12 Kasım 2019 17:23

Gazeteci Kibriye Evren 13 ay sonra tahliye edildi

Gazeteci Kibriye Evren, 20 yıl hapis istemiyle yargılandığı davanın duruşmasında, 13 aylık tutukluluğun ardından adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Diyarbakır'da geçtiğimiz yıl  9 Ekim'de başlatılan operasyon kapsamında 142 kişiyle birlikte gözaltına alınan gazeteci Kibriye Evren, tutuklanmasının üzerinden 13 ay geçtikten sonra 20 yıl hapisle yargılandığı davadan tahliye edildi. Tahliye kararının ardından Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nden çıktı.

2 POLİS DURUŞMAYI İZLEDİ

Diyarbakır 5'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 8'inci duruşmasını, Evren'in annesi, babası, yakın akrabaları, meslektaşları ile Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu Sözcüsü Ayşe Güney ve Özgür Gazetecileri İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan takip etti. Duruşma nedeniyle Diyarbakır Adliye binası önünde yoğun güvenlik önlemi alındı. 2 polisin salonda izlediği duruşmada iddia makamı, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını belirterek, Evren'in tutukluluğunun devamına karar verilmesini talep etti. 

"ELEŞTİRİ AMAÇLI GAZETECİLİKTİR"

"Terör örgütü üyesi olmak" ve "Terör örgütü propagandası yapmak" iddiasıyla yargılandığı duruşmada hazır bulunan Evren, gazeteci olduğunu, yaptığı faaliyetlerin gazetecilik kapsamında olduğunu, sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımların eleştiri amaçlı gazetecilik faaliyeti olduğunu vurguladı.

"GİZLİ TANIĞIN BEYANLARI SOMUT DEĞİL"

Evren'in avukatı Resul Tamur, Evren aleyhine ifade veren gizli tanığın beyanlarının somut olmadığını, söz konusu gizli tanığın ifadelerine itibar edilmediği için benzer dosyalardan yargılanan gazetecilerin beraat ettiğini belirtti. Müvekkilinin yaptığı paylaşımların eleştiriyi aşmayan gazetecilik faaliyeti olduğunu kaydeden Tamur, müvekkilinin tahliyesini istedi. 

Evren'in avukatı Pirozhan Karali de gizli tanığın müvekkilinin “örgüt üyesi” olduğuna dair somut veri ortaya koyamadığını dile getirerek, müvekkilinin daha fazla mağdur edilmemesi için tahliye tahliyesine karar verilmesini talep etti.

TAHLİYE KARARI VERİLDİ

Verdiği aranın ardından tutukluluk süresini göz önünde bulunduran mahkeme heyeti, yurt dışı yasağı ve adli kontrol tedbiriyle Evren’in tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.

TAHLİYE EDİLDİ

Tutuklu bulunduğu Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde akşam saatlerinde tahliye edilen Evren'i Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, ailesi, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu üyeleri ve gazeteci arkadaşları cezaevi önünde karşıladı.

Cezaevi önünde kısa bir açıklama yapan Evren, İzmir'de bugün yapılan operasyonda gözaltına alınan muhabirimiz Ruken Demir ve Jinnews muhabiri Melike Aydın'ın gözaltına alındığına işaret ederek, "Tekrardan meslektaşlarımla dostlarımla, ailemle buluştuğum için çok mutluyum. Ben çıkarken yeniden 2 kadın gazeteci arkadaşımızın gözaltında olduğunu haberini aldım. Bu Türkiye basını açısından, Türk hukuku açısından gerçekten bir utanç kaynağıdır. Bizle muhalif gazetecileriz. Muhalif gazetecilerin görevi, var olanı eleştirme, var olanı düzeltmek ve var olanı topluma aktarabilmektir. Mevcut iktidarın yanlışlarını topluma gösterebilmektir. İktidarın kendi üzerinden kendi yanlışlarını düzeltmektir. 2 kadın arkadaşın gözaltında olmasına çok üzüldüm. Umuyorum ki kadın arkadaşlar en yakın zamanda çıkacaklar" diye konuştu.

CEZAEVİ KOŞULLARINI ANLATTI

Yüksek güvenlikli bir cezaevinden çıktığına ve cezaevlerinin kötü koşullarına dikkat çeken Evren şöyle konuştu: "Yüksek güvenlikli bir cezaevinde çıkıyorum. Tam 13 aydır cezaevindeyim. Gerçekten cezaevinin koşulları çok zor. Çekilmez, insan onurunu zedeleyen ve insanın gururunu inciten koşullar var. Şimdi ben buradayım. Çok mutluyum ama aklım içeride. 22 yıldır tutsak olan Semire Dilekçi bundan 3 ay önce ameliyat geçirdi ve durumu kötü bağırsakları dışarıda ameliyat bekliyor. Kesinlikle bunun için bir kamuoyunun oluşturulması lazım. 22 yıldır tutsak hiçbir ihtiyacı giderilmiyor. Dolayısıyla acilen bu konuya müdahale edilmesi gerek. Ben cezaevindeyken birçok hasta tutsak bana mektup gönderiyordu ve acilen kendi durumlarını belirtiyorlar. Hasta tutsaklar özellikle çok önemli. Yine mesele Semra arkadaşımız var 3 çocuğu var. Bir çocuğu 6 yaşında hem anne hem baba tutuklu ve çocuklarına bakacak kimse yok. Annenin durumu çok kötüdür. Sayamayacağım birçok arkadaşım var bu halde. Ben buradayım ama gerçekten yüreğim kalbim beynim şuan orada. Dolasıyla cezaevleri Türkiye’nin kanayan yarasıdır. Biz toplum olarak gazeteciler olarak bir an evvel bu yarayı kapatmamız lazım. Yüksek güvenlikli cezaevlerinden aldığım mektuplar hem beni yaraladı hem toplumu yaralayan mektuplardır.  Tekrar kendi arkadaşlarımın yanında olmak çok mutluluk verici ama yine söylüyorum kalbim beynim şuanda Semire’nin, Semra’nın yanında buradan hepsini bıraktığım için özür diliyorum." 

Yapılan kısa açıklama ardından Evren karşılamaya gelen arkadaşlarıyla hatıra fotoğrafı çekti. (MA)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Eski İngiliz istihbarat subayı Le Mesurier'in ölümüne dair soruşturmada detaylar

SONRAKİ HABER

Geriye kalan tek seçenek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa