14 Kasım 2019 14:36
Son Güncellenme Tarihi: 14 Kasım 2019 18:43

HDP kayyum uygulamalarını Diyarbakır ve Dersim'de protesto etti

Halkların Demokratik Partisi, Dersim ve Diyarbakır’da Yenişehir, Hazro, İdil ve Akpazar belediyelerine kayyum atanmasını protesto etti.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Dersim ve Diyarbakır’da Yenişehir, Hazro, İdil ve Akpazar belediyelerine kayyum atanmasıyla ilgili basın açıklamaları düzenlendi.

Diyarbakır'da Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamada konuşan HDP Yenişehir Eş Başkanı Sadrettin Kaya, iktidarın 31 Mart’ta sandıktan çıkan sonuçları kabul edemediğini ve saldırılarına bir yenisini daha eklediğini ifade etti. Kaya, “20 kayyum ve 6 tane de mazbata gasbı ile toplam 26 belediyeye kayyum atanmıştır. Kayyum uygulaması bu coğrafyada olağan rejim haline getirilmek isteniyor. Belediye eş başkanlıklarına kayyum atamaları dışında belediye ve il meclis üyelerine kendi hukuklarını da çiğneyerek kayyum atadılar” dedi.

”DOSYALAR BAHANE YARATMA ÇABASI”

Hiçbir dayanağı olmayan gerekçelerle belediyelerinin gasbedildiğini belirten Kaya, bugüne kadar mahkeme sürecine dönüştürülmeyen savcılık işlemi bitmiş olan dosyanın Yenişehir’de kayyum gerekçesi olarak gösterildiğini ve bunun bir bahane yaratma çabası olduğunu vurguladı.

”MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

Seçim yolu ile kazanamadığı belediyeleri gasbeden iktidarın ve İçişleri Bakanlığının halkın iradesini ve hukuku tanımadığını söyleyen Kaya, şu ifadeleri kullandı: Belediyelerimizin ve seçilmişlerimizin itibarlarını yok sayan bu uygulamalar bir an önce sona erdirilmelidir. Bizler, dün olduğu gibi bugün de iktidarın baskılarına ve politikalarına boyun eğmeyeceğiz ve mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halk iradesine yönelik gelişen saldırılara karşı herkesi duyarlı olmaya davet ediyoruz. Hukuka ve demokrasiye aykırı bu kararları kabul etmediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Belediye eş başkanlarımız görevlerine iade edilene kadar haklı ve meşru mücadelemizden vazgeçmeyeğiz.

Açıklamanın ardından HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları söz aldı. Demokratik siyasette ısrar ettiklerinde karşılarına antidemokratik uygulamalar çıktığını belirten Farisoğulları, "Çare ne Rusya ne de ABD, çare Sayın Abdullah Öcalan'dır. Sayın Öcalan ile diyalog kurulsun. Tecrit derhal kaldırılıp İmralı kapıları açılsın. Savaş politikalarına derhal son verilsin. Kürt ve Türk halkı bin yıldır birlikte, bu birlik bozulmasın" dedi. Farisoğulları, Kayyum politikalarına karşı direneceklerini belirtti. (Diyarbakır/EVRENSEL)


DERSİM'DE KAYYUMA ORTAK TEPKİ

Orhan KURUL
Dersim

Dersim’de de Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar Belde Belediyesi’ne kayyum ataması belediye önünde siyasi partilerin açıklamalarıyla protesto edildi. Belediye önündeki yol jandarma bariyerleriyle kapatıldı. “İrademe dokunma” pankartının açıldığı açıklamaya, HDP il ilçe yöneticileri EMEP il ilçe yöneticileri, EMEP’li ve HDP’li Dersim Belediyesi meclis üyeleri, ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran, HDP İstanbul milletvekili Dilşat Canbaz da katıldı.

"KAYYUM SEÇME VE SEÇİLME HAKKININ GASBIDIR"

Açıklamada konuşan EMEP İl Başkanı Ergin Tekin, 2014 seçimlerinden sonra da aynı şeylerin yaşandığı belirterek, “Bu kayyum atamalarıyla iki milyona yakın seçmenin hakkı ihlal edilmiştir. Bu kayyum siyaseti 15 Temmuz’dan sonra tek adam yönetiminin kendi iktidarını perçinlemek için ortaya koyduğu yöntemlerden biriydi. Bu siyasetin iki boyutunun olduğunu söyleyebiliriz.  Biri, halkımızın seçme ve seçilme hakkının ihlal edilmesi diğeri ise Kürt sorununda ki çözümsüzlük” dedi. Erdoğan’ın ‘demokrasinin yegane seçeneği sandıktır’ sözlerini hatırlatan Tekin, “Ama kayyum siyaseti bu söylemin tam tersidir. Bugün kayyum siyaseti seçme ve seçilme hakkının ihlalinin, halk iradesinin gasp altına alınmasının özetidir.” dedi. Tekin, “Kayyum atanırken  hiçbir ses çıkarmayan çevreler kendi seçme ve seçilme haklarının yok edileceğini görmeleri gerekir. Bu kayyumlar başka belediyelere de atanır. Partimizin çağrısı, bu duruma sessiz kalınmaması ve buna karşı halkların mücadeleyi yükseltmesidir” diye konuştu.

"SALDIRILARI BİRLEŞİK DEVRİMCİ MÜCADELE İLE DURDURABİLİRİZ"

SMF adına konuşan Hıdır Yıldız, faşizmin her geçen gün daha da saldırganlaştığı bir sürecin  yaşandığını söyleyerek, “AKP iktidarı bulunduğu tüm alanlarda kazanılmış hakları gasp etmeye çalışıyor. Bizler de bugün bulunduğumuz tüm mevzilerde bu saldırıları ancak ve ancak birleşik devrimci bir mücadele durdurabileceğimizi düşünüyoruz”  dedi. 

"BURASI BELEDİYE DEĞİL ARTIK BİR KARAKOL"

ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran, belediye binasına bakıldığında tablonun çok net görüldüğünü söyleyerek, “Burası belediye değil artık bir karakol. Duvarlar yükselterek, tel örgüleri yükselterek, bu sorunu çözemezsiniz. Kayyum siyaseti, kayyum cumhuriyeti onun uygulamaları Kürt halkının, kadınların yüreğinde ve aklında asla yer etmeyecek. Yapılan anketlerde de Kürt halkının kayyum siyasetini doğru bulmadığını bu konuda asla ikna olmadığını çok net gösteriyor. Eş başkanlık sisteminin, eşit temsil sisteminin gasp edilmesine, siyaset yapma hakkımızın gaspedilmesine, kurumlarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Bugün buradalar yarın buradan gidecekler. Halkımız iradesine sahip çıkacak” diye konuştu.

"MİLYONLARCA KÜRDÜN İRADESİ HİÇE SAYILDI"

Yerine kayyum atanan Akpazar Belediye Başkanı Orhan Çelebi’den açıklamadan sonra Evrensel’e konuşarak, “13 Kasım tarihi itibari ile askerler tarafından belediye binamız basılarak halkın 31 Mart’ta bize teslim ettiği irade bu vesile ile gasp edilmiş oldu. Kayyum zihniyeti iktidar açısından bir politika haline geldi. Sandıkta alamadığını, sandıkta teslim alamadığı halkın iradesini bu tür yöntemlerle gasp etme politikasını geliştiriyor. Bugüne kadar 20 belediyemize kayyum atanarak el konuldu. Milyonlarca Kürdün iradesi hiçe sayıldı” dedi. 

Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.

"TÜRKİYE’NİN İDARİ YAPISI AĞIR DARBE ALDI"

Öte yandan Dersim Barosu’da kayyum atamasına yönelik yazılı açıklama yaptı.

Akpazar Belde Belediye Eş Başkanı Orhan Çelebi’nin ceza soruşturması gerekçe gösterilerek görevden alındığı hatırlatılan açıklamada, bu duruma sıklıkla tanıklık ettikleri belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı: “2016 yılında da yine çok sayıda belediye başkanı gözaltına alınmış, aynı şekilde seçilen 96 belediye başkanlarının yerine kayyum atanmıştı. OHAL’in hukuksuz uygulamaları, OHAL kalkmış olmasına rağmen hız kesmeden devam ediyor. Demokrasi, hukuk bir kez daha askıya alındı, yerle bir edildi. 31 Mart 2019 seçimleri arifesinde, “seçilirlerse kayyum atarız” tehdidi hayata geçirildi. YSK tarafından adaylıkları onaylanarak seçilen 20 belediye başkanının,  devam eden ve henüz kesinleşmeyen soruşturma ve davalar gerekçe gösterilerek bir “idari karar” ile görevlerinden uzaklaştırılmaları, idarenin yargı üzerindeki vesayetini bir kez daha ortaya koymuştur. Bu uygulama ile Türkiye’nin idari yapısının yanı sıra, yargısı da ağır bir darbe daha almıştır” denildi.

"HUKUKA AYKIRLIK KATMERLEŞTİ"

Halk iradesine yapılan bu darbe ile Türkiye’nin demokrasine bir yarar sağlanmayacağı belirtilen açıklamada, “Daha önce İstanbul, Ankara ve başka illerde AKP’li belediyelerde uygulandığı üzere; görevden alınan belediye başkanlarının yerine, belediye meclis üyelerinden birinin başkan vekili olarak seçimine olanak vermeden doğrudan kayyum atanması, açıkça bir çifte standarttır. Bu hukuka aykırılığı daha da katmerleştirmiştir.

Bizler; barış içinde bir arada yaşama fikrini, demokratik hukuk devleti idealine olan inancı da tümden ortadan kaldıran bu hukuk dışı uygulamayı kabul etmiyoruz. OHAL uygulamalarının devamı olan bu hukuksuz uygulamadan vazgeçilerek, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının derhal görevlerine iadesini talep ediyoruz” denildi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

CHP Milletvekili Kılıç: Rabia Naz'ın ölümünde hiçbir iddia, bilgi gizli kalmayacak

SONRAKİ HABER

Erdoğan Londra'da konuştu: Biz orayı temizleyene kadar çıkmayacağız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa