12 Kasım 2019 04:13

Asgari ücretli işçi: Çocuğumun karşısında kendimi ezik hissediyorum

Asgari ücretle geçinmeye çalışan işçiler yaşadıkları zorlukları anlattı.

Fotoğraf: Fırat Turgut/EVRENSEL

Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Üniversite, hastane ve AVM olmak üzere farklı iş kollarında asgari ücret ile çalışan işçiler, kriz koşullarında yaşadıkları zorlukları Evrensel'e anlattı. Bir işçi, kızının ikinci çocuk istemesine ekonomik nedenlerle karşı çıktığını söylerken başka bir işçi, çocuğunun kendi kazandığı parayla dershaneye gittiğini belirterek, “Çocuklarımın karşısında kendimi ezik hissediyorum, boynum bükük” diyor.

"ŞİMDİ YİYECEKLERİMİZDEN KESTİK İKİ YILA ÇIPLAK GEZERİZ"

Ankara’da bir üniversitede çalışan işçi, “Cumhurbaşkanının dediğine göre kriz yok, halka sorarsan var. Bu asgari ücretle maşallah her ihtiyacımızı karşılıyoruz, sosyal faaliyetlerimizi de hiç eksik etmiyoruz” diyor gülerek.

Daha önce pazar alışverişine 100 TL ile gidip her istediğini aldığını söyleyen işçi, “Şimdi 100 lira ile nereye gidebilirsin, zaten meyvelerin kilosu 5-10 liradan aşağı değil. Bir poşeti dolduramadan geri geliyorum. Birini alırsam birini alamıyorum. Sadece pazar da değil mesele. Her türlü alışveriş, yol parası... Yetmiyor. Ben burada 2 bin 300 lira ile çalışıyorum 300’ü yola gidiyor, 2 binle de hadi geçin. Ev de kira. Maaşı çekiyorum buradan eve gidene kadar bitiyor. Asgari ücreti belirleyenler 4 kişilik ailenin geçimi diye hesaplıyor ama bu ücret geçimimizi asla sağlamıyor. Asgari ücreti belirleyenler, bu ücretle bir ay kendileri geçinmeye çalışsınlar ve 4 kişinin ihtiyacını karşılasınlar, ben de fazlasını istemeyeceğim. Şimdi yiyeceklerimizden kestik, böyle giderse bir iki yıla kıyafet de alamayıp çıplak gezeriz” dedi.

"KIZIM İKİNCİ ÇOCUĞU İSTİYOR BEN KARŞI ÇIKIYORUM"

Faturalara her gün zam geldiğini ve henüz doğal gazı yakmadıklarını belirten işçi, iki çocuğu olduğunu belirterek şunları söylüyor: “Eşim emekli, tekrar çalışmak için iş bakıyor ama bulmadı. Ne yapacağız bilmiyorum. Biz yine 4 kişiyiz, ya daha fazla çocuğu olan ne yapsın? Kızım evlendi, bir çocuğu oldu. İkincisini istiyor ama ben karşı çıkıyorum. Hatta doktora gittiğinde ben istiyorum da annem çocuk istemiyor demiş. Kolay mı bu devirde çocuk yetiştirmek, ihtiyaçlarını karşılamak. Doğmadan masrafları başlıyor, artarak devam ediyor. Nasıl bakacaklar, birine anca bakıyorlar. Şimdi bir de oğlum evlenecek kara kara düşünüyorum” dedi.

"KIZIM KENDİ KAZANDIĞI PARAYLA DERSANEYE GİDİYOR"

Hastanede çalışan başka bir işçi ise üç çocuk sahibi: “Aldığım asgari ücretin 700 TL’si banka borçlarıma kesiliyor. Kiramı veremiyorum, eşim de iş bulamadığı için çalışamıyor. Kızım ise kendi çalışıp kazandığı parayla dershaneye gidiyor ve bunun altında kendimi ezik hissediyorum. Kış geldi, havalar soğuyor ve biz gaz alamıyoruz, et alamıyoruz, süt alamıyoruz. Bu asgari ücretlinin hali ne olacak? İşte ortadayız, durumumuz bu. Çocuklarımın karşısında boynum bükük. Bizlere de yazık çocuklarımızın karşısında eziliyoruz. Asgari ücret 4 bin lira olsa anca ihtiyaçlarımı karşılayabilirim. Çok zor, Türkiye’de yaşamak, hayatta kalmak çok zor.”

"NEREDEYSE NEFES ALMAK İÇİN BİLE İZİN İSTEYECEĞİZ"

Yüksek cirolar yapan bir parakende şirketinde çalıştığını söyleyen genç bir AVM işçisi ise çalışma koşullarının zorluğundan ve yoğunluğundan bahsediyor: “İşçiler oldukça mutsuz. Fiziki yorgunluğun üzerine bir de psikolojik yorgunluğun yaşadığı bir sektör. Kriz zamanı yükselen fiyatlarla elde edilen kâr kesinlikle işçiye yansıtılmıyor. Asgari ücret her yıl artıyor ama bu bizim paramızı kesmelerine engel olmuyor maalesef. Türkiye standartlarında aldığım bu maaş geçim sıkıntısına sebep oluyor ki zaten yetmiyor ama işsizlik o kadar fazla oranda ki iş bulamama korkusuyla çalışıyorum. Mobbing oldukça fazla. ‘Seri ol’, ‘Hızlı ol’, ‘Gülümse’ diyorlar fakat gitgide insan olduğumuzu unutup bizi robotlaştırıyorlar. Bir gün, nefes almak için bile izin isteyeceğiz neredeyse.”

Bu yoğun çalışma koşullarıyla emeklerinin karşılığını alamadıklarını ifade eden genç işçi, “Ses çıkarman yasak, hakkını savunmak yasak, her şey yasak. Burada çalışmaktan hiç mutlu değilim olmayacağım da. Eğer kazandığım parayla eğitimime devam etmek ya da birkaç sosyal aktiviteye katılmak istesem o zaman da herhalde sokaklarda yaşamam gerekecek” diye konuştu.

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

CHP Milletvekili Tanal: İnternet gazeteciliği Basın Kanunu kapsamına alınsın

SONRAKİ HABER

Agit Özdemir: Ilısu barajı enerji sorununu çözmeyecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa