25 Kasım 2019 04:21

Çocukluk hayaline kayyum atandı

Hakkındaki ihbar nedeniyle açığa alınıp tutuklandı, beraat edip memurluğa dönünce sürgün edildi, mobbing yüzünden bıraktı. Çocukluk hayalini gerçekleştirmek için girdiği belediyeye kayyum atandı…

Mesut Aslan | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

İnanç YILDIZ
Diyarbakır

Mesut Aslan (31) ‘90’lı yıllarda Bölge illerinden göç etmek zorunda kalan Kürtlerden biri sadece. Yaşadıkları bundan ibaret kalmadı. Zorlu gençlik yıllarından sonra psikolog oldu, memur olarak atandı, keyif aldığı işleri yapacaktı ancak önce açığa alındı, ardından da tutuklandı. Aslan, beraat etmesine sevinemeden, tekrar döndüğü memurluk hayatında sürgün edildi. Sürgün gittiği yerde dayanamadığı mobbing sonucu memurluğu bıraktı ve çocukluk hayali olan çocuklar için çalışmak adına tekrar memleketi Diyarbakır’a geldi. Daha ilk iş günlerinde belediyeye kayyum atanmasıyla hayali neredeyse başlamadan bitti. Sonrası ise hayata karşı dikiş tutturma mücadelesi deyim yerindeyse. Çalışmak istediği gazeteler KHK’lerle kapatıldı. Sonrasında ise yeniden tutuklanan Aslan, kısa sürüde tahliye oldu olmasına ama kendini çok da özgür hissedemiyor. Aslan’ın tek hayali çocuklarla yeniden çalışma imkanı bulabileceği özgür bir ülke.

ZORLU VE SANCILI YILLAR

Diyarbakır Lice’ye bağlı köyünden ailesiyle beraber ‘90’lı yıllarda Mersin’e göç eden Mesut Aslan, o zamanlar henüz çocuktu. Büyüdükçe neden göç ettiklerini anlayan Aslan’ın çocukluk dönemi zorlu ve sancılı sayılabilecek bir şekilde geçiyor. Ardından üniversite için gittiği İstanbul’da da hayatı kolay geçmiyor. 2012 yılında polisin bir ev baskınıyla gözaltına aldığı Aslan, “Yürüttüğümüz siyasi faaliyetler, uyuşturucuya karşı gençlerle gerçekleştirdiğimiz iş birliği, demokratik kitle eylemlerine katılım hatta arkadaşlarla sıradan sohbetler bile dosyaya birer ‘örgütsel faaliyet’ olarak girmişti” diyor. O gün açılan ve bugün halen devam eden davası için Aslan, “Yurt dışı çıkış yasağının yarattığı mağduriyet dışında 8 yıldır her GBT’de ‘terörist’ muamelesi görmek de ayrı bir sorun” diyor.

KEYİF ALDIĞI İŞLERİ BİR ARADA YAPACAKTI

2014 yılının sonlarında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde psikolog olarak Gaziantep’e atanan Aslan'ın beklentisi ters giden hayatının düzeleceği yönündeydi. Bir yandan da İnsan Hakları Derneği’nde aktif çalışmaya başlayan Aslan, keyif aldığı işleri bir arada yapabiliyordu.

ÖNCE AÇIĞA ALINDI, SONRA TUTUKLANDI

Ancak kendisi hakkında yapılan bir ihbarla önce memurluktan açığa alındı, sonra da tutuklandı. Aslan, bu süreci şöyle anlatıyor:

“Başlarda bir sorun yaşanmasa da Kürt kimliğinin ve muhalif olmanın birilerinde rahatsızlık yaratmaya başladığını gözlemleyebiliyordum. Yine de şunu ifade etmeliyim, yaptığım işten keyif alıyordum. Sosyal yardımları halka ulaştırmak, halkın olanı halka götürmek benim için çok büyük bir eylem gibiydi. Elbette bu coşku birilerini rahatsız etmişti ve onlar da boş durmadılar. Rojava’da DAİŞ’e karşı savaşırken hayatını kaybeden ve cenazesi 59 gün boyunca sınırdan içeri alınmayan arkadaşım Aziz Güler’in fotoğrafını sosyal medyada paylaştığım için bir ihbar sonucu açığa alındım ve hakkımda adli-idari soruşturmalar başlatıldı. İdari soruşturma kapsamında ifade verdiğim il müdürlüğü binasında gözaltına alındım ve çıkarıldığım mahkemede ‘örgüt propagandası’ yaptığım gerekçesiyle tutuklandım.”

BERAAT ETMESİNE SEVİNEMEDİ

Aslan, 2 aylık tutukluk sürecinden sonra tahliye oluyor ardından da beraat ediyor. Tekrar memurluk görevine başlayan Aslan, normal günlere dönmenin hayalini kurarken, bu sefer de Gaziantep’ten Trabzon’a sürgün ediliyor. Aslan, bu dönemi ise şu sözlerle anlatıyor:

“Trabzon’a yola çıkacağım gün 15 Temmuz süreci gelişti. Tabi bunun ağırlığı yine Kürt ve muhalif birisinin üzerinde daha fazla bir ağırlık yaratmıştı. Daha gittiğim ilk gün polis varlığını hissettirmişti. Zaten iş yerinde yaşadığım inanılmaz mobbing sonucu görevi bırakmak zorunda kaldım.”

DOĞDUĞU AMA BÜYÜYEMEDİĞİ TOPRAKLARA YILLAR SONRA DÖNDÜ, ÇOCUKLARLA ÇALIŞACAKTI

Trabzon’dan sonra Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nde sosyal hizmetler alanında çalışma imkanı bulduğunu dile getiren Aslan, bu iş için “Çocukluk hayalim gerçekleşecekti” diyor. Ancak bu sefer de daha ilk iş gününde belediyeye kayyum atanıyor. Aslan, yaşadığı bu durumu ise şöyle dile getiriyor:

“Aslında çocukluk hayalim gerçekleşmişti bu işle. Doğduğum ama büyüyemediğim topraklara yıllar sonra dönecek, savaşın yarattığı tahribatlara karşı bölge çocuklarıyla beraber çalışacaktım. İnanılmaz bir motivasyonla başladığım işin ilk mesai gününde eş başkanlar Gültan Kışanak ve Fırat Anlı gözaltına alındı ve sonrasında kayyum süreci gelişti. Trajikkomik bir süreçten geçiyor gibiydim. Tabii ne biz kayyumla çalışmak istedik ne de o bizimle. Bizim meşru gerekçemize karşı kendisinin sadece Kürt ve muhalif kimlik üzerinden ürettiği ve istihbarata dayandırdığı bir ‘örgüt üyesi’ gerekçesi vardı. Belediye ile yollarımız bu şekilde ayrıldıktan sonra kimi gönüllü çalışmalarda bulundum çocuklar için. Ulaşabileceğim her çocuğa ulaşmak istedim. Gücüm yetmezdi her şeyi değiştirip dönüştürmeye ama ulaşabildiğim her çocuğa ulaşmaya çalıştım.”

ÇALIŞMAK İSTEDİĞİ GAZETELER KAPATILDI

Bu süre zarfında Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazetelerinin dağıtımcılık işini üstlenen Aslan için bu iş de diğerleri gibi uzun sürmedi. Çıkarılan KHK’ler ile her iki gazete de kapatıldı. Yeni Yaşam gazetesi yayım hayatına başlayınca yeniden dağıtım işine giren Aslan, “Yaşamımızı bile idare edecek bir iş değildi ama bizler için işten çok fazlasıydı. Ayakta kalmanın, direnmenin, halka dokunmanın bir timsaliydi o çalışma. Belki de beni bu süreçte ayakta tutan en güçlü manevi güç de yine bu oldu. Aidiyet duygusunu hissetmek, inanmak ve inanılmak muazzam iyi gelmişti. Toplumsal bir karanlık süreci üzerimizi çoktan örtmeye başlamıştı ve bugüne kadar da o durum sürüyor” diyor.

YENİDEN TUTUKLANDI, TAHLİYE OLDU AMA…

Gazetede çalıştığı dönemde verilen bir ifadeyle hakkında "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla Urfa’da yeni bir soruşturma açılan Aslan, temmuz ayında Diyarbakır’da rutin bir GBT işleminin ardından gözaltına alınarak tekrar tutuklandı.

CEZAEVİNDEKİ HAK İHLALERİ

Urfa T Tipi Cezaevine gönderilen Aslan, burada birçok ihlalin yaşandığını anlatarak, “Bir hastane sevki için 6 ay bekleyebiliyorsunuz. Acil durumlarda herhangi bir tıbbi müdahale durumu ne yazık ki söz konusu değildi. Günün yarısını düzenli kesintilerden dolayı susuz geçirebiliyorduk. Atölye ve ortak alan haklarımız elimizden alınmıştı. Mektuplar çok komik diyebileceğimiz gerekçelerle verilmiyor veya gönderilmiyordu. Yine kitap konusunda sınırlama vardı. Son dönemlerde artan dikkat çekici bir durum ise askerlerin koğuş aramalarına dahil olmasıydı. Bu ve buna benzer onlarca sorunla yüz yüze kalıyorduk” diyor.

ÖZGÜR HİSSETMİYOR

3 ay sonra görülen ilk mahkemesinde adli kontrol şartıyla tahliye olan Aslan, “Her ne kadar tahliye oldum desem de gerçek bir özgürlükten bahsetmek elbette mümkün değil. Demokratik alanın daraldığı, adalet duygusunun yitirildiği, ekonomik anlamda yoksulluğun zirve yaptığı bir süreç bekliyor beni dışarıda. Son dönemde gerçekleşen toplu ve bireysel intihar vakalarını da bir psikolog gözüyle, ülkenin geldiği durumun sonucu olarak değerlendirebilirim. Yine de umutsuzluğa düşmek gibi bir lüksüm olmadığını biliyorum. Hem bireysel olarak hem de toplumsal olarak daha çok demokrasi ve özgürlüğe ihtiyacımız olduğunun farkındayım ve bunun için bedel vermem, vermemiz gerektiğini de görebiliyorum” diyor.

İŞ BULACAĞINI DÜŞÜNMÜYOR

Mesleki anlamda güvenlik soruşturması, mülakat gibi gerekçelerle çok fazla iş imkanı bulamayacağını düşünen Aslan, “Hakkımda süren davalardan dolayı ‘rutin’ GBT kontrollerinde sorun yaşayacağımı da biliyorum. Ama bu ülke benim ülkem, bu toplum benim toplumum. Bireysel bir kurtuluş için yurt dışı seçeneği de yurt dışı yasağıyla elimden alınmış durumda. Tabii işin şakası bir yana, zor bir sürecin beni beklediğinin farkındayım ve buna uygun olarak vermem gereken mücadelemi de şüphesiz büyüteceğim. Bakalım zaman neyi gösterecek bizlere. Umarım çocuklarla yeniden çalışma imkanı bulabileceğim özgür bir ülke çok uzakta değildir" diyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Mansur Yavaş: Yandaş vakıf ve gruplara verilenler otoparktan fazlası

SONRAKİ HABER

Erdoğan Londra'da konuştu: Biz orayı temizleyene kadar çıkmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa