlarını, çevirdikleri dolapları boşa çıkardı. İlk TİS görüşmelerinden sonra grev aşamasına geldik ve belediye ana binası önünde ciddi bir tepki koyduk, eylem yaptık. Bu şubemize ve biz işçilere karşı haince saldırının başlangıcı oldu.

Belediye başkanı işyeri işyeri, birim birim dolaşarak, “Sendikaya ne gerek var, toplu sözleşmeye de gerek yok. Ben istediğinizi veririm sakın greve gitmeyin, sendikacıların peşinden de gitmeyin işinizden de olmayın” diyerek bizi kendisine biat etmeye çağırdı. İşyerlerinde amir, şantiyelerde çavuşlar, müdürler aldıkları talimatlarla sendikadan istifa etmemizi istediler. Kapı önünde süren direnişe destek sunmamamızı, katılanları işten atacaklarını açık açık söylediler. Biz ne sendikamıza ne de kendi arkadaşlarımıza ihanet ettik. Ama gelin görün ki içimizde en zor zamanlarda Battal İlgezdi’nin direktifi ile olağanüstü genel kurul için imza toplayıp sendika merkezimize giden bu kararın alınması için sendikanın merkez yöneticilerini de devreye sokan içi kin ve nefret dolu insanlar var. Onlara soruyorum buradan daha 1 yıl olmadı, ortada bir hırsızlık yokken, yüz kızartıcı suç yokken niçin şubeyi olağanüstü kongreye götürüyorsunuz? Amacınız belli, İlgezdi’nin talimatıyla Ahmet Arıkan ve mücadeleci şube yönetiminden kurtulmak. Koltuklarına oturup el sıkışarak TİS’i bitiren, belediyeden nemalan sendikacılar istiyorsunuz. Ne Arıkan’ı ne de şube yönetimini size yem etmeyeceğiz. Bir kere olsun işçilerin ücretleri niye geç ödeniyor deyip eyleme katılmayan sendikacıların asıl amacı 2020’deki TİS’i yaptırmamak. Bu yapılanlardan başka bir sonuç çıkmıyor. Battal Bey nasıl istiyorsa öyle TİS imzalamak istiyorsunuz. Biz çöpçüler, süpürgeciler sizi süpüreceğiz. Genel merkez de sizi kurtaramaz. Yeni olağanüstü kongre biz çöpçü işçilerle kiralık memur sendikacıları arasında olacak. Kazanan biz çöpçüler olacağız.


ASIL AMAÇ ŞUBENİN 'HİZAYA' GETİRİLMESİYDİ

Ataşehir Belediyesi İşçisi

Park Bahçeler Müdürlüğünde çalışan bir işçiyim. 15 yıldır aralıksız çalışıyorum. Hayatımda ilk defa sendikaya üye oldum. Büyüklerimden hep DİSK’i ona bağlı Genel-İş’i, Maden-İş’i, Lastik-İş’i duymuştum. Çok da meraklıyım. KHK düzeninden şirket bünyesine oradan da belediyeye bağlanınca çok sevindim. Aileden CHP’liyiz. Bir tanıdık üzerinden belediyeye girdim. 15 yıl içinde çok entrikaya, arkadan iş çevirmeye, yardakçılığa, rüşvete, adam kayırmacılığa tanık oldum şahidim. Sendikaya üye olmadan az çok bir şeyler bilmeden Ataşehir Belediyesini ekmek teknesi bellemiştim. 2019 yılında sendikaya üye oldum, sendikamız yetki aldı ve ardından da toplu sözleşme görüşmelerine başladı. O zaman sendikanın da sendikacılığın da ne olduğunu yeni anladım desem yalan olmaz.

Toplu sözleşme nedir? Sendika ne yapar, delege nedir, ne iş yapar bu sürede anladım. Hep müdürlerimiz posta başı çavuşlarımız ve belediye başkanımız Battal İlgezdi ne dediyse onu yaptık. Emir kulu muamelesi yapıldı bize. CHP ilçe teşkilatı ve parti yetkilileri de aynı biçimde emir kulu muamelesi yaptılar bize. Çok dert var, çok içime dokunan işler var. Ama ben son 6 ayda olup bitenlere değinmek istiyorum.

Ben de yüzlerce işçi arkadaşım da, tüm birimlerden hemen hemen işçilerin büyük çoğunluğu sendikada olup bitenlere, dönen dolaplara, arkadan iş çevirmelere tanık olduk. Eski şube yönetimi ve geçen olağan genel kurulda karşı listede yer alanlar ibretlik dersler öğretti bizlere. Sendikacılığı meslek, belediyede yükselmenin basamağı görenlerin bir bir tanığı olduk. Daha yeni şube yönetimi iş başına gelir gelmez mahalle dedikodularını aratmayan bir saldırı dalgası başlattılar. Şube yönetimi hızla üyeliklerle uğraştı, TİS yetkisi alabilmek için uğraştı, kongreyi kaybettikten 3 gün sonra olağanüstü kongre girişimi başlattılar. Buna Ankara’da oturup sendikanın aidatları ile lüks arabalarda gezip işçi örgütlüyorum diyen birçok sendika genel merkez yöneticisi de dahil oldu.

Ahmet Arıkan başkan ve yönetimde yer alanlar tertemiz insanlar. Hırsızlık yapmadılar, haydutluk yapmadılar işçilerin parasını yemediler. Bin bir sorunla boğuşarak bugüne geldiler. Haksızlık karşısında hep dik durdular. Ücretler yatırılmadı ona, karşı işçileri bilinçlendirip birim birim toplantı yaptılar, eylem örgütlediler. TİS tıkandı, ilerleme olmadı grev aşamasına geldik, grev komiteleri kurdular, hazırlık yaptılar. TİS grev aşamasındayken genel merkez yöneticileri devreye girip şubenin de inisiyatifini kırarak TİS’i imzaladılar. Şubenin arkasında demediklerini bırakmadılar. Her türlü propagandayı yaptılar. Ama bizler bunlara inanmadık. Şube yönetimi samimiyetle olup bitenleri bize anlattı, izah etti. Nihayetinde işten atma olunca gerçekler daha net anlaşıldı. Kim ak kim kara ortaya çıktı.

Maltepe direnişi başladı, ona destek ve bizim sorunlarımızın çözümü için tam gün iş bırakma olunca her şey gün gibi ortaya çıktı. Ataşehir Belediyesinde lağım patladı, pis kokular yayılmaya başladı. Battal Bey’in kendisi sendikanın bazı yetkilileriyle, eski şube yöneticileriyle, müdür ve amirlerle toplantılar yaptı ve sendikayı yok etmek için her yolu denemeye başladı. İdari bina başta olmak üzere dış temizlik, park bahçeler, destek hizmetleri, sağlık, veterinerlik, kültür işlerinde sürek avı başlatıldı. Yemekler ısmarlandı, kim daha fazla istifa örneği getirir, grev oylamasına katılmazsa ona göre primler ayarlandı. Bugün olağanüstü kongre isteyenler de bu tezgahın içinde oldular. Sendikamızın genel başkanı da yetkili kurulları da buna seyirci kaldı ve en nihayetinde olağanüstü genel kurula yol verdiler. Hepsi danışıklı dövüş. Ben namusumla şerefimle yaşayacağım. İlk işim CHP’den istifa etmek. Ailemi de bu işe dahil ederek CHP’yi terk edeceğiz. CHP bu oyun ve dolaplarla, işçileri istifaya zorlayıp, Hizmet-İş gibi patron sendikacılığı yapanlarla birlikte hareket eden AKP ile yarışabilir. Ben de işçi arkadaşlarımız da piyon olmayacağız. Sendikacıya saldıran, işçileri sendikadan istifa ettiren, temsilci ve örgütlenme uzmanını darbeden, “Ne gerek var sendikaya, oradan ayrılın ben size istediğiniz parayı veririm” diyen bir zihniyetten bir şey beklemiyoruz. Olağanüstü kongreyi belediye yönetimi istedi, onlar da buna alet olmayı bekliyorlardı. Mesele bu kadar açık. Ya işçilerin safında mücadele eden sendika yöneticilerini seçeceğiz ya da emir kulu olacak sendikacıları. Biz mücadele eden kol köle olmaya ve onun sistemini yıkmaya çalışanlardan olacağız. Başka yol yok.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kadın Araştırmaları Kulübü talebimiz reddedildi

SONRAKİ HABER

Cumhuriyet ve BirGün çalışanı gazetecilere Berkin Elvan haberi dolayısıyla dava

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa