08 Kasım 2019 15:38

JES'lerle ilgili halk toplantısına dair başlatılan soruşturmaya takipsizlik

Aydın Dereköy Mahallesi'nde jeotermale karşı yapılan bilgilendirme toplantısına katılanlara açılan soruşturma takipsizlikle sonuçlandı.

Fotoğraf: Özer Akdemir/EVRENSEL

Paylaş

Özer AKDEMİR

Aydın Karacasu Dereköy Mahallesi'nde jeotermale karşı bilgilendirme toplantısına katılan Aydın Tabip Odası Başkanı, AYÇEP ve TEMA yöneticileri hakkında başlatılan soruşturmada takipsizlik kararı verildi. Takipsizlik kararı 12 Kasım'da Karacasu savcılığına giderek ifade verecek olan AYÇEP Yönetim kurulu üyesi Avukat Hicran Danışman'a telefonla bildirildi. Takipsizlik kararı verilmeseydi 12 Kasım günü kurum temsilcileri ve yaşam savunucuları Karacasu'ya giderek kaymakam hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyorlardı.

"SORUŞTURMA ANAYASAYA AYKIRIYDI"

Karacasu Dereköy'de 22 Nisan 2019 tarihinde bir kahvede gerçekleştirilen JES'lere karşı bilgilendirme toplantısı sonrası Karacasu Kaymakam'ı toplantıyı gerçekleştiren kurum temsilcileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Soruşturmanın 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefetten açıldığını belirten Av. Hicran danışman, "Ancak soruşturmanın bizzat kendisi bu yasa ile ve Anayasa ile korunan hakkın ihlali niteliğindeydi. Nitekim gerek Anayasa Mahkemesi gerekse AİHM, barışçıl toplantıların kanuna aykırı olmadığını çok sayıda kararında defaten açıkladılar. Kaldı ki bu toplantı açık alanda dahi yapılmayıp köy kahvesinde yapılmıştı" dedi.

"KAYMAKAM HEM GÖREVİNİ İHMAL ETTİ HEM BİZİ HEDEF GÖSTERDİ"

Köylülerin, köyünde JES kurulacağı duyumunu alınca kendilerinden bilgilendirme talep ettiğini aktaran Danışman, şunları söyledi: Avukatlık Yasası'na göre 'insan haklarını savunmak ve korumak' baroların ve avukatların görevidir. JES'lerle Aydın'da yaşam hakkından tutun da sağlıklı bir çevrede yaşam hakkına, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına, hayvan haklarına, çalışma hakkına kadar sıralamakla bitmeyecek haklar ihlal ediliyor. Yani biz yasanın ve Anayasa'nın bize verdiği görevi ve toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirdiğimizden bahisle soruşturma geçirdik. Diğer taraftan ihbarda bulunan Kaymakam ise bu görevlerini yerine getirmeyerek görevini ihmal ettiği gibi bizleri hedef haline getirdi.

"SORUŞTURMANIN VARLIĞI DAHİ TRAJİKTİ"

Bu tür soruşturmaların ülkemizde korkutma, yıldırma amaçlı açıldığını ifade eden Danışman, "Nitekim hukuki yönden neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Takipsizlik kararı sevindirici elbet ancak böylesi bir soruşturmanın varlığı dahi trajik. Bir hukukçu, bir savcı, böylesi bir ihbarı ciddi bulmamalıydı, 7 ay boyunca sürdürmemeliydi" diye konuştu.

"NE OLDU DA İFADEYE 7 GÜN KALA KARAR AÇIKLANDI?"

Geçen hafta savcılıktan aranıldığını ve 7 gün içinde ifade vermesi için davet kağıdı tebliğ edildiğini belirten Danışman, "Arayıp salı günü geleceğimiz söyleyince 'Tamam, bekliyoruz' dediler. Ertesi gün ise arayıp 'Gelmeyin, takipsizlik kararı verildi' dediler. 7 ay boyunca devam eden soruşturma, ben ifade vermeye gideceğim esnada karara çıkarıldı. Ne oldu da böyle oldu bilemiyorum tabii ki ancak polise ve talimat savcısına ifade vermek istemedim. Soruşturma savcısının dosyasını nasıl savunacağını merak ettim. Nitekim dosyanın hukuken savunulacak bir yanı olmadığı gibi o her fırsatta sarıldıkları 'kamu yararı'na da uygun bir toplantıydı bizimki. Umarım bir gün ülkemizde gerçekten demokratik hukuk devletinin ilkeleri uygulanır ve onları uygulayabilecek savcılarımıza da daha sık rastlarız" dedi.

"SÖYLEYECEK SÖZLERİMİZ VARDI"

Hakkında soruşturma açılanlardan AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili'de kendilerinin Anayasal haklarını kullandığını ve köylülerin talebi ile köyde bilgilendirme yaptıklarını belirterek, "Bu ve yaptığımız birkaç toplantı sonrası İlçe Belediye Başkanı da JES'lere karşı çıkmaya başladı. Hatta Kaymakam geçenlerde JES'le ilgili köylülerin serzenişi üzerine 'O iş bitti artık, öyle birşey yok' demiş" ifadelerini kullandı. Takipsizlik kararının güzel bir sonuç olduğunu belirten Vergili, "Eğer dava açılsaydı bizim de söyleyecek sözlerimiz vardı. Yaşamı, doğayı, suyu savunmaya karşı kaymakamın kendisine vazife çıkararak bizi şikayet etmesine karşı yüzlerce yaşam savunucusu 12 Kasım'da Karacasu'da olacaktık" dedi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Erdoğan'ın ABD ziyareti: FETÖ ile mücadele ve Halkbank konusunu da görüşeceğiz

SONRAKİ HABER

Urfa Büyükşehir Belediyesi Meclisi toplantısında kayyum tepkisi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa