20 Kasım 2019 03:00

Tiyatro eleştirmeni Rengin Uz: Yıldızlar sadece sahnede ölür

Türk Tiyatrosunun, bu toplumun, seyircilerinizin, öğrencilerinizin size minnet ve teşekkür borcu var. Bunu, hep birlikte el ele vererek Kenter Tiyatrosunu yaşatarak ödemeliyiz.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Rengin UZ
Yıldız Kenter’in öğrencisi/ Tiyatro eleştirmeni

Bazı insanların hiçbir zaman ölmeyeceğine inanırsınız. Onlar sizin için çok önemlidir, çok kıymetlidir. Ailenizden değildir belki ama size yol göstermiş hocanızdır, elinizi tutmuş, kalbinize dokunmuş, sahneden ruhunuza güzellikler üflemiş, size dünyaları sunmuş en parlak Yıldız’dır. Evet, yaşı vardır, yıllardır sahneden uzaktır, yorgundur, içine kapanmıştır, hastadır, ne yazık ki yoğun bakımdadır ama o biricik Hocamız Yıldız Kenter’dir. Türk Tiyatrosunun en parlak Yıldız’ıdır. Yıldızlar da sadece sahnede ölür...

Herhalde açıldığı yıldan bu yana, hiçbir oyununu kaçırmadığım tiyatro Kenter Tiyatrosudur. Benim için büyülüydü o tiyatro. Yıldız Kenter büyülüydü, Müşfik Kenter büyülüydü. İkisi karşılıklı oynarken daha da büyülüydü. Bu tiyatro sevdası da bulaşıcı olmalıydı. Bir de baktım ki, ben, avuçlarım patlayıncaya kadar alkışladığım, sahneden göz göze gelmek için uğraştığım koskoca Yıldız Kenter’in konservatuvar tiyatro bölümünde öğrencisi olmuşum!

"ÇOK ÇALIŞKAN VE DİSİPLİNLİYDİ"

Ne mutlu günler geçirdik, ne coşkulu dersler paylaştık, ne çok şey öğrendik. Her zaman zarifti, bir pantolon bir kazak da giyse bakımlı ve şıktı. İncecikti. Ne giyse yakışırdı. Çok çalışkandı, disiplinliydi. Hiç yorulmaz mı diye düşünürdüm. Okula, provaya, oyuna, sete, eve, her yere yetişirdi. Nazikti, sevecendi. Biz öğrencileri, onun Canikolarıydık. Daha sonraki yıllarda, gazeteci olarak çok sevdiğim Kenter Tiyatrosuna her gidişimde yine Yıldız Hoca’mın Caniko’suydum. Anılar, oyunlar, galalar, röportajlar, eleştiri yazıları, kuliste çay sohbetleri, dertleşmeler, eski günler... İyi ki, iyi ki yollarımız kesişti dedim her seferinde.

"KENTER TİYATROSU ESKİ GÜNLERİNE KAVUŞMALI"

Bütün Canikolarınız gibi ben de sizi çok sevdim Yıldız Hocam. Kaybınız derinden üzdü. İnanamadım, inanmak istemedim. Türk Tiyatrosunun, bu toplumun, seyircilerinizin, öğrencilerinizin size minnet ve teşekkür borcu var. Bunu, hep birlikte el ele vererek Kenter Tiyatrosunu yaşatarak ödemeliyiz. Önünden her geçtiğimde, terk edilmiş haliyle içimi titreten o sanat yuvası yeniden açılmalı, Kenter Tiyatrosu eski parlak günlerine kavuşmalı. Ancak o zaman huzura kavuşacağınıza inanıyorum.

Yıllarca özel tiyatro yönettiniz, bütün zorluklarını yaşadınız. Hiç unutmuyorum, Müşfik Kenter’in tiyatrodaki töreninde güçlükle konuşmanızı yaparken ‘Salon ful Müşfik’ diyerek müjde vermiştiniz kardeşinize. Ah canım hocam, dün sizi uğurlarken salon, balkon dolup taştı. Öğrencilik yıllarımızdaki gibi merdivenlere bile oturduk. Her köşesine, emeğiniz, teriniz, repliğiniz, kahkahanız sinmiş olan salonda alkışlarımızla gözyaşlarımız birbirine karıştı...

Sonsuz sevgim...

Sonsuz saygımla...

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

HDP Antalya İl Yöneticisi Hacı Tekmenuray tutuklandı

SONRAKİ HABER

Sıfır Gelecek aktivistlerinden Taksim'de eylem: COP’a güvenme iklim için harekete geç

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa