13 Kasım 2019 18:50

Kültür Sanat-Sen, bütçeye dair açıklama yaptı: Perdenin ardında sömürü koşulları

Kültür Sanat-Sen, 2020 yılı bütçesiyle ilgili açıklama yaptı, sanat kurumlarında bütçe yetersizliği ve tasarruf adı altında yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Kültür Sanat-Sen, 2020 yılı bütçesine ilişkin yaptığı açıklamada, sanat kurumlarında bütçe yetersizliği ve tasarruf adı altında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Çalışma sürelerinin 18 saate vardığını, bakanlıktaki kreşin kapatıldığını, yüzlerce kişinin çalıştığı işyerlerinde bile yemekhane bulunmadığını anlatan Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Hülya Eryetli, “Son yıllarda yapılması düşünülen hemen her yurtiçi turne başvurusu bile 'sponsor bulun ödesin' veya 'harcırahsız gidin' gibi yanıtlarla karşılaşıyor” dedi.

Sendika Genel Merkezi'nde yapılan açıklamada konuşan Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Hülya Eryetli, sanat kurumlarının uluslararası platformlarda emsalleriyle boy ölçüşebilmesinin yeterli bütçeye bağlı olduğunu ifade etti. Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı Orkestra, Koro ve Topluluklardan oluşan devletin sanat kurumlarının bütçe ve ödenek yetersizlikleri nedeniyle yok olmaya doğru sürüklendiğini belirten Eryetli, “Bakanlık personeli her geçen gün yaşam şartlarının daha da acımasızlaştığı bu ekonomik düzende, hiçbir sosyal haktan faydalanamamaktadır. Örneğin; lojman, misafirhane, kreş ve personel taşıma servisinin yanı sıra bakanlığın denetimindeki otellerden bile indirimli yararlanamamaktadırlar. Hatta ne acıdır ki kültür ve sanat emekçileri uzun ve zor çalışma saatleri karşılığında kendi ürettikleri sanat eserlerini bile bilet almaksızın izleyememektedirler.

KREŞ VE GECE SERVİSİ KALDIRILDI

Kültür ve sanat emekçilerinin ücret ve sosyal hak taleplerinin görmezden gelinmesi bir yana  bakanlık merkezinde 100 çocuğa hizmet veren kreşin kapatıldığına dikkat çeken Eryetli, kreşin tekrar açılması için gerekli ödeneğin verilmesini istedi. Ayrıca servis sorunu olduğunu dile getiren Eryetli, Devlet Opera Ve Balesi Genel Müdürlüğü'nün tasarruf tedbirleri gerekçesiyle gündüz servis hizmetinin yanında gece temsil sonrası servislerini kaldırdığını söyledi. Ana hatlar üzerine servis konulduğunu söyleyen opera yöneticilerinin ise durumu çarpıttığını belirten Eryetli, “Ana hat denilerek E5 in ortasında bırakılan sanat emekçilerinden servisten indirildikleri yerden araçlarına ya da evlerine kadar 40-50 TL tutacak taksi ücretlerini ödemeleri beklenemez. Şu an sanat kurumlarında idari sözleşmeli olarak görev yapan birin birindeki uzman memurların bordrolarına bakılacak olursa maaşlarının 2 bin 600 ile 3 bin TL arasında olduğu görülecektir.  İhtiyacımıza karşılık olan servis hizmeti için gerekli ödeneğin aktarılmasını istiyoruz” dedi.

300 KİŞİLİK YERDE BİLE YEMEKHANE YOK

Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği ve Toplu İş Sözleşmeleri uyarınca çalışanlara yemek hizmeti verilmesi gerektiğini vurgulayan Eryetli, buna rağmen yine bütçe gerekçe gösterilerek 300 kişinin bile çalıştığı yerlerde yemekhanelerin bulunmadığını açıkladı. Eryetli, özellikle sanat ve kültür kurumlarının taşra teşkilatlarında çalışan emekçilerin bu haklarından yararlanabilmeleri için yemek hizmeti sunulmasını istedi.

Mezun sanatçı pozisyonunda güvencesiz çalışan bazı üyelerinin yeri geldiğinde bir sezonda 8 oyunda göreb alabildiğine dikkat çeken Eryetli, “Ya da sahne altında imalathanelerde çalışan teknik personel oyun çıkmadan önce sabahın beşine kadar çalışıp aradan üç saat geçtikten sonra tekrar iş başı yapmaktadırlar. Hastalık ölüm durumlarında kullandıkları izinlerin bile maaşlarından düştüğü, kadroluların sevindiği birleştirilen bayram tatillerine maaş alamayacakları için üzülen güvencesiz çalışan arkadaşlar yıllardır çektikleri bu sıkıntılarına çözüm bekliyoruz” dedi.

TURNEYE "HARCIRAHSIZ GİDİN" DENİLİYOR

Devlet Opera ve Balesi Müdürlüklerinde personel kısıtlaması nedeniyle teknik personelin 18 saate varan çalışmalar yaptığını anlatan Eryetli, iş sağlığı ve insan haklarına aykırı bir şekilde yapılan çalışmaların durdurulması ve yeterli personelin alınması için yeterli bütçe sağlanması gerektiğini söyledi. Senfoni Orkestralarının sadece bulundukları şehrin değil, bulundukları bölgelerin orkestraları olarak hizmet verdiğini ifade eden Eryetli, “yalnızca 6 kentte var olup diğer kentlere de hizmet götüren senfoni orkestralarının en büyük sorunlarından biri harcırah ödemeleridir. Son yıllarda yapılması düşünülen hemen her yurtiçi turne başvurusu bile 'sponsor bulun ödesin' veya 'harcırahsız gidin' gibi yanıtlarla karşılaşıyor. Hizmet üretmek için ihtiyaç olan ödeneğin verilmediği senfonilerde sanki çalışanların sorumluluğuymuş da yapmıyormuş gibi davranılıkyor işe yaramaz çalışmaz görüntüsü yaratılarak acımasız söylemlere maruz kalıyorlar. Oysa durum tamamen ödenek yetersizliğinden kaynaklanıyor” diye konuştu.

"MİLLİ KÜTÜPHANE ÖZERK OLMALI"

Kültür ve Turizm Bakanlığının 2017 yılı istatistik verilerine göre çocuk kütüphaneleri de dâhil olmak üzere Türkiye'de 1146 halk kütüphanesi bulunduğunu kaydeden Eryetli, bu yıldan sonraki verilerin ise yayınlanmadığını açıkladı. Ancak bu kütüphanelerin içinde tek personelle hizmet veren, geçici kapalı durumda olan birçok kütüphane bulundupuna dikkat çeken Eryetli, “Milli Kütüphanenin dünyadaki ulusal kütüphaneler düzeyinde olabilmesi için ivedilikle özerk bir yapıya kavuşturulması ve fiziki koşullarının düzeltilmesi ve bunun için ayrıca bir bütçe oluşturulması gerekmektedir” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

İşçiler Ataşehir Belediyesi önünde eylem yaptı: Atılan işçiler geri alınsın

SONRAKİ HABER

Kısa film iyi gider

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa