15 Kasım 2019 03:40

İsmail Sağdıç: MEB, otizmli çocuklar konusunda sınıfta kaldı

Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, 140 bin otizmli çocuktan sadece 2 bin 407’sinin okullara kayıtlı olduğuna dikkat çekerek MEB'in özel eğitim konusunda sınıfta kaldığını belirtti.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Buse VURDU
Ankara

Aksaray’da bir devlet okulunda otizmli çocukların diğer öğrencilerin velileri tarafından istenmemesi ve yuhalanması, Türkiye’de özel eğitim konusunu tekrar gündeme getirdi. Eğitim Sen Genel Örgütlenme Sekreteri İsmail Sağdıç, Türkiye’de resmi olmayan araştırmalara göre 550 bin otizmli çocuğun 140 bininin 0-14 yaş aralığında olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Ancak MEB’in 2018 verilerine göre bu çocuklardan sadece 2 bin 407’sinin okullara kayıtlı olduğuna dikkat çeken Sağdıç, bu sayıların MEB’in özel eğitim konusunda sınıfta kaldığını gösterdiğini vurguladı.

"DEVLET YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ YERİNE GETİRMİYOR"

Aksaray’da yaşanan kabul edilemez olayın devletin bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini gösterdiğini belirten Sağdıç “Bu olay, eğitimde okul yöneticilerinin ve okulların yeterliliklerini ve yetmezliklerini de yeniden sorgulamamızı gerektiren bir sürecin başlamasına vesile oldu. Ancak bu olayın esas sorumluları yönetme erkini ellerinde bulunduranlardır. Yaşanan durum ve velilere yönelen tepki, yönetme erkini elinde bulunduranların sorumluluğunu gizlememelidir” dedi. Özel eğitimin, tanı aşamasından okula kabule, ailelerin eğitime tabi tutulmasından okulların öğrencilerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesine kadar birçok alanı kapsadığını ifade eden Sağdıç, Türkiye’de buna uygun bir sistemin olmadığını söyledi.

"TOPLUMU DUYARLI HALE GETİRECEK ÇALIŞMALAR YAPILMALI"

Özel eğitime ilişkin sorunların çözümü için öncelikle eğitime erişimin önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini ifade eden Sağdıç, bu kapsamda toplumda ve yasalardaki ‘özürlü’ kavramı ve algısının değiştirilmesi için adım atılması gerektiğini dile getirdi. Sağdıç, toplumu duyarlı hale getirecek çalışmalar yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Bu konuda erken tanı çalışmaları yoğunlaştırılmalı, ilgili bakanlıklar üstüne düşeni yapmalıdır. Özellikle bir milletvekilinin bile özel eğitime ihtiyaç duyan çocuğunu bir eğitim kurumuna yerleştirirken yaşadığı zorluklar ve verdiği mücadele düşünüldüğünde bu konuda devletin, yönetenlerin sorumluluklarını ve görevlerini bugüne kadar yerine getirmedikleri ortaya çıkıyor.” dedi.

"ULUSLARARASI STANDARTLAR HAYATA GEÇİRİLMELİ"

Sorunların çözümü için uluslararası özel eğitim standartlarının Türkiye’de de hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Sağdıç, “Çocukların ve ailelerinin tüm ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalıdır. İhtiyaç kadar yaygınlıkta okul ve derslik açılmalıdır. MEB ve üniversitelerin iş birliği ile bu alandaki öğretmen, yardımcı öğretmen ve gölge öğretmen yetiştirme konusunda önlemler alınmalıdır. Bu alanda çalışan ve sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan öğretmenlere ekonomik teşvik verilmeli, sınıflarındaki öğrenci sayıları azaltılmalıdır. Donanımlı sınıfların yanı sıra donanımlı destek ve dinlenme odaları da oluşturulmalı, destek odalarındaki eğitime ise dersi olmayan öğretmenler yerine bu alanda eğitim almış öğretmenler girmelidir” dedi.

"AKRANLARIYLA EŞİT KOŞULLARDA EĞİTİM ALMALILAR"

Özel eğitime gereksinim duyan çocukların akranlarıyla birlikte, eşit koşullarda genel eğitim sınıflarında yer alması gerektiğini ifade eden Sağdıç, “Tanı aşamasından sonra, rehberlik araştırma merkezlerinin yönlendirmesiyle kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitimini sürdürmesi gereken çocukların, yaşadıkları çevreyle bütünleştirilmiş ortamlarda akranlarıyla eğitim alması gerekmektedir. Ayrıca her çocuğun kendi durumuna göre özel olarak tanımlanmış ve ona uygun program uygulayan okullarda/sınıflarda eğitim almaları da gereklidir. Burada önemli olan bütün çocukların eğitim hakkına kavuşabilmesi ve eğitim hakkından eşit, adil ve nitelikli olarak yararlanabilmesidir. Ancak bu şekilde ayrımcı olmayan, farklılıklara eşitlik temelinde karşılıklı anlayış gösteren, demokratik değerleri kabullenen nesiller yetiştirebiliriz” diye konuştu. 

VERİLERLE ÖZEL EĞİTİM GERÇEĞİ

Sağdıç’ın aktardığına göre, MEB’in 2019 verileri Türkiye’de çeşitli kademelerde 1489 özel eğitim kurumu, bu kurumlarda 398 bin 815 öğrenci, 14 bin 43 öğretmen, 9 bin 361 derslik olduğunu gösteriyor. Yapılmış net bir araştırma olmamasına rağmen Türkiye’de 550 bin otizmli çocuk olduğu, bunların 140 bininin 0-14 yaş aralığında olduğu tahmin ediliyor. Yine MEB’in 2018 verilerine göre bu çocuklardan sadece 2 bin 407’si okullara kayıtlı. Sağdıç, bu sayıların Türkiye’deki özel eğitim gereksinimi olan çocukların tespiti ve okullaşması konusundaki yetersizliği ve MEB’in özel eğitim konusunda sınıfta kaldığını gösterdiğini ifade ediyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Avcılar Belediyesinde işçilerin yıllar süren mücadelesi toplu sözleşmeyle sonuçlandı

SONRAKİ HABER

Basın özgürlüğü raporu: 2019 ne özgürlük yılı oldu ne de reform

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa