12 Kasım 2019 20:53

Şahmeran’a camın üstünden bakmak

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. N. Gamze Toksoy ile Şahmeran'ın Dünyası sergisini konuştuk.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Can Deniz ERALDEMİR
İstanbul

"Yüzyıllardır ne anlatır köy kahvelerinin kerpiç duvarlarından, cümle taşra illerinin kıraathanelerine uzanan görkemli ve gezgin sureti? Kırlent yüzlerinden, karyola eteklerine dek nakışlanan Şahmeran ne anlatır bu insanlara?" (s.23)

Şahmeran'ın Dünyası, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. N. Gamze Toksoy'un açtığı bir camaltı sergisi. Sergi kapılarını bu ayın 9’unda Kadıköy’de bulunan Cadde Bostan Kültür Merkezi’nde açtı. 15’ine kadar da konuk kabul ediyor. Sergiyi ve Şahmeran'ı Gamze Toksoy ile konuştuk.

"Hikâyesini bilmediğin, dahası kavramadığın, dahası anlamadığın bir şeyi çizmek zordur İlyas,” dedi.

"İnsan bilmediği şeye el uzatmamalı.."

"El uzatıyorsa bilmeyi de göze almalı,"

"Bilmeyi göze almak zordur İlyas" (s.20)

Şahmeran imgesini kendi çocukluğunda tanımadığını vurgulayan Gamze Toksoy, "Ama bizim yaşadığımız coğrafyada bir çok insan daha çocukluğunda Şahmeran öyküsünü dinliyor" diye söze başladı.

Şahmeran imgesinin çok güçlü bir niteliği olduğunu vurgulayan Toksoy, "Bu imgeyi üniversite yıllarında kente geldiğimde arkadaşlarımın evlerinde ve restoranlarda gördüm ve dikkatimi çekti. Hikayesini de kulaktan dolma öğrendim" diye Şahmeranla kurduğu ilk ilişkiyi aktardı.

"Şahmeran'a kendimi en yakın hissettiğim zaman bir kadın arkadaşımın evinde, Nilgün'ün evinde görüp onun boyadığını öğrendiğimde oldu" diye süreci aktaran Toksoy, daha sonra Şahmeran'ın hikayesini Murathan Mungan'ın Cenk Hikayeleri kitabından okuduğunda çok etkilendiğini belirtti.

"İnsan kendi eliyle işlediği şeyden korkar mı?" dedi babam. "Kendi eliyle işlediği güzellik insanı korkutur mu hiç" (s.17)

MODELLERİ VE ANLAMLARI ZORLAYAN BİR İMGE

Şahmeran hikayesinin birden fazla acıyla okuma şansı sunduğunu aktaran Toksoy bize Şahmeran'ı şöyle aktardı: "Bizim coğrafyaya, özellikle de Kürt kültürüne etkisi bilinen bir etki. Bir taraftan da şifacı kadın olması, doğanın sırlarını biliyor olması, bir bölümünün yılan olması insan merkezli algımızı epeyce zorlayan bir imge bence. Kadın bedenini görselleştirme modellerini oldukça zorlayan ya da bizim varlıklara yüklediğimiz anlamı oldukça zorlayan bir imge.."

"Bunların hangisi Şahmeran?"

Duraksamadan yanıtladım:

"Hepsi.”

Başını iki yana salladı.

Şaşırmıştım. Ne diyeceğimi bilemiyordum.

"Hayır," dedi. "Bunların hiçbiri Şahmeran değil."

"Peki, nerde Şahmeran?" diye sormaktan kendimi alamadım. (s.17)

Bir süredir çalışmalarının yoğunlaştığına işaret eden Toksoy, farklı coğrafyadaki farklı insanın renklerini içeren Şahmeran çizimlerimi şöyle açıklıyor: "En geleneksel kısımları tekrarlayarak çalışıyorum. Kendimden parçalar atıyorum ama tekrarlamayı çok önemsiyorum. Şahmeran'ı sadece alıştığımız ten renginde, figürde değil de benim çizimlerimde siyahisi var, Asyalısı var, Mısırlısı var, Kuzeylisi var. İmgeler üzerine düşünmek, kendi merkezinden çıkmak öteki kültürün varlığını, öteki kültürün gerçekliğini biraz kendi kültürel kimliğinin kalıpları kırıldığında fark edebiliyoruz. Bu hem başka kültürlerle ilgili, hem de başka varlıklarla ilgili bir şey. Metafizik bir şey değil anlatmaya çalıştığım. Kendi mekanikleşmiş hayatımızdan çıkıp belki o yaşadığımız şeyler için bir yas alanı yaratıp yeniden üzerine düşünmek, yeniden tahallül etmek. Doğayı tahakküm altına alan eril şiddetle yahut insan merkezli bakışla yüzleşmek.”

Çizimlerinin o hikayede yer alan geleneksel imgelerden oluştuğuna dikkat çeken Toksoy, "Diğer çizdiğim varlıklar da Şahmeran'ın öyküsüyle ilişkili. Ejderhalar var, tavuskuşları var, kertenkeleler var. O öykünün içinde o doğa parçasının içinde Şahmeran" dedi.

Camaltı sanatının perspektif dışı bir teknik olduğunu belirten Gamze Toksoy, "O yüzden de pagan bir etki bırakıyor. Bu sebeple etkisi de farklı. Yüzey ve derinlik etkisini camın altında yaptığımız müdahalelerle oluşturuyoruz. O yüzden de gözü yanıltıp manipüle eden bir etkisi yok" diye belirtti.

NOT: Sayfa numaraları ie belirtilen alıntılar Murathan Mungan'ın Metis Yayınları’ndan çıkan ‘Cenk Hikâyeleri' kitabından alınmıştır. 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

İstanbul Büyükşehir Belediyesi kadın sığınmaevi açacak

SONRAKİ HABER

Çiğli’de kadınlara özel eğitim çalışması

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa